<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660</id><updated>2011-10-11T12:55:12.716+02:00</updated><title type='text'>Ayçiçek Tarlası</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>52</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-8776877387008021391</id><published>2008-03-17T10:45:00.004+02:00</published><updated>2008-03-27T09:11:13.899+02:00</updated><title type='text'>Ne gündü ama II</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R-oPBgouQyI/AAAAAAAAANA/NF_HZtXEXNA/s1600-h/%C3%A7ocuk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R-oPBgouQyI/AAAAAAAAANA/NF_HZtXEXNA/s400/%C3%A7ocuk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181970839858201378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraaa, birden uyanmışım ve bunun bir rüya olduğunu görmüşüm, dermişiim :)) Şaka, şaka :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O iki parlak gözü ve o krış krış sesi duyunca, bir de hayvan zaten hiç hareket de etmiyordu, geri geri giderek odanın kapısını kapatmıştım hemen. Sonra birden jetonum düşmüştü. Tekrar odaya girip, yatağın hemen yanında duran balkon kapısını açıp, kendimi tekrar odanın dışına atmıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kedi olsa, çoktan hareket eder, birşeyler yapardı, diyordum kendi kendime. Tavşana da benzemiyordu. Bir türlü anlam verememiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada çocuklar da kalkmıştı. Birşey söylememiştim tabii. Eşim de 1-2 saate kadar gelmişti (uykulu bir şekilde :)). Önce kahvaltı etmiştik !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çıkıp, yukarda ne tür bir yaratık var bakalım demiştik. Elimizde süpürgelerle girmiştik odaya. Çocuklar da peşimizdeydi. Odaya girdiğimizde, hiç ses yoktu.&lt;br /&gt;Herhalde balkon kapısından çıkmıştır dedik. Fakat eşim yine de temkinli davranmak istemişti. İkimiz de önce odayı baştan aşağı arayıp taramıştık. En son da süpürge saplarıyla yatakların altına bakmıştık. Yaratığın altında olduğu yatağa eğilip baktığımızda birşey görememiştik. Fakat süpürgelerle yatağın altını kontrol ettiğimizde, birşeyler takılıyordu hep. Evde fener de yoktu (ama artık var :))).&lt;br /&gt;Son olarak yatağı çekip, öyle bakmaya karar vermiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatağı çektiğimizde bir de ne görelim, 2 gri, 1 sarı toplam 3 tane yeni doğumuş kedi yavruları :) Meğer benim gördüğüm (gözümde lens yoktu, flu idi ya!), zar zor yürüyen, doğurdu doğuracak bir kedi imiş. O haldeki hayvancağız tabii hoplaya zıplaya cıkamadı merdivenleri. Bir de yatağın altından gelen sesler, ve kedinin hareket etmemesinin de tek nedeni, o an yavrularını doğuruyor olmasıymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen büyük bir oyuncak kutusu alıp, yavruları içine koymuştuk. Ben bahçeye indirecektim, fakat eşim annelerinin balkondan çıktığını, mutlaka da geri döneceğini söylemişti. Biz de kutuyu balkona koyduk. Sonra eşim biraz uyumaya çıkmıştı. Ben de çocuklarla bahçeye inmiştim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçede otururken, etrafta bir kedinin dolandığını görmüştüm. Karnının altından meme uçları sarkıyordu. Yeni doğum yapmış olduğu belliydi. Bizim evde doğuran kedi olduğunu anlamıştım. Fakat hayvan yukarıya çıkacağına, terasın kenarında taşa uzanıp  beklemeye koyulmuştu. Ben kediye, kedi bana bakar durumundaydık. Herhalde kedi üst balkona çıkamıyor diye fikir yürütmüştüm. Halbuki eşim sıkı sıkı tembihlemişti beni, yavrulara sakın dokunma diye. O gelir bulur yavrularını diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dinlemeyip ve bir koşu yukarı çıkıp, balkondaki kutuyu almıştım ve terasa koymuştum. Kedinin az ilersinde duruyordu. Fakat kedi, şöyle bir baktıktan sonra kafasını öteki tarafa çevirip, hiç ilgilenmemişti. Ben ve çocuklar heyecanla bekliyorduk ne olacak diye. Hiçbirşey olmamıştı. Kedi kalkıp bahçenin sonunda duran ağacın altına gitmişti bu sefer. Ben de biraz bekledikten sonra, kutuyu bu sefer o tarafa taşımıştım. Kedi yine oralı olmamıştı. Ben elimde kutuyla kedinin peşinde, oğlanlar da benim peşimde, oradan oraya gezinip durmuştuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçede biraz daha dolandıktan sonra, hop diye terasın çatısına tırmanmıştı. Oradan da balkona doğru atlamıştı. Ben, oralara çıkamaz, yavrularını bulamaz derken, kedi birden balkona çıkmıştı. Aklımdan ilk geçen tabii, keşke eşimi dinlemiş olsaydım olmuştu :) Çünkü anne kedi gerçekten de yavruları için dönmüştü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdeği yukarı yollamıştım, camın arkasından baksın kedi ne yapıyor diye. Çekirdek çıktıktan iki saniye sonra ağlayarak yanıma gelmişti. "Kedi bana kkkıhhh yaptı" diye ağlamıştı. Kedinin ne yaptığını anlamaya çalışmak için yukarı çıkmıştım. Perdeyi çektiğimde, yerde uzanıp bekler pozisiyonda olan kedi, yılan gibi tıslayarak dişlerini göstermişti. Gerçekten de korkunç bir görüntüydü. Demek ki hayvan yavrularını hala içerde sanıp, kapının açılmasını bekliyordu. Aşağıda bahçede duran yavrularını kendi yavruları olarak kabul etmemişti. Nerede bıraktıysa, orada bekliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer aşağıdaki kutuyu yukarıya taşımıştım. Fakat perdeyi araladıkça tıslayan kediye yavrularını nasıl vereceğimi bilememiştim. Sonra ise bir cesaretle kapıyı aralayıp, kutuyu hemen dışarıya koymuştum.&lt;br /&gt;Kedi saniye geçmeden bir yavruyu boynundan kapıp götürmüştü. Biz de hayvanın peşinden inmiştik tekrar bahçeye. Fakat onu görememiştik. Dakikalar sonra tekrar gelmişti ve başka bir yavru götürmüştü. Yaklaşık 15-20 dk. sonra hepsi gitmişti. Herhalde doğurduktan sonra bir yavruyu götürürken, biz odaya girmiştik. O yüzeden yoktu ortalarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavruların annelerine kavuşması içimi bayağı rahatlatmıştı. Yoksa çok üzülürdüm onları almasaydı. Biz de zaten gidecektik. Fakat ayağına kadar taşımama rağmen niçin ısrarla tanımaması ve odanın önünde beklemesi de ilginçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta hepimiz mutlu olmuştuk. Bu arada bütün bu olaylar olduğunda, yani ben çocuklarla yavruları oradan oraya taşıdığımda eşim hala uyuyordu :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-8776877387008021391?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/8776877387008021391/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=8776877387008021391' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8776877387008021391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8776877387008021391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2008/03/ne-gnd-ama-ii.html' title='Ne gündü ama II'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R-oPBgouQyI/AAAAAAAAANA/NF_HZtXEXNA/s72-c/%C3%A7ocuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2737555701241075470</id><published>2008-03-10T11:18:00.002+02:00</published><updated>2008-03-10T16:11:12.143+02:00</updated><title type='text'>Ne gündü ama</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R9VBXn6rgMI/AAAAAAAAAM4/gUEBJ4Hk8kQ/s1600-h/sunflower.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R9VBXn6rgMI/AAAAAAAAAM4/gUEBJ4Hk8kQ/s320/sunflower.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176115220840153282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Havanın güzel olması nedeniyle Minik'le sürekli dışardayız. Minik artık hayvanları isimleriyle telaffuz ediyor. Eskiden vav vav, psii psi olanlar artık köpek, kedi oldu :)) Çiftlik hayvanlarını da garibim kitaplardan öğreniyor. Ama onların da isimleri tamam :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kedilere karşı daha bir ilgili. Kendi bücür boyuna bakmadan, köpek gördüğü zaman,  garip sesler çıkartarak hayvancağızları korkutmaya çalışıyor. Fakat bir kedi gördümü, hemen "a a a, bat (bak), tediii (kedi)", diye şirin şirin kediye gülümsüyor. Kendisi aslan burcu olduğundan mıdır nedir, anlayamadım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kedi aşağı, kedi yukarı, yol boyunca kedilerin peşinden dolanırken, aklıma bu yaz yaşadığımız bir anı geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazlıktaydık, fakat bir düğün nedeniyle, İstanbul'a dönecektik. Biliyorsunuz, yazı ailecek birarada geçiriyoruz. 3 katlı evde, en üst katta biz, orta katta kayınbiraderlerim ve çocukları, kayınpederim ve kayınvalidem kalıyor. Alt kat ise ortak kullanım alanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayınbiraderim ve eltim bir gün önce dönmüşlerdi. K.babam ve k.annem ise sabah erkenden yola çıkacaklardı. Eşim İstanbul'daydı. Buradan işe gidip gelmek daha kolayına geliyor. O yüzden belirli günlerde uğruyordu. O sabah da İstanbul'daydı, öğlene doğru gelip bizi alacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, annemlerin sabahın yedisinde hazırlandıklarını duymuştum. Çocuklar uyuyordu. Genelde 9-10 gibi kalkarlardı. Ben de o yüzden yatağımdan hiç kalkmamıştım. Aşağıya inmeyip, yatmaya devam etmiştim. Eşim de zaten saat 11 gibi kahvaltıya gelecekti. Sonra beraber dönecektik. Saat 07.30 gibi kapının kapandığını duymuştum. Annemler gitmişti. &lt;br /&gt;Ben de hemen dalmışım tekrar. Birden uykumdan uyanmıştım. Saate baktığımda, henüz sekiz olduğunu görmüştüm. Sadece yarım saat uyumuşum meğer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En alt kattan, birisi sanki poşetleri karıştırıyormuş gibi, bir hışırtı sesi gelmişti. Kalbim deli gibi atmaya başlamıştı. Meğer beni bu ses uyandırmıştı. Hemen fırlamıştım yataktan. &lt;br /&gt;Miyop olduğum için lens kullanıyorum. Lensler banyodaydı. Önce oğlanların odasına girip, onlara bakmıştım. Mışıl mışıl uyuyorlardı. Tabii o heyecanla banyoya gidip lenslerle uğraşamadım. O yüzden gözlerimi kısarak bizim kattan aşağıya, korka korka bakmıştım. Hışrtı sesi kesilmişti. Evin merdivenleri yarım spiral şeklinde döndüğü için, alt kattan gelenin kim olduğunu bizim kattan göremiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hışırtı kesilmişti ve onun yerini, merdivenlerden yukarıya çıkan ağır adım sesleri almıştı. Çok ağır hareket ediyor, sanki sürünüyordu. Kalbim neredeyse durmak üzereydi. Aklıma ilk gelen düşünce, sabah annemlerin eşyalarla gittiklerini gören birinin eve girmiş olmasıydı. Paniklemeye başlamıştım. Heyecan ve panik duymama rağmen, aslında oldukça soğukkanlıyımdır. Bu yüzden olsa gerek, merakım daha ağır basmıştı. Ve yukarıya gelenin kim ya da ne olduğunu görebilmek için iyice eğilmiştim.  Kocaman, yuvarlak bir kütlenin sürünerek merdivenleri ağır ağır tırmandığını görmüştüm. Gözlerimi kısarak, ne gördüğümü anlamaya çalışırken, yaratık eltimlerin odasına girmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratık diyorum, çünkü gerçekten de ne olduğunu anlayamamıştım. Bir kediye göre fazla büyüktü ve ağır hareket ediyordu. Köpek de değildi. Bir de hangi kocaman tüylü bir hayvan sürünür gibi hareket ederdi ki? &lt;br /&gt;Acaba hala uyuyup da rüya mı görüyorum diye de bir taraftan düşünmüyor değildim. Bu da neydi diye düşünmeye devam ederken, diğer taraftan jet hızıyla bizim odaya girip, telefonumu kapmıştım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen eşimi aramıştım. Uykulu bir sesle cevap vermişti bana. Ben de panik içinde bir çırpıda olanları anlatmıştım. O da net ve kısa bir şekilde "Beni uyandırdın" demişti. "Faredir, kedidir. Odanın kapısını kapat, dışarıya çıkmasın, gelince bakarIZ (burada ikimizi kastediyordu)" demişti. Süper ama, değil mi??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce lenslerimi bir saniyede gözüme takmıştım. Sonra etrafıma bakınıp, sopa gibi birşey aramıştım. Amerikalılar ne güzel yapıyormuş, ya yataklarının baş ucunda ya da kapı arkalarında bir beyzbol sopaları var. Her eve lazım aslında öyle bir sopa. Allahtan bizim kattaki terasta uzun saplı bir süpürge duruyordu. Onu da elime alıp, yavaş yavaş merdivenleri inmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eltimlerin odasının önünde durup, içeriye bakmıştım. Görünürde hiçbirşey yoktu.                         İçeriye doğru biraz daha girdiğimde, yine tuhaf sesler duymaya başlamıştım. Sesin nereden geldiğini anlayabilmek için nefesimi tutmuştum. Ses yeğenimin yatağının altından geliyordu. Ahşap parkeye sanki birşey kazınıyormuş gibi garip bir sesti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine merakım ağır basmıştı. Elimde sopa ile, yatağa fazla yaklaşmadan eğilip bakmıştım. Ben yatağın altına bakarken, aynı anda da karanlıktan iki parlak sarı göz de bana bakıyordu. Gözler dışında hiçbirşey görünmüyordu. fakat o garip ses durmamıştı, devam ediyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Of, çok uzun oldu. Daha da uzayacak. Devamını yarın yazarım :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2737555701241075470?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2737555701241075470/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2737555701241075470' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2737555701241075470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2737555701241075470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2008/03/ne-gnd-ama.html' title='Ne gündü ama'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R9VBXn6rgMI/AAAAAAAAAM4/gUEBJ4Hk8kQ/s72-c/sunflower.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6458203566172416616</id><published>2008-03-05T18:05:00.008+02:00</published><updated>2008-03-06T10:39:09.764+02:00</updated><title type='text'>Gecikmiş bir Londra gezisi :)</title><content type='html'>Söz vermiştim, Londra gezisinden bahsedeceğime. Fakat aradan uzuuuun zaman geçince, kaldı. Kuğu'cğm bana sağolsun hatırlattı :)) Ama herşey sıcağı sıcağına güzel oluyor. Dolayısıyla uzun uzun anlatmak yerine, birkaç resim yükleyeyim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz, Lancaster Gate'de, bu beyaz binada kaldık. Apart hotel tarzında, şık bir yer. Hem Hyde Park'a hem de metroya çok yakındı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gmYyletI/AAAAAAAAAMY/xk1hyyRVmpU/s1600-h/CIMG1851.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gmYyletI/AAAAAAAAAMY/xk1hyyRVmpU/s320/CIMG1851.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174531078222084818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burası, gece dolaşmaya gittiğimiz meşhur ve bayağı kalabalık olan Piccadilly meydanı .&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gpoylevI/AAAAAAAAAMo/Sy-LiMl32nc/s1600-h/CIMG1841.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gpoylevI/AAAAAAAAAMo/Sy-LiMl32nc/s320/CIMG1841.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174531134056659698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brithish Museum'dan sonra en sevdiğim müze Natural History Museum. Keşke büyük Çekirdek de yanımızda olsaydı.. Dinozorlar tam ona göreydi :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gp4ylewI/AAAAAAAAAMw/Il484d3zRgo/s1600-h/CIMG1833.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gp4ylewI/AAAAAAAAAMw/Il484d3zRgo/s320/CIMG1833.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174531138351627010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Londra muhteşem. İstanbul'dan sonra yaşamak istediğim tek şehir. Tabii yazın ortasında gittiğimiz için, gezip tozmak daha bir zevkli oldu. Zaten şehir gezileri mutlaka güzel bir mevsimde yapılmalı. Hem günler de daha uzun oluyor, hem de tiril tiril geziyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87I_4ylelI/AAAAAAAAALY/XSQcAoxzIY4/s1600-h/CIMG1692.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87I_4ylelI/AAAAAAAAALY/XSQcAoxzIY4/s320/CIMG1692.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174294021797149266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87JA4ylemI/AAAAAAAAALg/ywLeETXhm_g/s1600-h/CIMG1704.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87JA4ylemI/AAAAAAAAALg/ywLeETXhm_g/s320/CIMG1704.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174294038977018466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de zaten Hyde Park'ın tadını doya doya çıkardık, piknik bile yaptık :)&lt;br /&gt;Kuğular ne güzel değil mi :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87JCYyleoI/AAAAAAAAALw/r6ri_EuapWQ/s1600-h/CIMG1725.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R87JCYyleoI/AAAAAAAAALw/r6ri_EuapWQ/s320/CIMG1725.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174294064746822274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bendeniz, elinde enerji içeceğiyle. E az koşturmadık oradan oraya :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gmoyleuI/AAAAAAAAAMg/c5sycFz8WEU/s1600-h/CIMG1684.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gmoyleuI/AAAAAAAAAMg/c5sycFz8WEU/s320/CIMG1684.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174531082517052130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu beyaz toplar Londra'daki meşhur "The O2" konser salonunun girişinde duruyor.&lt;br /&gt;Bu da sokak gibi dizayn edilmiş salona giden yol üzerindeki afişlerden bir tanesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gjIylesI/AAAAAAAAAMQ/2ZwCRrCS0ck/s1600-h/prince.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gjIylesI/AAAAAAAAAMQ/2ZwCRrCS0ck/s320/prince.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174531022387509954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konsere girerken ne fotoğraf makinesi, ne kamera, ne de cep telefonu sokabildik. Nasıl becerdilerse, sokan vardı tabii. Fakat biz riske atmadık. Bu yüzden de o muhteşem salonu ve Prince'i çekemedik. Ama internetten indiriliyor konser. Sahne o meşhur "Prince işareti" şeklindeydi. Herzaman yanında dans eden iki kız harikaydı. Bir de ikiz oldukları için, daha bir harika durdu şovları. Biz 20 günlük konserin 1. gününe bilet aldığımız için, Princ'in performansı müthişti. Hatta konser bittikten sonra, geride kalanlar için müzisyensiz bir şov daha yaptı. Sonra da ayrı bir yerde, (disko-bar gibi) sabaha kadar after show partysi sürdü. Gençliğinde sıkı bir Prince hayranı olan eşim de muradına erdi :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü Harrod's mağzası, başlı başına saatlerce gezilecek bir yer. Girişte zaten harita  tarzı minik broşürler alabiliyorsunuz. Böylece hangi katlarda neler var ve kaybolmadan nasıl ulaşılır, öğrenebiliyorsunuz :)&lt;br /&gt;Binanın birsürü girişi var. Neredeyse her girişin önünde, soförlü, son model arabalar duruyordu. Ben, bir ünlünün inmesini beklerken, inenler hep çarşaflı arap kadınlarıydı. 4-5 kadın ve yanlarında mutlaka filipinli bir hizmetli. Kadınlar çarşaflıydı, ama süper lüks bir şekilde, son model gözlükler, marka çantalarla filan.&lt;br /&gt;Ve öyle bir alışveriş yapıyorlardı ki, ağızım açık kaldı :)&lt;br /&gt;Yanlarında kesinlikle eşleri yoktu. Kadın kadına dolaşıyorlardı. Erkekler ise 2-3 kişilik gruplar halinde, son model spor arabalarıyla caddelerde turluyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Mark's and Spencer mağzaları orada buradakilerinden çok farklı, daha güzel. Ayrıca kocaman gıda bölümleri de vardı. Market gibi. Genelde yiyecek alışverişimizi bu Mark's and Spencer Food Hal'lerden yapıyorduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz, Londra'nın çift katlı, kırmızı otobüsleri meşhurdur. Biz de bol bol bu otobüsleri kullandık. Çok zevkliydi :) Bir de caddelerde o kadar çok kırmızı otobüs var ki, şöyle baktığınızda, bir örnek, koca koca kırmızı binalar sanki dolaşmaya çıkmış gibi :)) Bu kadar otobüse rağmen, havada kesinlikle duman, eksoz kokusu yoktu. Eşim hatta özellikle otobüsün eksozunu kokladı (gerçekten). Kesinlikle koku filan yoktu. Biz burada ne eksoz dumanıyla yaşıyormuşuz meğer :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma ilk gelenler bunlar oldu. Dediğim gibi, sıcağı sıcağına yazmak meğer daha iyi olurmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkettim ki, resimler ve onlara uygun yazılar kaymış. O yüzden okuduğunuzda yandaki resimle alakasız olabilir :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6458203566172416616?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6458203566172416616/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6458203566172416616' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6458203566172416616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6458203566172416616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2008/03/sz-vermitim-londra-gezisinden.html' title='Gecikmiş bir Londra gezisi :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8-gmYyletI/AAAAAAAAAMY/xk1hyyRVmpU/s72-c/CIMG1851.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6815716843487218911</id><published>2008-02-29T12:54:00.004+02:00</published><updated>2008-02-29T14:15:17.029+02:00</updated><title type='text'>Yine yazmak ne güzel :)</title><content type='html'>Çoook zaman geçmiş. Ve ne de hızlı. Aylar olmuş, yazmayalı. &lt;br /&gt;Bu geçen süre içersinde internetten bakıp denediğim birkaç pasta,kek ve kurabiye denemelerim oldu. İşte bunlardan birkaçı. Pastayı yeğenim için yaptım. Biliyorsunuz benim dünyam mavinin 3 tonundan oluşuyor :)))&lt;br /&gt;O yüzden pembiş pembiş, kalpli bir pasta yaptım :))&lt;br /&gt;Kurabiyeleri de oğluş okula götürsün diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frb25GJTI/AAAAAAAAAKw/lbUDx9eBQ9o/s1600-h/CIMG2103.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frb25GJTI/AAAAAAAAAKw/lbUDx9eBQ9o/s320/CIMG2103.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172361560882292018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frcm5GJUI/AAAAAAAAAK4/Vq77DI4vL6o/s1600-h/CIMG2012.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frcm5GJUI/AAAAAAAAAK4/Vq77DI4vL6o/s320/CIMG2012.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172361573767193922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frdW5GJVI/AAAAAAAAALA/F4gsS-rY3AI/s1600-h/CIMG2008.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frdW5GJVI/AAAAAAAAALA/F4gsS-rY3AI/s320/CIMG2008.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172361586652095826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frd25GJWI/AAAAAAAAALI/EgAJPMOAW_U/s1600-h/CIMG2117.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frd25GJWI/AAAAAAAAALI/EgAJPMOAW_U/s320/CIMG2117.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172361595242030434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de eşimle bir kilo verme halindeyiz ki sormayın. Eşim 7 kilo verdi. Ben ise neredeyse 4 kilo verdim. Vermek istediğim 1 kilom daha kaldı. Fakat kaç kilo olduğumu sormayın. Her gören zaten azarlıyor, çok zayıfladın diye. Bir de buradan laf işitmeyeyim :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo verme işi tam bir hesap işiymiş. Zaten kontrol eşimde olduğu için, hesap hiç şaşmıyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo vermek isteyip de veremeyen arkadaşlara duyurulur :) Yapmanız gereken tek şey, boyunuzu, kilonuzu ve yaşınızı bir formüle göre hesaplayıp (formül eşte, ezberimde yok şimdi), çıkan sonuca göre günlük almanız gereken kaloriyi bulmak. Ve her gün üşenmeden, bıkmadan yediğiniz her lokmayı yazmanız gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz mesela eşim ve kendim adına bilgisayarda birer dosya açtık. Her yediğimizi not edip, yanlarına kalori değerlerini yazıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela benim boyumda, kilomda ve yaşımda olan biri günde 1600 kalori tüketmeliymiş. Böylece kilomu sabit bir şekilde koruyabilirim. Eğer günlük tüketimim 1600 geçerse, kilo alırım. Kilo vermek istiyorsam, hedef kiloya ulaşana kadar günlük tüketimim 1100'ü geçmemeliymiş.&lt;br /&gt;Şimdi ben 5 kiloluk bir hedef belirledim. 2-3 aydır 1100 kaloriyi geçmiyorum. Ve 4 kilo verdim. Eşim daha çok verdi, çünkü hedefi 12 kilo vermekti. Ve erkeklerde hesap daha farklı oluyor, sonuçta onların alması gereken kalori miktarı bizden fazlaymış. Bu yüzden verirken de benden daha fazla kilo verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönelim bana :) Her gün yediklerimizi yazıyoruz. Bir de kalori listemiz var. Yediklerimizin kalorilerine bakıp hesaplıyoruz. Unutmadan, bir de mutfak tartımız var, ki bu çok önemli. Mesela film izlerken ayçiçek çekirdeği yiyeceğiz. Mutlaka tartıp, öyle yiyoruz. Genelde 20gr yetiyor. Sonra hesaplıyoruz 20gr kaç kalori eder diye. Ya da pasta yemek istiyorum, dilimi tartıyorum, ya da porsiyon hesabından kalorisine bakıyorum. Diyelim ki dilimi 450 kalorili bir pasta yiyeceğim. Eğer o gün 1100 kalorimden fazla tüketmediysem, pastanın tamamını yiyip, akşam yemeğini mesela pilavsız, ekmeksiz yiyiyorum. Ya da yarım dilim pasta yiyip, hem canımın çektiği tatlıyı yemiş oluyorum, hem de 450 kaloriyi 2'ye bölüp, fazla almamış oluyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listemizde genelde bütün yiyecekler mevcut. Zaten yarısını ezberlemiş durumdayız. Ona göre yiyip içiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kilo veriyoruz. Hem de hiçbirşeyden mahrum bırakmıyoruz kendimizi. Pizza da yiyoruz (dilim sayısına göre), çikolata da, pilav, makarna da :) Önemli olan hesaplamak.&lt;br /&gt;Ayrıca bu şekilde daha da sağlıklı beslenmeye başladık. Az kalorili olduğu için meyve tüketimimiz arttı, boşuna kalori harcamamak için de, seçerek zevk doğrultusunda besleniyoruz. Yani yemiş olmak için birşey yemiyoruz. Zaten benim 1 kilom kaldı. Onu da verince, 1100'den tekrar 1600' e çıkaracağım tüketimimi. Böylece hem hedeflediğim kiloda sabit kalacağım, hem de (yaşasın:)) fazladan 500 kalorilik bir tüketimim olacak :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz karışık gibi gelebilir, fakat o kadar basit ki, bunu uygulamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni gören bana kızıyor da, eşimin o koca :P göbeğinin yok olduğunu gören herkes nasıl oldu?? diye soruyor valla. Anlayacağınız bu yaza artık karı koca beraber formda gireceğiz :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar özlemişim yazmayı..&lt;br /&gt;Artık arayı açmayacağım :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6815716843487218911?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6815716843487218911/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6815716843487218911' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6815716843487218911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6815716843487218911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2008/02/yine-yazmak-ne-gzel.html' title='Yine yazmak ne güzel :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/R8frb25GJTI/AAAAAAAAAKw/lbUDx9eBQ9o/s72-c/CIMG2103.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6652836281018425505</id><published>2007-10-05T07:15:00.000+02:00</published><updated>2007-10-05T07:49:58.141+02:00</updated><title type='text'>Bugün Çekirdeğin Doğumgünü :)</title><content type='html'>Bugün canım Çekirdeğimin doğumgünü :)&lt;br /&gt;6 bitti. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum. Daha dün kucağımda uyuyan minik bir bebekti. Şimdi ise kocaman bir çocuk oldu. Gerçi Minik de çok hızlı büyüyor. Biz ona hala bebek diyoruz, ama o da 2 oldu bile :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün bütün gün tepside gördüğünüz kurabiyelerle uğraştım :) &lt;br /&gt;İnanılmaz zevkli ve aslında yorucu bir işti. Yoruculuğu, bunları mutfakta bonus olarak yanımda bulunan 2 yaşındaki bir veletten korumak zorunda kalmamdan kaynaklandı.&lt;br /&gt;Zaten neredeyse yarısının da tadına biz baktık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXIrTH7LbI/AAAAAAAAAKY/1j44Ycp_uQM/s1600-h/kurabiye01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXIrTH7LbI/AAAAAAAAAKY/1j44Ycp_uQM/s320/kurabiye01.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117717197769878962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXMljH7LcI/AAAAAAAAAKg/EflAb7XC-hc/s1600-h/kurbiye1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXMljH7LcI/AAAAAAAAAKg/EflAb7XC-hc/s320/kurbiye1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117721497032142274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kurabiyeleri tek tek paketleyip, Çekirdeğe verdim bu sabah. Sınıfındaki arkadaşlarına birer tane versin diye. Zaten dün bunları görünce çok sevindi :)&lt;br /&gt;Fakat asıl pastalı kutlamamızı yarın yapacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXNBDH7LdI/AAAAAAAAAKo/QlTzFKnoEWE/s1600-h/kurabiye2.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXNBDH7LdI/AAAAAAAAAKo/QlTzFKnoEWE/s320/kurabiye2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117721969478544850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa bu şekilde kurabiyeler yaptım. Aslında bunların üzerini renklendirmek istiyordum. Fakat son dakikada karar verdiğim için bu işe, buralarda gıda boyası bulamadım. O yüzden böyle beyaz kaldılar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kurabiyelerin tarifini Pastacı'dan aldım. İnanılmaz güzel şeyler yapıyor. Yanda linki var zaten. Acaba ben de yapabilir miyim diye denedim, fena olmadı. Fakat biraz daha özen göstermeliyim. Benimkiler biraz aceleye geldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım benim yaa :) Sen artık adam oldun ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6652836281018425505?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6652836281018425505/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6652836281018425505' title='20 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6652836281018425505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6652836281018425505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/10/bugn-ekirdein-doumgn.html' title='Bugün Çekirdeğin Doğumgünü :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwXIrTH7LbI/AAAAAAAAAKY/1j44Ycp_uQM/s72-c/kurabiye01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1065679122020689492</id><published>2007-10-02T08:56:00.000+02:00</published><updated>2007-10-02T10:13:09.872+02:00</updated><title type='text'>Geldim :))</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwH9gDH7LaI/AAAAAAAAAKQ/NjZwtfSwCRQ/s1600-h/women.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwH9gDH7LaI/AAAAAAAAAKQ/NjZwtfSwCRQ/s400/women.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116649378705780130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nihayet kendime gereken motivasyonu sağlayıp, birşeyler yazma girişiminde bulunabildim :)&lt;br /&gt;E bunda büyük oğluşun artık okula başlamasında, tekrar eski düzenimize girmemizin de etkisi var tabii.&lt;br /&gt;Çok şükür bu yaz en çok abimize yaradı da, kardeşiyle artık güzel bir diyalog içersindeler. Geçen dönem ortaya çıkan problemler yok oldu. Demek ki gerçekten de geçiciymiş. Küçüğün büyümesinde ve abisiyle ortak birşeyler paylaşma isteği içersinde olmasının da etkisi büyük tabii. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz nasıl geçti anlayamadım desem doğru olur. Gerçi hala yaz gibi :) Geçti mi geçmedi mi belli değil. Fakat en kısa zamanda şöyle bol bol yağmur yağsa hiç fena olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün yazı İstanbul dışında geçirdik. Yazlığımızda ailece kaldık. Ailece derken biraz daha açayım :) Kayınvalidem, kayınpederim, eltim, kayınbiraderim ve onların iki çocukları ve tabii biz. Beyler arada sırada uğradılar. Yani genelde İstanbulda'ydılar, mağlum iş. Biz bayanlar ve çocuklar gel keyfim gel şeklindeydik. Bu arada bizim yatak odalar evimizin çatı katında olduğu için, ben günde bilmem kaç kere yukarıya aşağıya in çık yaparken, eşimle daha sonra çıktığımız tatil için acayip forma girmiştim :) Gerçekten düzenli bir şekilde 3 kat merdivenlerde koşturduğunuz zaman, 10-15 gün içersinde çok güzel bacaklara sahip oluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara çocukları bırakıp eşimle Clup Med Kemer'e gittik. Orası bizim vazgeçemediğimiz bir tatil yeri. Bir kere tamamen animasyon ve çocuk gürültüsünden arınmış durumda. Çünkü 18 yaşın altından küçükleri kabul etmiyorlar. Sonra yemeğe yetişme derdi yok. Akşam yemeklerini kastediyorum. Genelde çoğu tatil köylerinde kitle halinde aynı saatlerde yemeğe akın olayı oluyor. Fakat burada yemeğe geçmeden önce mutlaka havuz kenarındaki barda bir drink alıp, sohbet edip, ancak saat 21.00 gibi yemeğe geçiliyor. Çünkü buradaki herkes genç, bekar, yeni evli, sevgili ya da bizim gibi çocuksuz gelmiş durumdalar. &lt;br /&gt;Dolayısıyla herkes rahat. Ve buranın bir başka özelliği de, gelenler genelde bizim gibi neredeyse her sene buraya uğrayanlar. Yani birbirini daha önceden tanıyanlar da  var. &lt;br /&gt;Bekar olan arkadaşlara siddetle bir arkadaş veya grupla berabar gitmelerini öneririm. Hele yemek sonrası tekrar barın etrafında toplanıp, tanışılıp, yıldızlar altında sohbet eden o kadar güzel gruplar oluşuyor ki. Ve kesinlikle rahatsız edici insanlar yok. Herkes belli bir seviyede, sadece arkadaşlık ve hoş vakit geçirme derdinde. &lt;br /&gt;Bizim için de güzel oldu. Bütün kış çocuklara odaklı zaman geçirdikten sonra, böyle güzel bir ortamda tekrar baş başa kalabilmek iyi geldi. Ayrıca sadece ortam iyi değil. Koyu bir kere özel. Denizi harika. Kuzeye baktığı için güneş batana kadar sahilde kalabiliyorsunuz. Ve yemekleri de harika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada bol bol dinlendikten sonra, bir 10 gün kadar sonra, yine çocukları bırakıp Londra'ya gittik.&lt;br /&gt;Londra seyahatimizden bir sonraki postta bahsetmek istiyorum. Çoook güzel geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tatilden sonra ise geri kalan yazı yazlığımızda geçirdik.&lt;br /&gt;Büyük çekirdek bu yaz kolluksuz yüzmeye başladı:) Artık çok güzel yüzüyor. Minikte her ne kadar bahçede bezden kurtulma operasyonuna başladıysam da, bir netice elde edemedik. Hala bezliyiz :))&lt;br /&gt;Ama dert etmiyorum. Abisi iki buçuk yaşında bırakmıştı. 6 ay uğraşmıştım. Ama her çocuğun bunu hissettiği ve artık hazır olduğu bir dönem oluyor. Artık bu konuda tecrübe sahibi olduğumdan, minikte o kadar sıkmıyorum kendimi. Nasıl olsa onun da zamanı gelecek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdek artık 1. sınıfa başladı. Geçen sene gittiği okula devam ediyor. Okuldan çok memnunuz. Öğretmeni de çok cici bir bayan. Çocuklar çok sevdiler öğretmenlerini. Bu sefer daha erken kalkıyoruz. 06.30 gibi. Çünkü kahvaltısına özen gösteriyorum. Geçen dönem yaşadığımız yemek yememe problemini aştık çok şükür. Fakat çok yavaş yediği için bu saate kalkmak zorunda.&lt;br /&gt;Bir de artık okul forması giymeye başladı. Çok şeker oluyor :)) Büyüdü de okullu oldu artık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar artık el yazısıyla yazmaya başlıyorlar. Ve harflerin okunuşu da değişmiş. Mesela "b" harfi şimdi "bı" diye okunuyormuş. O yüzden okul velilerin çok müdahele etmelerini istemiyor. Zaten çocuklar akşama kadar okuldalar. Bir de biz evde karışsak iyice bunalırlar. Ama çekirdek çok meraklı yazmaya. Elinde küçük bir defterle sürekli birilerinin peşinde. Şunu yazar mısın bunu yazar mısın diye sorup duruyor. &lt;br /&gt;Ben ilkokulu İsviçre'de okumuştum. Ve orada biz de el yazısıyla başlayıp, harfleri tek tek öğrenmiştik. Şimdi aynı sistem Türkiye'de uygulanıyor. O yüzden bana pek yabancı değil. Ben de ona birşeyler yazarken, el yazısıyla yazıyorum. Öyle bir öğretmişler ki, hala unutmamışım :)) Bir de kendi zamanımdan bildiğim ve Avrupa'da uygulanan bir sistem polduğu için, içim rahat bu yüzden. Yani bu sistem iyi mi kötü mü endişesi yok bende. Gayet iyi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada dekorasyona merak sardım. Sürekli dekorasyon dergileri alıp inceliyorum. Evde sürekli bir düzenleme, dekore etme, süsleme durumundayım. Eşyaları değiştiremiyorum, fakat değişik objeler bulup yerlerini değiştiriyorum. Böyle bir krize girmiş durumundayım :) Bir de IKEA dergisi düşmüyor elimden. Almak istediğim o kadar çok şey var ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de sürekli cheesecake yapıyorum. Buna da merak sardım. Değişik değişik, çikolatalı filan. Ne çok cheesecake çeşidi varmış. Fakat en çok sevdiğim cheesecake tarifine rastlayamadım henüz. Pelitin sapsarı, limonlu cheesecake var ya işte o. Bayılıyorum ben bu lezzete. Buna benzer bir tarifi olan varsa ne oluuur söylesin bana :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik bu kadar :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1065679122020689492?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1065679122020689492/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1065679122020689492' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1065679122020689492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1065679122020689492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/10/geldim.html' title='Geldim :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RwH9gDH7LaI/AAAAAAAAAKQ/NjZwtfSwCRQ/s72-c/women.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1770141332178211453</id><published>2007-07-26T09:10:00.000+03:00</published><updated>2007-07-26T09:46:02.739+03:00</updated><title type='text'>Selam :)</title><content type='html'>Herkes gibi ben de oyumu kullanmak için İstanbul'a döndüm. 3 gün daha buradayız. Sonra daha önce bahsettiğim kır düğününe katıldığımız gecenin sabahında Londra'ya, yeni bir tatile gidiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi tek tek okumak için fazla lafı uzatmıyorum. Aslında anlatacak birkaç hikaye de yok değil. Özellikle bir ara Club Med Kemer'de yaptığımız tatilden bahsetmek istiyorum. Oraya giden, bilen anlamıştır :))&lt;br /&gt;Sonra bizim ufaklılkların yüzme maceraları, yazlığımıza gizlice girip, evin orta katına çıkıp doğum yapan kediden ve daha birsürü şeyden.&lt;br /&gt;Ama çok fazla vaktim de yok. Çünkü tekrardan eşyaları hazırlama moduna geçmeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik iki gün sonra anneanneye taşınacak yine. Çekirdeğin de eşyalarını babaanneye götüreceğiz. &lt;br /&gt;Bir de kaldırdığım uzun kollu, baharlık giysileri tekrar çıkarmam gerekiyor. Burası kaynıyor, fakat Londra biraz serinmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok kısa oldu biliyorum. Fakat ya yazacağım, ya da okuyacağım. Sizleri okumayı tercih ediyorum :) &lt;br /&gt;Londra dönüşü tekrar yazlığımıza geçeceğiz. Çekirdeğin okulu açılınca döneceğiz. Bu arada dün Çekirdeğin kaydını yeniledim hazır buradayken. Bu sene oğlum forma giymeye başlayacak. Küçük adamım resmen büyüdü. Bu da bende ayrı bir heyecan yaratıyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde Eylüle kadar benden yine pek bir ses çıkmaz. Hepinizi öpüyorum, hoşçakalın :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1770141332178211453?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1770141332178211453/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1770141332178211453' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1770141332178211453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1770141332178211453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/07/selam.html' title='Selam :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-3271156875408675180</id><published>2007-06-11T22:52:00.001+03:00</published><updated>2007-06-12T12:41:56.920+03:00</updated><title type='text'>Geveze Ayçiçek :)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rm5ok8VlNbI/AAAAAAAAAKI/e6OdjRw8kGQ/s1600-h/manzara.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rm5ok8VlNbI/AAAAAAAAAKI/e6OdjRw8kGQ/s400/manzara.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075108813974353330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Büyük oğuluş henüz bebekken, çok arzu ediyordum hemen konuşmasını. Bu günlerin keyfini çıkar, konuşmaya başlayınca hiç susmayacak diyenlere kibarca tebessüm edip, içimden 'konuşsun, konuşsun' diyordum.&lt;br /&gt;Haklıymışlar, bir başladıklarında gerçekten de susmuyorlar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi Çekirdek ne erken, ne de geç konuştu. 2,5 filandı.&lt;br /&gt;Minik de tek tük kelimeler söylüyor. "Anne, baba, abü (abi), dadi (dayı), mama, dede, babae (babaanne), bibi (bebek), bua (su), bü (süt), daa (abinin adı), wowo (herhangi bir hayvan), lala (salatalık, domates)..."&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bunlar anlayabildiklerimiz. Bunların yanında bir de bir sürü anlamsız kelimeleri sıralayıp cümleler kuruyor. Abisi ile çene yarışı içersinde şimdiden. Abi zaten non-stop konuşuyor. Bir de Minik eklenirse, hiiç düşünemiyorum :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdeğin yılsonu gösterisi için kırmızı T-shirt aradım günlerce. Çoğu okul gösterilerde kırmızı polo yaka T-shirt kullanmış. Veliler birbirimizi aradık, sen nereden buldun diye. Hatta annemle kayınvalidemi de görevlendirdim :) bulursanız alın diye. Ve gerçekten de ben bulamadım onlar buldu. Şimdi iki kırmızı polo yaka T-shirt'ümüz var.&lt;br /&gt;Sezon başında Zara Kids'te gözüme çarpmıştı polo yakalı T-shirtler. Kırmızının olduğunu da hatırlayarak zaten ilk oraya bakmıştım. Fakat ben gittiğimde hiç bir kırmızı T. yoktu. Çalışan kızın söylediğine göre, bir okul arayıp, bütün Zara'daki 6  yaş kırmızı T-shirtleri ayırtıp almış :S&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velilerle, çocukların sınıf öğretmenlerine şık bir yılsonu hediyesi almayı düşünmüştük önceden. Ben de sınıf temsilcisi olduğum için, herkesi haberdar edip, para topladım. İki anne ile beraber (ki ikiside iyi anlaştığım veliler), birkaç gümüşcü gezip, şık bir şekerlik beğendik. Altına da çocukları hatırlatacak birşeyler yazdırdık.&lt;br /&gt;Gösteri gününde, gösteriden sonra, biraraya toplanıp, hediyemizi vermek istedik. Öğretmen çok teşekkür ederek kabul edemeyeceğini söyledi. Aslında bunun olacağını biliyorduk. Çünkü okul kesinlikle hediyelerin kabul edilmediğini taa sene başında söylemişti. Hatta bir toplantıda müdür sırf bu yüzden bir öğretmeni işten çıkardıklarını söylemişti. &lt;br /&gt;Biz de zaten sınıfta, kimsenin görmeyeceği şekilde vermek istemiştik. Bir de yıl sonu diye kabul edilir dedik. Fakat yanılmışız. Çok ısrarımız üzerine öğretmenimiz eğer çocukların isimlerini altına yadırırsanız ancak kabul ederim dedi.&lt;br /&gt;Bu görev de tabii bana düştü. Tekrar gümüşcüye gidip, adama 20 isimlik bir liste verdim. Yarın öbür gün gidip hediyemizi öğretmenimize vereceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdekle gün sayıyoruz. Tatil olacağı için çok mutlu oğlum :)&lt;br /&gt;Planlar yapıp duruyoruz. &lt;br /&gt;Kayınvalidem ve k.pederim bir haftadır Bodrum'dalar. Bir hafta daha kalacaklar. Bizim aklımız onlarda, onların da aklı çocuklarda. Yabancı çocukları gördükçe, bizimkileri hatırlayıp, tatilin içlerine sinmediklerini söylüyorlar.&lt;br /&gt;Neyse ki az kaldı. Döndüklerinde zaten hepberaber yazlığımıza gideceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarım yine çok uzadı. Fakat artık bu uzunluktan sıkıldım. Eşime biraz kestireceğim diyorum, o da bana kestirme koyult diyor. Bu günlerde biraz fazla ısrar ediyor koyult diye. Ama ben sarıdan vazgeçmek istemiyoruuum. Gerçi şimdi koyu, doğal saç modası var. Fakat en azından yaz sonuna kadar sarıya devam diyorum. Bir de kestireceğim herhalde. Ama en son kararımı vermedim henüz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendi saçım uzun derken, bugün bir alışveriş merkezinin otoparkında ünlü bir gazinonun sahibinin genç eşiyle yan yana park ettik. Ben miniği, o da bebeğini pusete koymakla meşgulken, kendimi onun saçlarından alamadım. Resmen belinin altındaydı saçları. Ben genelde çocuklarla beraberken, saçımı yukarıya doğuru kıvırıp, tokayla tuttururum. Bu bayan o upuzun saçlarını dümdüz açıvermişti. Çocukla uğraşırken nasıl rahat etti bu sıcakta anlayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç demişken, miniğin saçlarını artık ben kesiyorum :)) Oğlumun bukleleri çok tatlı. Fakat ne zaman berbere götürsem, tarif etmeme rağmen istediğim gibi kesmiyorlar. &lt;br /&gt;Çekirdeğin durumu rahat. Babasıyla gidip, aynı şekilde traş oluyorlar :) Zaten Çekirdeğe kısa saç çok yakışıyor. Fakat Minik'te uzun saç daha hoş duruyor. Hele kulağının arkasından o bukleler kıvrılmıyor mu, bayılıyorum. Ben de artık önlerinden, üstlerden ve yanlardan kendim kısaltıyorum. Maksat o hoş görüntüyü korumak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günlerde yazmak zor geliyor bana. Zaten uzun zamandır ara da vermişim. Havanın artık güzel olmasıyla da zaten çoğu zaman dışardayım. Akşamları da yorgunluktan, dizi izlemekten, çocukların banyosunu yaptırıp yatırmaktan pek fırsatım olmuyor yazmaya.&lt;br /&gt;Yeni bir kitaba başlamıştım. Fakat onu bile zor okuyabiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce bahsetmiştim ya, Ağustos ayında, yurtdışında gideceğimiz özel bir konser var diye. Özelliği, eşimin çok hayran olduğu bir şarkıcı olmasından kaynaklanıyor :)&lt;br /&gt;Eşim de kendimizi konser havasına sokalım diye, şimdiden son konserini izliyor, izlettiriyor :) &lt;br /&gt;Ben de birden müziğin etkisiyle cin gibi olmuş olmanın rahatlığıyla bu postu yazıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkettiniz, bütün post boyunca oradan buradan bahsettim. Yani ortaya doğru düzgün bir yazı çıkamadı biliyorum.&lt;br /&gt;Herhalde bu posttan sonra da ara biraz uzayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdek tatile girecek, yazlığa gidecek eşyalar toparlanacak. Yazlığa gidilecek. Temmuzun ilk haftası Miniğin eşyaları anneannesine götürülecek. Minik anneannelerde kalacak. Çekirdek aynen babaannesiyle kalmaya devam edecek. Eşimle beraber evimize dönüp, gezi hazırlığı yapacağız. Bu yaz başbaşa tatil yapacağız güneyde. Döndükten sonra da yurtdışına çıkacağız.&lt;br /&gt;Evimizi kapatmadan önce burada da yapmak istediğim bazı işler var. Onlarla da ilgilenmeliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün yine bir ayakkabıya aşık oldum. Bilirsiniz kadınlarla ayakkabılar arasındaki gizemli çekim olayı. &lt;br /&gt;Simsiyah rugandan, yüksek topuklu, bilekten ince bantlı şık bir sandalet. İlk görüşte aşk :) Fakat biraz uçmuşlar fiyatta. Annem de engelledi, bu parayla iki üç tane alırsın dedi. Kalbim kırık bir şekilde ayrıldım ayakkabıdan :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçmalamaya başladım yine :))&lt;br /&gt;En iyisi mi burada noktayı koymak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba şimdiye kadar hiç dip not yazmamıştım. Bir ilk olsun bari :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dip Not (:P) : RENKLER'ciğimin yazdığı romana bayıldım. Anlatımı beni sardı. Merakla                                ne olacağını bekliyorum. Yani sürükleyici :) Ama beklemek çok zor oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşça kalın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-3271156875408675180?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/3271156875408675180/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=3271156875408675180' title='19 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3271156875408675180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3271156875408675180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/06/geveze-ayiek.html' title='Geveze Ayçiçek :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rm5ok8VlNbI/AAAAAAAAAKI/e6OdjRw8kGQ/s72-c/manzara.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4597301851005768849</id><published>2007-05-22T08:36:00.000+03:00</published><updated>2007-05-24T18:46:08.926+03:00</updated><title type='text'>Merhaba :D</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWuvTXlhSI/AAAAAAAAAJY/XZUpr8zU8rA/s1600-h/park10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWuvTXlhSI/AAAAAAAAAJY/XZUpr8zU8rA/s320/park10.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068149083351647522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuğu'cğm. Bu resmi senin için çektim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir uzak kaldım buradan, özledim herkesi. Birçok yeni yazı birikmiştir. Fakat dolaşmaya başlamadan önce, ben de yazımı yazayım dedim :) Yoksa yine kalacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde birkaç doğumgünü kutlamalarımız oldu. Bunların ilki dedemizindi (kayınpederimin:)). Babamızı en sevdiği restorana, Mabeyin'e götürdük. Eşim, kayınbiraderim ve eltimle böyle bir süpriz yapalım dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ise Çekirdeğin bir sınıf arkadaşının doğumgünüydü. Davetiyesinde özellikle &lt;em&gt;babaların&lt;/em&gt; ve kardeşlerin de davetli olduğu bir brunch olacağı yazıyordu. Annelerin de davetli olduğu yazıyordu tabii. Ama genelde anneler götürdükleri için cocuklarını, onları özellikle belirtmedim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babalar kelimesinden etkilenen ben, eşimi katılması için ikna ettim. Aslında bu tip eğlencelerden pek hoşlanmaz. Hatta dışarda kutlanan doğumgünlerini de pek sevmez. Ona göre en güzeli, çok sevdiğin birkaç kişiyle evde kutlananılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat ikna gücü kuvvetli olan bendenize uyarak beraber gitmeyi kabul etti. Hep beraber, minik hariç, çünkü henüz iyileştiği için onu evde bırakmayı daha uygun gördük, partiye katılmak üzere yola çıkmıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oraya vardığımızda, doğumgünü sahibi anne eşimi kutlayarak "partiye katılan tek baba sizsiniz" dedi :)) Neyse ki doğumgünü sahibi baba da vardı da, durumu biraz kurtardık :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan sonraki doğumgünü kutlamamız ise kayınbiraderimin kızınındı. Hepberaber hazırlandık, özendik. &lt;br /&gt;Bu arada ben ona doğumgünü hediyesi bakarken, kendimi kaybettim. Kendisi biraz kokoş bir kız olduğundan :) daha çok süslü püslü giysilere baktım. İnanılmaz güzellikte şeyler var. Yani bir kızım olsaydı, herhalde benim oğlanlara harcadığımın iki üç katını filan harcardım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar hep evde kutlanan doğumgünü, bu sefer dışarda kutlandı. Gittiği yuvanın bahçesi ile bir salonu bu gün için organize edildi. &lt;br /&gt;Bu sefer akıllanan eşim, durumu önceden öğrenmeye çalıştı. Sadece annelerin ve çocukların olacağını öğreni. Fakat kendisi "amca" olarak tabii ki davet edildi. Hatta kardeşi de orada olacaktı. Fakat yine de "merci, almayayım" şeklinde evde kalmayı tercih etti :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer Miniği de götürdüm tabii. Ne de olsa kuzinesinin doğumgünüydü. İlk defa böyle bir kutlamaya katılıp, bir sürü çocuk görünce, önce şaşırdı. Sonra ise çok eğlendi. Çocuklar için kurulan masanın baş kısmında oturup, ablasının yedirdiği pastayı bile iştahla en önce o bitirdi :) Oyunlar oynadılar, dans ettiler çok, ama çok eğlendiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşümüz muhteşem oldu. Bağıdat trafiği ve yağmur derken saat 19.00 gibi eve dönebildik ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, genelde oturmuş olmama rağmen, kendimi inanılmaz yorgun hissettim. Gürültünün vermiş olduğu birşey herhalde. &lt;br /&gt;Kolumu kaldıracak halim yoktu. Evde çocukları doyurup, erken yatırdım.&lt;br /&gt;Biz gittikten sonra, sessiz bir evde bol bol dinlenen :) eşimi de gece erken yatmaya zorladım. Çünkü ertesi gün Polonezköy gezimiz vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWwSzXlhUI/AAAAAAAAAJo/qq0cyb56Hu8/s1600-h/park1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWwSzXlhUI/AAAAAAAAAJo/qq0cyb56Hu8/s320/park1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068150792748631362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Evet, pazar gününü Polonezköy'de geçirdik. Çekirdeğin sınıfından arkadaşları, anne- babaları ve kardeşleriyle beraber kalabalık bir gruptuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimler de bu gittiğimiz yeri gösteriyor. Bol bol yeşillik, temiz hava, hayvanlar, orman ve minik bir göl ile resmen bir cennetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz apartman ve şehir çocukları için inanılmaz güzel bir yer. Doya doya koştular, top oynadılar, uçurtma uçurdular ve resimde görülen beyaz midilliye bindiler. Biz büyükler bile top oynadık :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gittiğimiz yerden birkaç görüntü daha..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhVI/AAAAAAAAAJw/dZb04JlO5Do/s1600-h/park3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhVI/AAAAAAAAAJw/dZb04JlO5Do/s320/park3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068151969569670482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhWI/AAAAAAAAAJ4/g2IG-ilBlws/s1600-h/park7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhWI/AAAAAAAAAJ4/g2IG-ilBlws/s320/park7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068151969569670498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhXI/AAAAAAAAAKA/08Iyitr6I6A/s1600-h/park5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWxXTXlhXI/AAAAAAAAAKA/08Iyitr6I6A/s320/park5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068151969569670514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4597301851005768849?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4597301851005768849/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4597301851005768849' title='26 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4597301851005768849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4597301851005768849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/05/merhaba-d.html' title='Merhaba :D'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RlWuvTXlhSI/AAAAAAAAAJY/XZUpr8zU8rA/s72-c/park10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6826004543877267963</id><published>2007-05-10T23:25:00.000+03:00</published><updated>2007-05-11T09:37:54.926+03:00</updated><title type='text'>Güzel günler</title><content type='html'>Oğluş iyileşti çok şükür :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük çekirdeğin de sorunları kalmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca kendisini şimdiye kadar mutsuz eden problemden bahsetmek istiyorum. &lt;br /&gt;Biz herşeyi "aşırı" kardeş kıskançlığına yorarken, ortaya bambaşka bir portre çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşimin çekirdeğe olan tutumu, kardeşi olmadan önceki davranışlarıyla aynı. Hiç değişmedi bugüne kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat benim ona olan davranışlarım miniğin doğumuyla değişmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceleri kuralları bozdurmayan, uyarılara uymadığında cezalandıran (odasına göndererek), her isteğini yerine getirmeyen ben, miniğin doğumuyla, ona karşı çok değişmişim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cezalar, kurallar kaltı, her isteği yerine getirildi. Yeterki kardeşini kıskanmasın diye, ona aşırı iyi davranıyormuşum. &lt;br /&gt;Bu davranış değişikliğini çekirdek farklı yorumlamış.&lt;br /&gt;Yani kendisine eskisi gibi kızılmadığı için, kendisini önemsiz hissetmiş, güveni zedelenmiş. &lt;br /&gt;Kardeşine olan kızmalarım, uyarılarım onda benim kardeşini daha da önemsediğim izlenimi yaratmış ve onda "artık bana kızmıyor, beni önemsemiyor" düşüncesine yol açımış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani hıncı kardeşine değil, banaymış. Bu yüzden de bana "kötü anne" diyormuş :((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babasıyla arası çok iyi, çünkü ona herzamanki gibi davranıyor. Fakat ben kendimce ona aşırı sevgi göstererek yanlış yapmışım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu öğrendim ya, rahatladım. Şimdi yine eskisi gibi gerektiğinde ona kızıyorum. Hatta onaylamadığım şeyleri yapmasına kesinlikle izin vermiyorum ve eskisi gibi kesin tavrımı gösteriyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da yine eskisi gibi mutlu oldu. &lt;br /&gt;Kardeşiyle eşit muammele gördüğü için, onunla artık oynuyor, ona iyi davranıyor. Ve en önemlisi, artık yemek yiyiyor ve karın ağırısı çekmiyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İyi ki bunu öğrenmişim. Çünkü her geçen gün ona mutsuzluğu yüzünden daha hassas davranıyordum. Fakat daha da yanlış yapıyormuşum istemeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu anladım ki, hiçbir problemi göz ardı etmemek lazım. Uzman birinden yardım istemek, bizim görmediğimiz şeyleri görmemizi sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık üzerimizdeki kara bulutlar dağılmaya başladı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün çok hoş bir süpriz keşfettik. Tatil için gideceğimiz şehir aylar öncesinden belliydi ya, biz de internetten habire bakıyorduk, konser için kimler gelir o günlerde diye. Fakat o kadar uzun süre önceden belli olmuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık konsere gelenler ve konser tarihleri belli. Hatta bilet satışları bile başlamış. Şimdi burada isim veremeyeceğim (belki eşim istemez, bilmiyorum), ama şunu söyleyeyim, 20 yıldır hayranı olduğu bir şarkıcı, bizim kaldığımız yere ve aynı tarihlerde konser vermeye geliyor. Ki bu ünlü şahıs hiç Türkiye'ye gelmemiş biri. Eşim daha önceleri yurt dışına gittiğinde, hatta Amerika'da kaldığı dönemlerde hep konserlerini kollamış, fakat bir türlü kısmet olmamış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise çok mutlu ve bugün bilet almayı düşünüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik hastalığı nedeniyle saatlerce uyuduğu için, ben de bu arada biraz iş yaptım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufak bir odamız var. Anlamsız bir şekilde küçücük bir oda olduğu için, orayı ayakkabı ve giysi (paltolar, montlar, takım elbiseler gibi) odası olarak kullanıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakkabılar bölümüne bir el atayım dedim. Ve bir daha giyilmeyecekleri vermek üzere ayırdım. Kışlıkları temizleyip kaldırdım, yazlıkları ön tarafa çıkardım.&lt;br /&gt;Çekirdeğin küçük yazlık ayakkabılarına baktım, fakat miniğe göre birşey bulamadım. Ya fazla küçükler ya da fazla büyük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki miniğe ayakkabı, sandalet alınacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin en zevkli kısmı ise, 2 yıl önce ortadan kaldırdığım yüksek topuklu ayakkabılarımı, terliklerimi ortaya çıkarmaktı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz çoluk çocuğa karışmadan önce, mutlaka topuklu giyerdim. Bayılırdım ( gerçi hala bayılıyorum) yüksek topuğa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat ilk çocukla beraber topuklar alçaldı. Fakat çekirdeğin pusette geçirdiği dönemde yine bir ara giyiyordum. Sonra oğluş ayaklanmaya başlayınca, ben de peşinden koşar duruma gelince, babetlerle tanıştım :) Yoksa daha önceleri giymiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük çekirdek büyüyünce, benim topuklar da yükselmeye başladı yine.&lt;br /&gt;Ama bu sefer de miniğin gelişiyle, yine alçaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yaz, dolgu topuklarla idare ettim :) Fakat bu yaz çocuksuz yapacağımız tatillerimizde ne kadar topuklu ayakkabım varsa, sonuna kadar kullanacağım. &lt;br /&gt;Baktıkça, ne kadar özlediğimi anlamışım. Şöyle uçuşan eteğin altında zarif topuklu sandalet filan giymeyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tanesinin resmini çektim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RkQN7mU8aII/AAAAAAAAAHw/MqCKtMxKbNY/s1600-h/shoe.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RkQN7mU8aII/AAAAAAAAAHw/MqCKtMxKbNY/s320/shoe.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5063187198623115394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara çok modaydı şeffaf terlikler. Ben de hem beyazından hem de siyahından almıştım. Şimdi modası kalmadı. &lt;br /&gt;Fakat ben yinede giyeceğim bunları da :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6826004543877267963?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6826004543877267963/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6826004543877267963' title='30 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6826004543877267963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6826004543877267963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/05/gzel-gnler.html' title='Güzel günler'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RkQN7mU8aII/AAAAAAAAAHw/MqCKtMxKbNY/s72-c/shoe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2633007589777482251</id><published>2007-05-07T11:30:00.000+03:00</published><updated>2007-05-07T12:04:16.268+03:00</updated><title type='text'>Çok şükür evdeyiz artık</title><content type='html'>Herşey düzeldi derken, geçtiğimiz perşembe akşamı ikisi de ateşlendi. Cuma sabahı hemen doktora gittik. İkisinin de kulakları ve boğazları kızarmıştı. Antibiyotiğe başladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü minik tuhaflaştı. Büyük çekirdek düzelmiş, iyidi. Fakat ufaklık durup durup ağlıyor ve bağırıyordu. Sonra ateşi bir türlü düşmedi. Soyduk, kompresler yaptık, düzenli bir şekilde ağırı kesici ve ateş düşürücü verdik, fakat yine de hep yüksekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başında nöbet tutmama rağmen, cumartesi gecesi saat 2 ile 5 arası (pazar sabahı mı demeliyim artık), sızmışım. Sonra birden fırladım ve ateşini ölçtüm. 40,5 çıkmıştı. Çocuk zaten baygın bir şekilde yatıyor, yüzü gözü şişmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen eşimle ateşini düşürmeye çalıştık yine. Bir taraftan da kendi kendime kızıyorum, nasıl sızmışım diye. Ya çocuk havale geçirdiyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra zaten sabaha kadar susmadı, 3 saat ağladı, bağırdı, bütün apartmanı ayağa kaldırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah abiyi (abi kulağının dibinde top atılsa uyanmaz, kardeşi ise en ufak bir nefes sesinde gözünü açıp bakar kim geldi diye), zar zor uyandırıp giyindik ve hemen hastaneye gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşi düşürüldü, kan alındı, boğaz kültürü ve gaita tahlili yapıldı. &lt;br /&gt;Bu arada serum da takıldı. Fakat hiç hoşuna gitmedi bu olay. O baygın haliyle çıkartmaya çalıştı sürekli. O yüzden eli alçıya alınmış gibi sarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanında yüksek derecede enfeksiyon çıktı. Antibiyotiği değişti, iğne olmaya başladı.&lt;br /&gt;Bir de burnu o kadar dolu ki, koca bir adam gibi horluyor şimdi. Ve zor nefes aldığı için, zaten zayıf olan ve iyice çelimsezleşen vücudu, göğüsü, uyurken garip garip inip çıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün onu bu şekilde gören dedeleri, anneannesi ve babaannesi ağlamaya başladılar. Babaanne doktor olduğu için, daha kötü görüntülere şahit oluyor ve normalde soğukkanlıdır. Fakat o bile bitti, miniğin o halini görünce. Kendi çocuğun böyle yatsa, bu kadar etkilemezsin, ama torun olunca başka oluyor dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abi ve baba akşam eve döndüler. Babaanne, ben ve minik hastanede kaldık. Ancak bu sabah taburcu ettiler bizi. Şimdi kendisi uyuyor ve daha iyi. En azından ateşi çımadı geceden beri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde olmak çok güzel. Sağlıklı olmak herşeyden daha güzel. Var üzerimizde bir uğursuzluk. Peş peşe geliyor hastalıklar. Bir türlü düzelemedik :(&lt;br /&gt;Bu son olur inşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük çekirdeğin durumu iyi. Pedagogla da görüştük. Büyütülecek bir şey yok. Onun bu halde olmasının sebebi de çok basitmiş. Onu da artık sonra anlatırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada evi karıncalar basmış. Etrafımdakilerden de duyuyorum, çoğu kişinin evinde varmış. Geçen sene mutfağa dadanmışlardı, şimdi ise banyolarda geziniyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biraz ortalığı toparlayıp, dinleneceğim. Göz kapaklarım kapanıyor resmen. Benden bir iki gün ses çıkmazsa anlayın ki çoluk çocukla uğraşıyorumdur. Kısa sürede iyi olsunlar da, başka birşey dilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi öptüm ve iyi haftalar dilerim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2633007589777482251?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2633007589777482251/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2633007589777482251' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2633007589777482251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2633007589777482251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/05/ok-kr-evdeyiz-artk.html' title='Çok şükür evdeyiz artık'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-3585857921698359809</id><published>2007-04-30T11:08:00.000+03:00</published><updated>2007-04-30T12:37:21.181+03:00</updated><title type='text'>Güzel şeyler düşünelim artık</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RjW4U2U8aHI/AAAAAAAAAHo/Lemizupswi0/s1600-h/koy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RjW4U2U8aHI/AAAAAAAAAHo/Lemizupswi0/s320/koy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5059152424740874354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şükür hepimiz iyiyiz artık. Doktorumuzun Büyük çekirdeğe verdiği ilaçlar da iyi geldi. İştahı bayağı açıldı. Bir haftada zor yediğini şu iki günde yedi. Sürekli birşeyler istedi canı. Kendimi güzel bir rüyada zannettim :)&lt;br /&gt;Beslenmesi düzene girince, eski sinirli mutsuz hali de kalmadı. Hatta ilk defa dün kardeşine sarıldı ve onu öptü :)))&lt;br /&gt;Gözlerimize inanamadık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de uzman bir kişiyle görüşeceğiz bu hafta. Yarına randevum var. Önce okuluna gidip, öğretmeniyle konuşacağım, sonra ise pedagoga gideceğim. Ama içimdeki his herşeyin düzeleceğini ve ortada büyük bir sorun kalmayacağını söylüyor. İnşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hafta önce, eşimle vesikalık resim çektirmeye gitmiştik. Bahsedecektim, ama araya hastalıklar, üzüntüler girince kaldı tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baştan başlayayım. Bahsettim mi bilmiyorum, ama tatil söz konusu olduğunda, bayağı planlı programlı hareket ederiz.&lt;br /&gt;Şöyle ki, tatil için aylar öncesinden plan yaparız. Tabii o sırada bir arkadaş arayıp 'hadi buraya gidelim' demezse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela bu yaz yurtdışında gideceğimiz yere eşimle geçen yaz karar verdik. Aralık ayında da yerimizi ayırttık. Hatta eşim uçak biletlerini bile almak istemişti de, vizeyi o kadar erken vermedikleri için, biletler kalmıştı. Son iki aydır ise eşim her hafta uçak biletlerini alacağımız yeri arayıp rezarvasyon yaptırıyor. Bunu niye yapıyor, çünkü gideceğimiz yerin tarihi belli, fakat yaz olacağı için uçakta o tarihe bilet bulamazsak kötü olur. Vize olmayınca da, bileti alamadık. Çok önceden de uçak için rezarvasyon yapılmıyormuş. Sadece bir hafta kala yapılıyormuş. Bu yüzden de oradaki görevli eşime her hafta arayıp rezarvasyon yaptırırsa, gideceğimiz tarihte bilet bulabileceğimizi söyledi. Daha doğrusu vizemiz çıkınca. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de geçen haftalarda vize için başvurduk. Fakat elimizdeki resimleri kabul etmediler. Arka fon mutlaka beyaz olmalıymış. Biz de bu yüzden resim çektirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vesikalık çektirmeyi eskiden hiç sevmezdim. Çünkü çıkan resim sonradan kötü bir süpriz olabiliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat son zamanlarda dijital olduğu için, birkaç poz çekiliyor. Sonra bilgisayardan bakıp, beğendiğinizi seçebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben eşime saçlarımı öne mi alayım, geriye mi atayım derken, fotoğrafçı saçınızı geriye alın, hatta kulaklarınız da gözüksün dedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki ciddi pozlar arasından birer tane beğenidik ki, adam bir kart çıkartıp, hangi ülkeye gideceğimizi sordu. Sonra baktık ki, birkaç ülke (aralarında bizim gideceğimiz de var), kendi vizesi için farklı ebatlar koymuş. &lt;br /&gt;Sonuçta alt tarafı vesikalık. Fakat Amerika için kenarlar bilmem kaç olacak, İngiltere, Kanada, Fransa bilmem kaç. &lt;br /&gt;Yani saçmalamışlar. Fakat kurallara uyuduk tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta da vizemizi verdiler. Yani uçak biletimiz de garanti oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iş tamam olduktan sonra da, yurtiçi tatilimizi planladık. Güneyde bir yer. Neresi olsun derken, yine favori olan yerimizi seçip onu da onaylattırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani şimdiden tatil yerimiz ve tarihler belli. Bu tarihlerde büyük çekirdek babaannenin yazlığında, minik de anneannenin yazlığında kalacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de eşim bana uçak saatlerini bir yere not ettirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bu kadar deli miyiz neyiz? Ama tatil söz konusu olduğunda, aylar öncesinden plan program yapıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra da tabii o tarihler arasında bir aksiliğin çıkmamasını umuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir keresinde yine çok önceden bir kapadokya gezisi planlayıp, ayırtmıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra geziye birkaç hafta kala kayağa gitmiştik. Eşim o gezide ayağını kırmıştı. Tabii bu durumda Kapadokya gezisini iptal etmek zorunda kalmıştık. Önce paramızı iade etmek istememişlerdi. Fakat söz konusu kırılan bir ayak olunca, insaflı davranıp iade etmişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu bize ders olmadı:) Biz yine de çok çok önceden herşeyi organize ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu geçirdiğimiz sıkıntılı günlerden sonra biraz tatil hayali kurmak, tatili düşünmek bile iyi geldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba bizim gibi şimdiden yaza plan program yapan var mı? :)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-3585857921698359809?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/3585857921698359809/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=3585857921698359809' title='36 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3585857921698359809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3585857921698359809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/gzel-eyler-dnelim-artk.html' title='Güzel şeyler düşünelim artık'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RjW4U2U8aHI/AAAAAAAAAHo/Lemizupswi0/s72-c/koy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-153041368367091115</id><published>2007-04-26T07:38:00.000+02:00</published><updated>2007-04-26T09:58:41.694+02:00</updated><title type='text'>"Uyduruk mikrop" kapmışız</title><content type='html'>23 Nisan pazartesi günü, büyük çekirdeğimin okulda gösterisi vardı. Onda hiç heyecan belirtisi olmamasına rağmen, ben çok heyecanlıydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler öncesinden ağızından laf almaya çalışıyordum zaten, gösteriniz nasıl, kostümünüz nasıl diye.&lt;br /&gt;Ama ağızından hiç laf alamamıştım. Kesinlikle bahsetmiyordu. Sadece bir kere "mavi pantalon" çıkmıştı ağızından, o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de en önde olduğunu biliyordum sadece. Daha önce bahsetmiştim, oğlumun bale dersiyle ilgili sorunu olduğunu. Öğretmeniyle o sorunu çözdükten sonra, çocukları 23 Nisan gösterisine hazırlayan öğretmeni onu en ön sıraya almıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösteriden önceki cumartesi günü, dışarıya çıkmıştık. &lt;br /&gt;Eşim arabayı yıkatmaya götürürken, bizi de bir alışveriş merkezine bırakmıştı.  Büyük çekirdeğin istediği boyalardan aldık ve biraz dolandık. Minik de yanımızdaydı. Sonra eşim gelip bizi aldı. Herşey çok güzeldi. Oğlum istediği boyalara kavuşunca çok mutlu olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yemek yemeye gittik. Yemekte de problem yoktu. Biraz dolaştıktan sonra eve döndük. Oğlanları babalarıyla bırakıp, biraz uzanmıştım. Sonra kalkınca, büyük çekirdeğin suratından birşeylere bozulduğunu anladım. Tabii herzamanki gibi birşey söylemedi. Çocuklara akşam yemeklerini ısıtırken, başladı oğlum karnım ağırıyor diye. &lt;br /&gt;Yemek yememek için zaten sürekli söylediği şey "karnım ağırıyor". &lt;br /&gt;Herzamanki gibi aldırmadan yemeğini yemesi için uğraştım ve yedirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir ara sebebini hatırlayamadığım birşey için biraz dalaştıktan sonra yatıp uyumuştu. &lt;br /&gt;Ama hep aynı şeyi tekrar ederek; "karnım ağırıyor". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki yorumlar bölümünde de bahsetmiştim, bunun hep psikolojik olduğunu. Hatta kendi kendini kusturduğunu. Yine numara yaptığını anlamıştım. Gece de zaten uykusundan kalkıp, başladı kendini zorlamaya. Bana yemek yedirdin, bak kusuyorum diye zorladı kendini yine.&lt;br /&gt;Pazartesiye kadar da yine birşey yemeyerek geçti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösteri günü biraz heyecanım da bu durumdan dolayıydı. Acaba kendisini strese sokar mı diye. Fakat okula gidince, onun gayet iyi ve neşeli olduğunu gördüm. Gösteri salonu çok kalabalıktı. Beni görmeme ihtimali çok yüksekti. Sahneye çıktığında da yüzümün önünde kameram duruyordu. Fakat zoomlayınca, onun kocaman gözlerle beni aradığını gördüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösteri çok güzel geçti. Mavi beyaz kostümleri ve siyah şapkaları vardı. Kızlı erkekli çiftler oluşturup, güzel bir dans gösterisi sundular. &lt;br /&gt;Oğlum da gerçekten en öndeydi. &lt;br /&gt;Onu bu şekilde sahnede izlemek çok duygulandırdı beni. &lt;br /&gt;Daha önce gittiği yuvada gösteri günleri hep özel günlere denk geldiği için ve o zamanlar da minik henüz aramızda olmadığı için, genellikle şehir dışında olduğumuzdan, hiç bir gösteriye katılamamıştı. &lt;br /&gt;O yüzden onu ilk defa gösteri yaparken görünce, çok duygulandım, gurur duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkinlik bitince de, onu anneanesi ve dedesiyle beraber MC Donald's a ve parka götürdük. Çok eğlenmişti. O mutlu oldukça ben daha da mutlu olmuştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam ise, yemeğe oturmadan önce, yine karın ağırısı tuttu, birşey yemek istemedi. Ertesi gün de zaten resmi tatildi, birşeye zorlamadım, acıkınca yer dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün, yani salı günü, çocukları alıp anneme gittik. Orada biraz ısrarla bir dilim pizza yedi ancak. Sonra dayısının bilgisayarında oyun onadı, keyfi yerindeydi. Miniğin de keyfi yerindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve döndükten sonra, yarın okula gidip gitmeyeceğini sordu. Ben de tatil bitti, yarın okul var dedim. &lt;br /&gt;Evde vakit geçirmekten keyif aldığı için, gitmek istemedi. Sonra başladı yine karın ağırısı. Kayınvalidemle telefonda konuştuk, durumu anlattım. Gelip bir baktı. Doktor olan kayınvalidem, karnında bağırsak hareketlerinin fazla olduğunu söyledi. Zaten karnına dokununca acıdığını söylüyordu oğlum. Sabah kaka tahlili yaptırın dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yine birşeyin çıkmayacağına emindim. Fakat sabah olunca, hastaneye gideriz dedim. &lt;br /&gt;Gece, hepimiz uyurken, saat tam 03.00'tü. İkisi birden uyandı. Büyük çekirdek ishal olmuştu, minik de kusuyordu. Tam aynı dakikada. Büyük çekirdeğin üstünü değiştırıp tekrar yatırdık. Sonra eşimle kusmuk içinde olan miniği banyoya sokup, yıkadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah da, dün yani, apar topar hastaneye gittik. Neyse ki çok önemli bir mikrop değilmiş. Beta ya da rota mikrobundan korkmuştum, ama ikisi de değildi. &lt;br /&gt;Büyük çekirdek için doktorumuz psikolog önerdi. Şu an gerçekten ishaldi ve ilaç yazdı. Fakat tarif ettiğim kusmaları kendi yapıyor dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaçlarımızı alıp eve döndük. Kayınvalidem de bizimle gelmişti. Gece 3'ten beri uyumadığım için, öğle yemeğinden sonra minikle yattık. Büyük çekirdek de babaannesiyle oturdu. Minik tam beş saat uyudu. Ben ise yattıktan iki saat sonra şiddetli bir karın ağırısıyla uyandım. Bütün gün kıvranıp durdum. Ancak geceye doğru biraz rahatladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi daha iyiyim ve en azından ayağa kalkabiliyorum. Minik de gece sadece bir kere kustu. O da iyi birşey. Çünkü dün sabaha kadar 7 kere çıkartmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sene okuldaki salgın hastalıklar artıyormuş ne yazık ki. Hele geçen hafta 40 tane çocuk geldi bu şikayetlerle dedi doktorumuz. &lt;br /&gt;İçlerinden sadece iki kişide rota çıkmış. Diğerlerinde ise (bizde olduğu gibi) "uyduruk mikrop". "Uyduruk mikrop" tanımlamasını doktorlar kendi aralarında söylüyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an yine halsizlik başladı bende. Fakat büyük çekirdek bizi daha çok endişelendiriyor. Niye böyle yaptığını bir türlü anlayamıyorum. Kardeşinin doğumu onu o kadar değiştirdi ki. Ve zamanla geçer dediğimiz şey gittikçe daha da artıyor.&lt;br /&gt;Artık bizi aşar duruma geldi herşey :(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-153041368367091115?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/153041368367091115/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=153041368367091115' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/153041368367091115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/153041368367091115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/uyduruk-mikrop-kapmz.html' title='&quot;Uyduruk mikrop&quot; kapmışız'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5606864182967130928</id><published>2007-04-18T14:23:00.000+02:00</published><updated>2007-04-18T15:48:29.919+02:00</updated><title type='text'>Yazlıklar çıktı meydana :))</title><content type='html'>Geçen hafta büyük bir işe girişmiştim. Çocukların ne kadar giysileri varsa, dökmüştüm ortalığa. Amacım, artık miniğe küçük gelenleri ayırmak, abiden kalan 2 yaş yaz kreasyonunu ortaya çıkarmak ve abinin geçen yaz giydikleri oluyor mu olmuyor mu kontrol etmekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde ilk çocuk, ilk torun olduğundan, renk renk, çeşit çeşit yazlık pantalonlar, capri şortlar, şortlar, t-shirtler, mayolar, mayolara takım şapkalar, deniz ayakkabıları, spor ayakkabıları, sandaletler vs. çıktı ortaya. &lt;br /&gt;Unutmuşum valla nelerin olduğunu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de benim büyük oğlanın bebekliği iri olduğu için, yeni yürümeye başlarken giydiklerini kardeşi ancak şimdi ve yazın giyebilecek. O yüzden bebeğimiz yürüyor, kıyafetler üzerinde daha bir şık duruyor diye dünyanın eşyasını almışız o zamanlar:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yazdıkça hatırlıyorum, o zamanlar bebeğim için nasıl çılgınca alışveriş yaptığımı. Örneğin cam göbeği rengindeki lacoste t-shirtiyle aynı renkte çoraplar filan çıktı ortaya. Bir de krem rengi pantalon ile takım, içinde krem çizgileri olan pembe bir erkek gömleği. O zamanlar italyan erkekleri giyiyor diye pembe erkek gömlekleri modaydı. Eşime giydirememiştim, fakat oğluşa almışım. O derece kaptırmışım kendimi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise miniğe elime ne geçerse onu giydiriyorum :)) Hiç o eski özenti halim kalmamış.&lt;br /&gt;Fakat büyük çekirdekte hala özenli davranıyorum. Neden acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük çekirdekle ilgili yeme problemimiz olduğundan, kendisi hiç kilo almamış doğal olarak. Sadece boya gittiğinden, bermudalar şort olmuş, geçen sene de bol gelen t- shirtler ise şimdi tam oluyor. Yani onun da gardrobu bir iki şey dışında tam sayılır.&lt;br /&gt;Yani bu yaz çocukların üst başlarına para harcamama gerek kalmayacak:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün giysileri yaş grubuna göre ayırdım. Miniğin önümüzdeki kış giyeceklerini bile düzenli bir şekilde yerleştirdim. Ona küçük gelenleri koca koca hurçlara yerleştirip kaldırdım. En kısa zamanda ihtiyacı olan birilerine vereceğim. Eh artık üçüncüsü olmayacağına göre :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır bu işe soyulmuşken, kendi giysilerimi de ayırdım. Ama inanın bütün hepimizin giysilerini ayırmam, düzenlemem birkaç günümü aldı. Tabii çocuklar olunca, öyle birkaç saatte biten iş, bizde bölünmelerle birkaç gün sürdü :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biliyorsunuz, 20 ay önce doğum yapmıştım. Geçen yaz bana olanlar şimdi biraz bollaştı. Bollaşan yer ise sadece basen ve bel kısmı. Genelde kilo almam ve vermem bir tek o bölgede oluyor. Şimdide bir incelme sözkonusu olduğu için, bel ve basen kısımlar bollaştı. Önceleri terziye götürmeyi düşündüm. Fakat bir iki kilo alsam, bu sefer dar gelecek. O yüzden olduğu gibi bırakıp, yeni giysiler almak için bir bahane buldum kendime :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de zaten annemle alışverişe çıkmıştık. Daha önce birkaç parça almıştım. Şimdi de almak için niyetlendim. Fakat üstün becerim sayesinde hep almak istediklerimin dışında olanları görüp aldığım için, bu sefer de etek pantalon yerine gittim iki çift ayakkabı aldım. Geçen sene yaz sonunda topladığım terliklerin ve sandaletlerin bu sene de moda olduğunu görünce pek bir sevindim. Böylece yaz için gerekli olan bütün açık ayakkabılar tam. Fakat şimdi aldıklarım ise hem baharlık hem de yazın kullanabileceğim cinsten. İşte resimde gözükenler dün aldıklarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RiYd3f_uy-I/AAAAAAAAAHg/DNdIfKmm7WM/s1600-h/ayak2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RiYd3f_uy-I/AAAAAAAAAHg/DNdIfKmm7WM/s320/ayak2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054760471088778210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız modelinden midir nedir, beyaz olan babetler diğer çifte göre daha büyük çıkmış resimde. Halbuki ikisi de ayağıma tam :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ise, eşimin kuzeninin evleneceği tarihi ve yeri öğrendim. Yaz olacağı için, bir kır düğünü düşünüyorlar. Yani hem gündüz olacak, hem de çimlerin üstünde bildiğimiz bir kır düğünü işte. Arkadaş, kuzen, eş, dost bizde bol olduğundan, her sene 3-4 düğüne katılırız. Bu yüzden bir sürü gece elbisem ve tuvaletim var zaten. Fakat bir kır düğününe ilk defa gideceğim. Bu yüzden ne giyilir, nasıl giyinilir bilmiyorum. Abartıp fazla abiye de kaçmak istemiyorum. Bileniniz varsa yardım etsin please :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5606864182967130928?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5606864182967130928/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5606864182967130928' title='33 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5606864182967130928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5606864182967130928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/yazlklar-kt-meydana.html' title='Yazlıklar çıktı meydana :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RiYd3f_uy-I/AAAAAAAAAHg/DNdIfKmm7WM/s72-c/ayak2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2491451019647718529</id><published>2007-04-16T10:28:00.000+02:00</published><updated>2007-04-16T14:48:44.051+02:00</updated><title type='text'>Sobeee :))</title><content type='html'>Kurunane sobelemiş beni :) Ben de ancak vakit bulabildim. Cevaplıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.1- Daha önce yaşadığınız 3 şehir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;İsviçre ve İstanbul.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.2- Tatil için gittiğiniz, gördüğünüz ve önermek istediğiniz 3 yer?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Türkiyede; Clup Med Kemer ve Bodrum Sea Garden. İkisinin de koyu, havası ve denizi muhteşem. Özellikle Kemer'deki Clup Med'e sürekli gideriz. Bir kere 18 yaşından küçükler alınmadığı için, tam kafa dinlenecek bir yer. Ayrıca yemek saatleri esnek olduğu içim, istediğiniz zaman yiyip içebiliyorsunuz, bir koşuşturma yetişme durumu olmuyor ki, bu kitle halinde aynı saatlerde hareket etme olayını tatil köylerinde hiç sevmem.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt; Yurt dışında ise baharda Paris, kışın Viyana. Özellikle Viyana'da karın yağmasına bayılıyorum. Üzerinize yapışan kar tanelerini izlemek büyük keyif. Hepsi tek tek kristal yıldızlar halinde ve her biri birbirinden farklı.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             3 değil, iki oldu. Ama en sevdiklerim ve önerebileceklerim bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.3- Yaşamak istediğiniz (görmediğiniz olur) 3 şehir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Türkiye'de İstanbul dışında yaşayamam. Yurtdışında ise Paris, Londra ve New York olabilir. Yani mutlaka gece ve gündüz kalabalık olmalı. Issız ve sakin yerler pek bana göre değil.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.1- Şu an ki mesleğiniz nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Şu an işsiz bir ev hanımıyım :P&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.2- Dünyaya yeniden gelseydiniz , hangi mesleği yapmak isterdiniz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Sonuçta yine çocuk büyüten işsiz bir ev hanımı olacağım için fark etmez :P &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.3- Kesinlikle ben yapamazdım dediğiniz meslek nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Balıkçılık veya fırıncılık. O kadar erken saatlerde her gün kalkamazdım herhalde.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.1- Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;em&gt;Herşeyde bir hayır vardır. Genelde pozitif düşünürüm ve neden sonuç ilişkisine inanırım. Eğer olumlu ya da olumsuz bir şey yaşıyorsam, bunun bir sebebi olduğuna inanırım. Dolayısıyla "Herşeyde bir hayır vardır" derim.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.2- Bir kitaptan alınan çok sevdiğiniz bir cümle veya paragraf?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;em&gt;Ortaokul ya da lisedeyken, Shirly McLaine'ini Sevginin Sonsuz Dansı'ndaki (galiba ismi böyleydi) kitabında bir cümle çok hoşuma gitmişti. İlk aklıma gelen şimdi o oldu. Şöyleydi (aşağı yukarı); "Dostluk, denizdeki bir gemiye benzer. Onu görmeseniz bile, orada olduğunu bilirsiniz."&lt;br /&gt;Gerçekten de sevdiklerimle uzun zamandır görüşemesem bile, birbirimizin kalplerinde olduğumuzu hissetmek bile yetiyor.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.3- Çok sevdiğiniz bir şiirin bir parçası?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;em&gt;Şiir pek okumam. O yüzden aklıma şimdi birşey gelmiyor.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Bir de 3 çeşit yemeği birilerine itaf ediyormuşuz galiba :)) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Kusura bakmayın, resimsiz olacak:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Benim uydurduğum bir salata var. Gerçi bu salatayı Sun Set'te yemiştim. Oradan esinlendim ve kendimce eklemeler yaptım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ayçiçeğin salatası &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;(olsun adı bari);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göbek ve koyu akdeniz kıvırcığı doğruyorsunuz. Yeşil ekşi elmayı küp küp doğruyorsunuz. Beyaz peyniri minik küpler şeklinde kesiyorsunuz. Sonra halka şeklinde kırmızı biber, salatalık da doğruyorsunuz. Küçük bir domates de doğruyorsunuz. Son olarak da bir avuç ceviz ve kuru üzüm koyuyorsunuz. Biraz zeytinyağı ve elma sirkesi gezdiriyorsunuz. Peynirden dolayı tuz katmanıza gerek yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok doyurucu bir salata oluyor. Bu salatayı &lt;strong&gt;Renkler'ciğime&lt;/strong&gt; itaf ediyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Yine benim uydurduğum birşey var. Patlıcan çok sevdiğim bir sebzedir. Adı da &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Hafif Patlıcan &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;olsun bari:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boston patlıcanı halkalar şeklinde kesiyorsunuz. Çok az yağ ile ya da yağsız tavada kızartıyorsunuz. Izgara gbi oluyor. Tabağa aldıktan sonra, üzerine dilimlenmiş domates diziyorsunuz. Küp küp kesilmiş beyaz peynir koyuyorsunuz. En son olarak da tabağın üzerinde nar ekşisini gezdiriyorsunuz ve zevkinize göre kuru ya da taze nane serpiştiriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok hafif bir yaz yemeği oluyor. Bunu da &lt;strong&gt;Kurunane'ciğime&lt;/strong&gt; itaf &lt;br /&gt;edeyim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Son olarak da &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bircher Müsli &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;tarifi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğiniz birkaç çeşit meyveyi soyup küp küp doruyorsunuz. Benim favorilerim elma, armut ve yeşil çekirdeksiz üzüm. Meyveleri büyük bir kaseye alıp karıştırıyorsunuz. Sonra taze fındık kırıp içlerini irice dövüyorsunuz (taze fındık olması önemli). En son olarak da içine birkaç kaşık vanilyalı dondurma ekleyip karıştırıyorsunuz.&lt;br /&gt;Özellikle çocuklar bunu hem yapmayı hem de yemeyi çok seviyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu da sevgili gırtlakdaşım &lt;strong&gt;Kuğu'cuğuma&lt;/strong&gt; itaf ediyorum. Kendisini zorlayıp meyve seçsin diye :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda sobelenmemişlerse eğer, &lt;strong&gt;Çiçeklibahçe'yi&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Kuğu'yu&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Gamzeli'yi&lt;/strong&gt; sobeliyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2491451019647718529?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2491451019647718529/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2491451019647718529' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2491451019647718529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2491451019647718529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/sobeee.html' title='Sobeee :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2735726909590449255</id><published>2007-04-11T15:34:00.000+02:00</published><updated>2007-04-11T15:41:19.126+02:00</updated><title type='text'>Merhaba :)</title><content type='html'>Çok ihmal ettim bloğumu, biliyorum. Fakat mecburen uzak kaldım. Uzun uzun anlatırım demiştim, fakat kötü günler geride kaldı çok şükür. Ben de tekrar anlatarak yaşamak istemiyorum o günleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük çekirdeğim, canım, neyse ki iyi artık. Fakat hala özel ilgi göstermemiz gerekiyor, çok hassas.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzatmadan hepinize uğrayacağım şimdi:) Çok özledim ve de merak ettim sizleri :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2735726909590449255?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2735726909590449255/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2735726909590449255' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2735726909590449255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2735726909590449255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/merhaba.html' title='Merhaba :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6159837383457328180</id><published>2007-04-04T13:03:00.000+02:00</published><updated>2007-04-04T13:10:37.413+02:00</updated><title type='text'>Bir Stephen King filminde miyim neyim?</title><content type='html'>Arkadaşlar iyiyim artık. Alacakaranlık kuşağındaki gibi günler geçirdim. Gerçekten tuhafdı. Artık geçti. Daha sonra anlatırım uzun uzun. Büyük çekirdek hariç, artık iyiyiz. Ama o da iyi olmak üzere:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok özledim sizleri. Uzak kalınca insan gerçekten aklından çıkaramıyor, arkadaşları merak ediyor. Ama kimseyi ziyaret edemedim henüz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmek üzere :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6159837383457328180?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6159837383457328180/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6159837383457328180' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6159837383457328180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6159837383457328180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/04/bir-stephen-king-filminde-miyim-neyim.html' title='Bir Stephen King filminde miyim neyim?'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5898069995937064028</id><published>2007-03-22T13:38:00.000+02:00</published><updated>2007-03-22T14:13:29.876+02:00</updated><title type='text'>Ebe Sobeee :))</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RgJt1FhU_pI/AAAAAAAAAHU/O5zcVVtMyDQ/s1600-h/martka.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RgJt1FhU_pI/AAAAAAAAAHU/O5zcVVtMyDQ/s320/martka.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5044715291390836370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikrimin İnce Gülü sobelemiş beni :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vazgeçemediğimiz &lt;strong&gt;markalar&lt;/strong&gt; bu seferki sobe konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında öyle marka tutkum yok. Aklıma ilk gelenleri yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Parfümümü 11 yıldır kullanıyorum. Bir çok parfümüm var. Fakat onlar gelip geçici  hevesler:) Arada değişiklik olsun diye kullandıklarım.&lt;br /&gt;Fakat bu Cheap and Chic benimle bütünleşmiş bir parfüm.&lt;br /&gt;Öyle ki, bir yere gittiğimiz zaman, bizden sonra gelenler asansöre filan bindiklerinde, kapıdan girer girmez "Ayçiçek'lerin geldiklerini kokusundan anladık" derler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Christian Dior'un sellülit kremi de benim için bir vazgeçilmez :) Çok memnunum, süper sonuç veriyor. Bir mucize :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Flor Mar'ın 319 no'su. Yıllarca vazgeçemediğim bir oje. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Çocukların giysileri genelde Zara Kids'ten. Özellikle pantalon modelleri süper.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Yine çocuklara aldığım ayakkabılar ya Adidas ya da Nike marka oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kendi giysilerimde marka takıntım yok. Yeter ki hoşuma gitsin, üzerimde güzel dursun :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eğer marka konusunda sobelenmedilerse, &lt;strong&gt;Kuğu&lt;/strong&gt;'yu, &lt;strong&gt;Sanem&lt;/strong&gt;'i ve &lt;strong&gt;Nimet&lt;/strong&gt;'i sobeliyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5898069995937064028?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5898069995937064028/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5898069995937064028' title='22 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5898069995937064028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5898069995937064028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/ebe-sobeee.html' title='Ebe Sobeee :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RgJt1FhU_pI/AAAAAAAAAHU/O5zcVVtMyDQ/s72-c/martka.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1082952216308746658</id><published>2007-03-20T08:08:00.000+02:00</published><updated>2007-03-20T09:32:18.263+02:00</updated><title type='text'>Küçük çocuğa ayakkabı alırken dikkat</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rf-A9C5q6VI/AAAAAAAAAHM/E1afHmJ9oi4/s1600-h/sporayk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043891893917378898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rf-A9C5q6VI/AAAAAAAAAHM/E1afHmJ9oi4/s320/sporayk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayakkabılar benim miniğin vazgeçilmezleri. Geçen hafta ona ayakkabı bakmakla geçti. Abisinden kalan dolu ayakkabılar var. Fakat şu an mevsimler uymuyor. Ona olacak olanlar abisinin kışlık modelleri. Sadece bir tane camel rengi çok şeker bir bot var. Onu da giydiremiyorum. İllaki bu mavi ayakkabıları giyecek. Hayır, inat edip başkasını giydirince, kaşlar çatılıyor ve yürümüyor. Öylece duruyor, trip yapıyor. Ama artık küçülmeye de başladı bu ayağındakiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de ana oğul ayakkabı bakmaya gittik. Çocuklara genelde hep spor ayakkabı giydiririm. Bir de erkek çocuk oldukları için, yani koşturma durumları vs., daha rahat ediyorlar. Kız anneleri gibi cicili bicili ayakkabılar alamasam da, birkaç değişik renk alır, giysilerine yine de uydurmaya çalışırım. Büyük çekirdekte sorun yok, canım nasıl giydirsem kabul ediyor, bu konuda hiç üzmüyor.&lt;br /&gt;Fakat bu minik şimdiden başladı itirazlara:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara ayakkabı alırken, mutlaka kendim giydirip deniyorum, başkasına bırakmıyorum. &lt;strong&gt;Ve küçük çocuğu olan herkesin de bunu kendisinin yapmasını öneririm&lt;/strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan yıllar önce, büyük çekirdek 14 aylık filandı, ona ayakkabı bakmaya gitmiştik.&lt;br /&gt;Büyük çekirdek de çok uslu, uysal, güleryüzlü bir bebekti. Öyle ağladığı filan da olmazdı.&lt;br /&gt;Ben de tabii yeni, tecrübesiz anne olarak yanında dikilmiş, mağzadaki bir elemanın ona ayakkabı giydirip çıkartmasını izliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara Çekirdek huysuzlanmıştı, bağırmıştı. Ben ve annem şaşırdık ne oluyor diye. Çünkü hiç öyle yapmazdı. Acaba ayakkabı mı sıkıyor demiştik. Ama öyle birşey de yoktu. En son giydiği ayakkabıyı beğenip yürümesini istemiştik. Fakat oğlum ağlamaya başlamıştı. Yürüyordu, fakat bir garip yürüyordu. Herhalde yeni ayakkabıya alışamadı diye düşünmüştük. Bir iki dolaşmıştı, sonra yürümesi düzelmişti. Fakat garip bir şekilde huzursuzdu. Ara ara sızlanıp ağlıyordu. Biz de herhalde uykusu geldi dedik. Ayakkabıları alıp, elemanın eski ayakkabısını giydimesini bekleyip, eve dönmüştük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol boyunca uyumaya çalıştı, bir dalıyor, sonra tekrar ağlayarak uyanıyordu. Garip bir ağlamaydı, sızlanma, acı çekme gibi. Ben de herhalde dişlerden dolayıdır diye düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam evde fazla durmamıştık, eşim gelince çıkmıştık yine. Bir yemeğe davetliydik. Tabii acele acele hazırlandığımız için, oğluşu soyup giydirirken, gözüme anormal birşey gözükmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra gittiğimiz yerde de vızır vızır ağlayıp, huysuzluk yaptmıştı. Herkes şaşkındı, çünkü oğlumun nasıl sessiz ve sakin olduklarını biliyorlardı. Uykuya dalıyor, beş dakika sonra uyanıyor ağlıyordu. Ateşine bakıyorduk, ateşi filan yoktu. Ama yemeği reddediyor, biberondan da hırslı hırslı emiyordu. Onu yere bıraktığımızda ise, bir adım atıyor, sonra kendini yere bırakıyordu. Bir türlü yürümek istemiyordu. Onun bu haline daha fazla dayanamayıp, eve dönmüştük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde onu soyup, rahatlamasını sağlamaya çalıştık. Yemeğe gitmeden önce doktoruyla telefonda görüştüğümde, ateşi yoksa endişelenmeyin demişti. Fakat anormal bir durum olduğu ortadaydı. Çocuk bir şekilde acı çekiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve girdiğimizde ayakkabılarını çıkarmıştım, fakat o yürümek istemiyordu. Zaten gittiğimiz yerde de hiç yürümemişti, ya oturuyordu ya da emekliyordu.&lt;br /&gt;Evde de zaten yorgundur diye kucağımda onu oturma odasına götürmüştüm ve yukardan başlayarak üstünü değiştirmiştim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıra çoraplarına geldiğinde, bayılacağımı zannettmiştim. Hemen eşimi çağırıp, çocuğun ayağına birşey olmuş, bakamıyorum, bana birşeyler oluyor gibi birşeyler gevelemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çorabının altından küçük parmağının tam ters yönde dönmüş olduğunu hissetmiştim. &lt;br /&gt;Ben fenalaşırken, eşim çorabı hemen çıkartıp, parmağı ters yönde aşağıya doru indirip, yerine oturtmuştu.&lt;br /&gt;Hemen tekrar giyinip hastaneye gitmiştik. Çok şükür röntgene gerek duyulmamıştı. Parmağında kırık da yoktu. Doktor da bu yaştaki çocukların eklemlerinin çok esnek olduğunu, kolayca yerinden çıktığı gibi, tekrardan da yerine oturtulduğunu söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlum çok rahatlamıştı. Gündüz saatlerinden beri çektiği acı nihayet sona ermişti. Eve dönünce mışıl mışıl uyumuştu ve ertesi gün normale dönmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kazanın mağzada, o elemanın ona ayakkabıları giydirirken olduğunu anlamıştık. Herhalde çok zorlamıştı giydirirken, zorlarken de parmağı ters dönmüştü. Çünkü orada başlamıştı huzursuzluğu ve ağlaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günden beri mutlaka ben giydirip deniyorum. Bazı elemanlar yardımcı olmakta ısrar ediyorlar. Fakat yine de başkasına izin vermiyorum. Tabii şimdi büyüdüğü için, kendi bile giyip çıkartıyor, denerken.&lt;br /&gt;Fakat miniğin ayağına ısrarla ben giydirip deniyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hala istediğimiz gibi birşey bulamadık. Ben alt tarafı, şimdikine benzer bir spor ayakkabı olsun diyorm. Fakat o giydirdiklerimi hemen çıkartıyor.&lt;br /&gt;O Cindirella ben prens, dolaşıp duracağız bir müddet daha.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1082952216308746658?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1082952216308746658/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1082952216308746658' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1082952216308746658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1082952216308746658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/kk-ocua-ayakkab-alrken-dikkat.html' title='Küçük çocuğa ayakkabı alırken dikkat'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rf-A9C5q6VI/AAAAAAAAAHM/E1afHmJ9oi4/s72-c/sporayk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4671235690839009808</id><published>2007-03-12T11:12:00.000+02:00</published><updated>2007-03-12T12:05:48.101+02:00</updated><title type='text'>Aklıma gelen vazgeçemediklerim :)</title><content type='html'>Fikrimince sobelemiş herkesi :) Vazgeçemediklerimizi yazacakmışız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyden vazgeçebilirim, &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;oğullarım, eşim, ailem&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; ve &lt;em&gt;&lt;strong&gt;dostlarım&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; dışında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yine de "çok bağlı" olduğum takıntılarım yok değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela kolumda saat olacak illaki. Bir vazgeçemediğim birşey:)&lt;br /&gt;Saatim yoksa kolumda, ki genelde nadirdir, kendimi çıplak hissederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun saçtan vazgeçemiyorum. Hep uzundur saçım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kot pantalondan da vazgeçemem herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay içmek bir tutku bende. Eşim mesela yeşil çaya geçti artık. Daha sağlıklı diye. Ama ben siyah çaydan vazgeçemiyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araba kullanmaktan da vazgeç(e)mem. Oğlanlar ilerde bu tutkuma bir tehlike oluşturmasınlar diye, babalarından söz aldım bile, onların arabası benimkinden ayrı olacak diye :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çikolatadan ve çikolata içeren herşeyden vazgeçmem zor :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten ve blogger arkadaşlarımdan da vazgeçmek zor gözüküyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pizza da bir vazgeçilmezdir benim için :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk aklıma gelenler bunlar. Düşününce daha birçok şeyden vazgeçemediğim çıkmıyor da değil. Ne çok sevdiğim şey varmış :))&lt;br /&gt;Ama başta da dediğim gibi, bunlar önemli değil. Herzaman gerekirse vazgeçilebilen, bırakılabilen şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için &lt;em&gt;&lt;strong&gt;tek&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; vazgeçilmezim ailem, yuvam, huzurum, dostlarım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi haftalar dilerim..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RfUg-q2ctSI/AAAAAAAAAHE/mG0TmzKvb7w/s1600-h/ispc063060%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RfUg-q2ctSI/AAAAAAAAAHE/mG0TmzKvb7w/s400/ispc063060%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5040971618937779490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4671235690839009808?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4671235690839009808/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4671235690839009808' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4671235690839009808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4671235690839009808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/aklma-gelen-vazgeemediklerim.html' title='Aklıma gelen &lt;em&gt;vazgeçemediklerim&lt;/em&gt; :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RfUg-q2ctSI/AAAAAAAAAHE/mG0TmzKvb7w/s72-c/ispc063060%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-8644110575793883119</id><published>2007-03-08T23:03:00.000+02:00</published><updated>2007-03-09T10:41:54.012+02:00</updated><title type='text'>Bakmayın tarihe, bu gün 9 Mart :))</title><content type='html'>Dün kuaförüme gittim. Niyetim gölgelerimi yenilemekti. Fakat koltukta ani bir karar değişikliği yapıp, gölge yerine röfle istedim. Kuaförüm de destekledi bu kararımı. Çünkü gölgeden açılan saçım bundan sonra röfleyi daha iyi kaldırırmış dedi.&lt;br /&gt;Sonuç olarak iyice sarardım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim hafif! bir şaşkınlık geçirdi, akşam beni görünce. Çünkü onun gönlünden her zaman saçımı koyultmam geçer. Ama ben her gidişte daha da açtırdığım için, artık bu konu konuşulmuyordu uzun zamandır. Beni görünce, niye bana söylemedin dedi. Ben de söyleseydim, istemezdin biliyorum dedim. Ve senin istemediğini söylemen üzerine yine de gidip yaptırsaydım, hoş olmazdı dedim. Bu açıklama hoşuna gitti. Ne taktik ama:) Böylece konu kapanmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuaförden sonra kayınvalideme uğradım. S. teyzeyle beraber bu akşam için içli köfte hazırlıyorlardı. Hani her iki haftada bir cuma geceleri beraber toplanıp yeriz ya. Onun hazırlığıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de yardım edeyim dedim ve bir kaç iç sıktıktan sonra, benim minik mızmızlanmaya başladı. Uykusu gelmişti. Ben de onu alıp eve gittim, uyuttum. &lt;br /&gt;Nedense içli köfte yapılırken başından sonuna kadar yapılma aşamasını yakalayamıyorum hiç. Artık başka sefere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gittim, çünkü zaten aynı sokakta oturuyoruz. O yüzden minik yatağında uysun istedim. Kendi yatağında hemen dalıyor, fakat başka yerde uğraşmam gerekiyor uyuması için. Ne kadar geç uyursa, o kadar geç kalkıyor. Bunun sonucunda da akşam geç yatıyor. O yüzden hemen eve götürüp uyuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Postumun tarihi dünü gösteriyor. Çünkü dün gece başlamıştım, ama bitiremeyince bugüne bıraktım. "Bugün" diye başlıyordu, onu da "dün" diye düzelttim. İşte böyle:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bu gece yine kayınvalidemlerde toplanıyoruz. Eltimler, biz filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bugün dişarı çıkmayı düşünüyordum. Fakat nedense bir türlü harekete geçemedim. Dünkü güzel güneşli hava da yok bugün:(&lt;br /&gt;Of, iyice sıkıcı yazmaya başladım, konu mu bulamadım ne :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi haftasonları dilerim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-8644110575793883119?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/8644110575793883119/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=8644110575793883119' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8644110575793883119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8644110575793883119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/bakmayn-tarihe-bu-gn-9-mart.html' title='Bakmayın tarihe, bu gün 9 Mart :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2195598790228605965</id><published>2007-03-07T10:26:00.000+02:00</published><updated>2007-03-07T14:20:32.543+02:00</updated><title type='text'>Bahar alışverişim başladı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Re58TZpg1pI/AAAAAAAAAG8/oB8dSNsEinE/s1600-h/tak%C4%B12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Re58TZpg1pI/AAAAAAAAAG8/oB8dSNsEinE/s400/tak%C4%B12.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5039101705818527378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün kayınvalidemle, onun kızkardeşi S. teyze ve benim minikle alışveriş merkezine gittik. Sadece dolaşıp öğle yemeği yiyecektik. Biz kayınvalidemle çok iyi anlaşırız, maşallah. Birbirimizi çok severiz. Kayınvalide gelin değil de, anne kız gibi yakınız. Bana ve eltime karşı her zaman hep içten, yardımsever, sıcaktır. Yeri geldiğinde bir anne, yeri geldiğinde de bir arkadaş gibidir. O yüzden onunla gezmeyi de severiz.&lt;br /&gt;Dün de çıkıp gezelim dedik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirteyim, dün minik çok usluydu. Pusetinden inip yürümek istediyse bile, bizi hiç koşturtmadı peşinden. Hep yanımızda uslu uslu dolaştı. Hatta ona aldığımız köfteleri de yedi (hayret valla:)). Aman şimdi nazar değidirmeyeyim. Maalesef benim nazarım değiyor çocuklara ve eşime galiba :((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü ne zaman "Minik geceleri uyanmaz" desem, sebepsiz yere o gece uyanacağı tutar. Ya da "Büyük çekirdek hastalanmadı bu ay, ne güzel" desem, bir bakmışım ateşi çıkmış ya da öksürüğü başlamış. Hatta eşimle de uzun süre tartışmadıysak, ve içimden 'maşallah ne de iyi gidiyoruz desem', o akşam sudan sebepten tartışma çıkar :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimseye kötü gözle bakmıyorum, hatta kıskançlık huyum da yoktur. Fakat nazarım başkasına da değiyor mu bilmiyorum. Eğer öyleyse bile, istemeden oluyordur.&lt;br /&gt;Bir keresinde eltimin bileğinde bir bileklik görmüştüm. Ve başkasında beğendiğim şeyleri o kişiye söylerim. Ona da dedim, ne güzel bir bileklik diye. O da çıkartıp, bakmam için verdi. Ben de iade ettiğimde, tekrar bileğine takmak isterken, elinde kırıldı geçirme yeri. Hatta bir kez daha böyle bir şey olmuştu. Artık çekine çekine iltifatta bulunuyorum. Ya da hiç bulunmayım bundan sonra.&lt;br /&gt;Daha dün kayınvalidemin üstündeki yeni montu için "Ne kadar güzel, güle güle kullanın" dedim. Umarım birşey olmamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönelim alışverişimize :)&lt;br /&gt;Bir şey almaya niyetlendiğim zaman, genelde istediğim gibi birşey bulamam. Fakat aklımda birşey almak yokken, karşıma güzel şeyler çıkar. &lt;br /&gt;Dün de hiç aklımda yokken, çocuklara bir iki parça giysi aldım. &lt;br /&gt;Kendime de krem rengi baharlık pantalon ve hoş pembe bir bluz aldım. &lt;br /&gt;Siyah rengi çok sevsem de ve kışın genelde siyah ve ekru ağırlıklı giyinsem de, baharın gelmesiyle ve de yazın tabii, gözlerim sadece pembeler, maviler, beyazlar (mutlaka), yeşiller filan görür.&lt;br /&gt;Hele yazın olmazsa olmazım beyaz pantalon, krem pantalon, beyaz etek ve açık renk kot etek. Üstüne de zaten bütün renkler:)&lt;br /&gt;Fakat hep sade ve tek renk seçiyorum. Öyle rengarenk desenli giysileri giyemiyorum nedense. Belki elbiselerde oluyor da, ama öyle tek parça üst veya etekte giyemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu bahar ve yaz için pek alışveriş yapmama gerek yok. Geçen sene doğumdan sonra tekrar incelmenin verdiği mutlulukla bir sürü alışveriş yapmıştım. Eminim şimdi bile hatırlamadığım bir sürü şey çıkacak, dolabı indirsem.&lt;br /&gt;Yazlıkları meydana çıkarmanın zamanı geldi mi ne:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat dün Zara'da nefis beyaz bir etek gördüm. Alayım mı diye tereddüt ettim, sonra vazgeçip pantalon aldım. Ama aklım etekte kaldı. &lt;br /&gt;Beyaz etek sevenler için tarif edeyim, kumaşı çok ince değil, keten gibi. Yani öyle iç gösteren cinsten değil. Boyu da tam diz kapağında ki bayılırım bu boydaki eteklere. Bel ve basen oturuyor, aşağıya doğru kloş iniyor. Galiba önünde de yarım bir pile vardı. Hem çok şık, hem de çok kullanışlı bir model. Galiba ben bunu gidip alacağım. Çünkü şöyle bir şey var, Zara iki haftada bir kolleksiyon değiştirdiği için, bazı ürünler hemen bitebiliyor. Bu da öyle beğenilmeyecek gibi değil. Geçen sene az aramamıştım beyaz etek. Ve istediğim gibi bulamayınca, beyaza yakın krem renginde almıştım bir tane. Ama beyazın yerini tutmadı gönlümde. Belki o yüzden bu kadar takmış durumdayım beyaz eteğe :)))&lt;br /&gt;Gözüme kestirdiğim birkaç parça daha oldu tabii. Fakat önce dolabımı döküp, neyim var neyim yok bakacağım. İhtiyaçlarımı belirleyip, öyle çıkacağım alışverişe. Yoksa ipin ucu kaçıyor ister istemez :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de takı olayı var yani :) Mutlaka her çıktığımda baktığım bir yer var. Hatta adresi de var "http://www.kurshuni.com". Bu markada küpeden halhala herşey var. Hepsi el yapımı özel cam ve metal olarak da gümüş kullanıyorlar. Çok abartılı modeller olduğu gibi sade, zarif modeller de mevcut.  &lt;br /&gt;İşte yukarda gördüğünüz kolyeyi ve bilekliği de dün aldım. Bu aldıklarımın takımı da var tabii. Ama ben öyle fazla takım takmayı sevmiyorum. Ayrı ayrı parçaları daha çok seviyorum. Yeter ki uyumlu olsun:) O minik uğur böceğinin kırmızısı da vardı. Fakat bu mavi böcek ilk bakışta çok hoşuma gitti :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2195598790228605965?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2195598790228605965/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2195598790228605965' title='26 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2195598790228605965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2195598790228605965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/bahar-alveriim-balad.html' title='Bahar alışverişim başladı'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Re58TZpg1pI/AAAAAAAAAG8/oB8dSNsEinE/s72-c/tak%C4%B12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5396816527959317907</id><published>2007-03-05T14:29:00.000+02:00</published><updated>2007-03-05T15:01:14.978+02:00</updated><title type='text'>Kendi resmimizi kendimiz basıyoruz</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RewNhStM4eI/AAAAAAAAAGc/qyxSdZUGlLk/s1600-h/makina.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RewNhStM4eI/AAAAAAAAAGc/qyxSdZUGlLk/s320/makina.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5038416948729012706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarda gördüğünüz bu küçücük makina harika birşey. İçine yerleştiriyorsunuz isteğe göre mat ya da parlak kağıtları. Bilgisayarınızda kayıtlı yüzlerce resimden beğendiklerinizi seçiyorsunuz. Sonra da basıyorsunuz :))&lt;br /&gt;Süper kalitede resimler elinizde hazır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden mi çıktı şimdi bu?&lt;br /&gt;Uzun zamandır annelerimiz bizim miniğin resimlerinden istiyorlardı. &lt;br /&gt;Büyük çekirdekte gösterdiğimiz özeni ne yazık ki minikte göstermemişiz. &lt;br /&gt;Abinin bir sürü albümü ve çerçeve içinde resmi varken, miniğin o zamanlar hevesle alınan albümü ne yazık ki boş. &lt;br /&gt;Çerçevede duran resim ise henüz bebekken çekilen resim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat resim çekmedik değiliz. Hala birsürü resim çekiyoruz. Fakat hepsi bilgisayarda kayıtlı. Hatta bütün resimlerin, filmlerin bir kaydı da eşimin işyerinde duruyor. Ne olur ne olmaz diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ihmal etmişiz, bastırmamışız hiç. Eşimin de aklında böyle birşey almak vardı. Gitti aldı cumartesi günü. Evet bensiz. Hatta sevgili kayınvalidem bile şaşırdı, niye benim de çıkmadığıma. Ben bakardım çocuklara dedi. Fakat nedense bu hafta sonu evde tembellik yapmak istedi canım :)) Öyle giyin, süslen, hazırlan, çocukları hazırla modunda değildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim de zaten hemen gitti döndü :) e bensiz olmuyor tabii :P.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve başladık biz cumartesi gecesi habire resim basmaya. Büyük annelere, dedelere, eşimin işyerine, buzdolabının kapağına, cüzdanın içine (evet, cüzdan boyutunda küçük de basılıyor) ve çerçevelere konmak üzere basıp durduk. &lt;br /&gt;Hatta miniğin albümü bile dolmaya başladı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık fotoğrafçıya git gel derdi kalmadı. &lt;br /&gt;Çok keyfliymiş evde resim basmak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi haftalar dilerim :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5396816527959317907?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5396816527959317907/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5396816527959317907' title='24 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5396816527959317907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5396816527959317907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/03/kendi-resmimizi-kendimiz-basyoruz.html' title='Kendi resmimizi kendimiz basıyoruz'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RewNhStM4eI/AAAAAAAAAGc/qyxSdZUGlLk/s72-c/makina.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1627249700584866575</id><published>2007-02-26T17:41:00.000+02:00</published><updated>2007-02-27T11:01:01.960+02:00</updated><title type='text'>Başlık Yok :))</title><content type='html'>Yine olmuş epey yazamayalı. Ama gerçekten de fırsat bulamadım. Bir ara boş vaktim oldu. Fakat nihayet sırası gelen bir "Grange" kitabına başladığım için, ve de heyecanın dorukta olduğu bölümlere geldiğim için, kitap okumayı tercih ettim :)&lt;br /&gt;Gerçi aklım hala kitapta, yarıladım da. Fakat şu postu yazayım, döneceğim yine ona ve bitireceğim herhalde (eşimin arada yaptığı 'ne zevk alıyorsun böyle kitaplardan' yorumlarıyla birlikte).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam, eşimle oturduk "Kanlı Elmas"ı izliyorduk. Gerçi yarısını bitirdik, yarısını da bu geceye bıraktık. Çocuklu olunca filmleri bazen ikiye, üçe bölüp dizi şeklinde izleyebiliyoruz ancak. Çünkü onlar yattıktan sonra izliyoruz, bazen de geç başlıyoruz, bu yüzden de bitiremiyoruz:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii eşim hemen, bak işte kadınların pırlanta merakı tatmin olsun diye oradaki insanlar, aileler neler çekiyor lafını kendine saklamadı, paylaştı benimle.&lt;br /&gt;Ben de gerçekten üzüldüm. &lt;br /&gt;Niye böyle bir konuşma geçti, onu da söyleyeyim. Filmi seyretmeden 3-4 gün önce, annem bana gelmişti. Hava da çok güzeldi. Ne yapalım edelim derken, ben hadi kuyumcuları gezelim dedim. Kopmuş iki zincirim ve kırılmış bir bilekliğim vardı. Amaç onları tamir ettirmek ve de kenarda takmadığım, fakat şimdi moda olan sarı mat renkteki zincirime bir uç bakmaktı. Hani şimdi orjinal, taşlı uçlar moda ya, onlardan bakacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında öyle takıp takıştıran biri değilimdir. Ama beyaz altını, pırlantayı ve değişik zarif modelleri beğenirim. Kesinlikle takım şeklinde değil de, öyle birbirleriyle uyum içinde olan parçaları seçer takarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, dolaştık, girdik bir kuyumcuya. İki zincirim tamir edildi de, bilekliğim tam yay kısmından koptuğu için, ve kendine has motiflerle olduğu için, tamir yeri belli olur dediler. Ben de o zaman siz alın, ben bunun yerine birşey bakayım dedim. Ve yanımda getirdiğim diğer zinciri çıkartıp, ucuna kolye ucu baktım.&lt;br /&gt;Sonunda bir tane zemini mat sarı, kenarları parlak sarı, üstünde beyaz yıldızlı ve yıldızların üstünde minik taşları olan bir uç beğendim. Zincirim de mat olduğu için, hoş durdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çıktık dolaştık, vitrinlere biraz daha baktık. Birşey almadığım sürece öyle kuyumcu vitrinlerine pek bakmadığımdan, yeni çıkan modelleri o gün gezerken ancak gördüm. Şu sıralar bilek için çok hoş zincirler var. Özellikle bir bileklik aklımda kaldı.&lt;br /&gt;İşte ben böyle aklımda kalan bileklikten ve kolye ucumun yüzüğü de var, onu da alsam mı diye bahsedip dururken, bu filmi izleyince, eşim de yeri gelmişken değiniverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü ise ben miniği alıp anneme gittim. Teyzem de geldi, hoş vakit geçirdik. Büyük çekirdeğimin okulu annemin evine yakın olduğu için de, ona süpriz yapayım ve ben gidip alayım dedim.&lt;br /&gt;Gelen velilerin ve (servis) hostes ablalarının beklediği camlı bir bölme var, yemek yedikleri alanın yanında. Biz orada beklerken, ufaklıklar İstiklal Marşı için sıralanmaya başladılar. Bizimkilerin ansınıfı binası büyüklerden ayrı olduğu için, karşımızda sadece 6 anasınıfı ve 4-5 yaş sınıfları vardı. Hepsi mini minacık, İstiklal Marşını okuyorlardı. Çok şekerdiler. Bu arada oğlumun üzüm üzüm gözlerle etrafına bakındığını, beni görünce yüzünün mutlulukla ışıldadığını, çoşkuyla bana el salladığını görmem de bana ayrı bir mutluluk yaşattı. Pek bir sevindi, servisle dönmeyeceği için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneme gittik. Orada birşeyler yedi. Sonra miniği de eve alıp, yola çıktık. &lt;br /&gt;Bu sefer de babaanneye gittik. Çünkü akşam için bizi ve eltimleri yemeğe çağırmıştı.&lt;br /&gt;Her 15 günde bir Cuma akşamları yemeğe toplanırız annemlerde. Bu sefer S. teyze, G. hala da vardı. Yine güzel ve kalabalık bir Cuma gecesi geçirdik. Gecenin konusu, biz kadınlar arasında, eltimin ona her gün gelen yardımcısının attığı kazıktı. Allahım büyüksun, ne diyeyim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün gece yerinde duramayan oğlum, eve dönünce ateşlendi. Cumartesi sabahı ateşi devam edince, miniği babaanneye bıraktık, doktora götürdük onu.&lt;br /&gt;Şu sıralar 3. ateşlenmesi ve ara ara öksürüğü de var. Daha önceki ateşlenmelerde antibiotik vermiştik 2 kere, ama bu sefer bari kan ve idrar tahlili yaptıralım dedim, kendi kendime tabii. Ama doktorumuz böyle birşeye gerek duymadı. Birşeyi yok, ateşi virütik dedi. Havada varmış. Bünye zayıf düşünce de baş gösteriyor dedi. İlaç da yazmadı. Calpol kullansın 3 gün ve bol sıvı alsın dedi.&lt;br /&gt;Çok sevindik çiddi birşeyin olmamasına. Fakat içim yine de rahat değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün başladığım yazıma bugün devam ediyorum. İzlediğimiz filmler gibi artık postum da yarım kalıyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün okula göndermedim oğluşu. Pek bir mutlu oldu, evde kalacağım diye. Ya oğlum tam bir ev kuşu. Ya da okulda bu yaştaki çocuğa fazla yükleniyorlar. Anasınıfı olmasına rağmen birinci sınıflardan tek farkları okuma yazmaya geçmemiş olmaları.&lt;br /&gt;07.20'de gidiyor. 17.30'da dönüyor. 18.00'da akşam yemeğini yiyiyor ve sonra başlıyor oyun oynamaya. Akşam babası geldiğinde onu sevmek istiyor, yanına çağırıyor. Bizimkisi "Zaten saat kollarını açtığında (21.15) yatacağım, şimdi vakit kaybetmeyeyim" diyor. Çocuğa evde geçirdiği zaman yetmiyor :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ve yarın (okul gezisi olacağı için) de evde kalsın istiyorum. O da zaten dünden razı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biz gittik, döndük doktordan. Büyük oğluşu da babaanneye bıraktık. &lt;br /&gt;Sonra eşim dedi ki, biraz gezelim. Almak istediği birkaç eşya vardı. Alışveriş de yaptık. Sonra uzun bir zamandır çin yemeği yemediğimizi fark eden eşim "Hadi çin yemeği yiyelim" dedi.&lt;br /&gt;Onun "Çin yiyelim" demesi şu anlama geliyor: "Ben 6 adet çin böreği yiyeceğim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylarca Tayvan'da yaşamış, iş için Hong Kong'a gidip gelen eşim, aslında çin yemeğinden nefret eder. Bir tek çin böreğini çok sever. Sadece böreği sevdiği için razı oluyor çin lokantasına girmeyi. Ben çin yemeğini çok severim. Hatta o gün abartıp çin usulü tavuk, erişte, mantı ve börek yedim.&lt;br /&gt;Bir keresinde, eşimin en yakın arkadaşının doğumgünüydü. Eşi de ona süpriz bir doğumgünü yemeği hazırlamıştı. Biz arkadaşlar (8-10) kişi filandık, onlardan önce, eşinin yer ayırttığı çin lokantasına gidip, bize ayrılan üst kattaki özel bir bölmede (gerçekten de özeldi, motifli kağıt paravanlar filan vardı) onları bekledik.&lt;br /&gt;Hoş bir süpriz ve karşılamadan sonra, masa donatıldı. Daha önce tatmadığım yiyecekleri de yeme fırsatım olmuştu:)&lt;br /&gt;Bir ara herkes eşime bakmıştı. Çünkü geldiğinden beri sadece çin böreği yiyiyordu. &lt;br /&gt;Saatlerce oturup yemiştik. Bir ara eşime sordmuştum, kaçıncıyı yiyiyorsun diye. Saymayı bıraktım demişti:)&lt;br /&gt;Yani bu derece katıdır, ağızına tek bir lokma koymaz, börek dışında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden nereye gelmişim:)&lt;br /&gt;Pazar günü ise eşimin teyzesine gittik. Yine kalabalıktık. Çünkü eşimin kuzeninin kız arkadaşıyla tanışacaktık. Yakında nişanlanacaklar da, onun için ailece tanıştık.&lt;br /&gt;Şöyle kalabalık kalabalık otururken birden fark ettim ki, ailenin en kıdemli gelini benmişim. Yaşça en büyük değilim. Çünkü eltim ay farkıyla benden büyük. Fakat eşim ailenin ilk göz bebeği, ilk torun, yeğen olunca, haliyle de ilk o evlendi. Aramızdaki yaş farkından dolayı da yaşça büyük gelin olmaktan kurtarıyorum da, ama büyük gelin sıfatını yine de taşıyorum:)&lt;br /&gt;Şimdide aileye katılacak olan son gelinimiz benden 4 yaş küçük. Çok hoş, kibar bir kız. Hepimiz hemen sevdik onu. &lt;br /&gt;Artık bundan sonra çok gelin göreceğiz daha. Çünkü kuzenlerin evlilik yaşları geldi:)&lt;br /&gt;Çok gelin diyorum çünkü eşimin 2 teyzesinin 2'şer oğulları var. Dayısının bir oğlu var. Benim bir erkek kardeşim var. Yani pazar günkü tanıştığımız gelin dışında daha 5 gelin gelecek inşallah :)&lt;br /&gt;Ailede kız yok mu derseniz, tabii ki var. Kayınbiraderimle eltimin iki kızları var. İkisi de bizim oğlanlarla yaşıt :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü, yani dün, oğluşlarla oturduk evde. &lt;br /&gt;Evimizin önündeki cadde ve kaldırımda iki haftadır çalışma olduğu için, oğluşlar hem camdan iş arabalarını izlediler, hem de evde mevcut olan iş arabalarıyla salonun ortasını inşaat alanına çevirdiler.&lt;br /&gt;Caddemiz tamamen yenileniyor. Bütün kaldırıma ve sokağa yeni taşlar döşendi. Bu arada da sokağın başındaki telefon kutusuna da birşeyler yaptılar. Nitekim dün bütün gün telefon ve internet hattı kesikti. &lt;br /&gt;Bu yüzden postuma ancak akşam başlayabildim ve haliyle bitiremedim. Çünkü daha önceden yarım kalmış filmin devamını izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kanlı Elması" izliyorduk ya, bir şey dikkatimi çekti. Neden bütün oynadığı filmlerde Leonardo DiCaprio filmin sonunda ölüyor? Titanik'te öldü, Departed'de öldü, burada da öldü. Diğerlerini hatırlamıyorum, ama çoğunda böyle galiba. &lt;br /&gt;Yazık oluyor ama çocuğa. Bizi de üzüyorlar yaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün evde temizlik var. Ben de birazdan oğlanları alıp anneme gideceğim. Akşama kadar oradayım.&lt;br /&gt;Herkese gecikmiş iyi haftalar dileği ...:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1627249700584866575?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1627249700584866575/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1627249700584866575' title='24 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1627249700584866575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1627249700584866575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/balk-yok.html' title='Başlık Yok :))'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-9028504963113575320</id><published>2007-02-21T10:40:00.000+02:00</published><updated>2007-02-21T10:56:59.996+02:00</updated><title type='text'>Yine iş bitirdik :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdwGEY0i50I/AAAAAAAAAGQ/Kn0k6MYTNaw/s1600-h/%C4%B0LA%C3%87.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdwGEY0i50I/AAAAAAAAAGQ/Kn0k6MYTNaw/s320/%C4%B0LA%C3%87.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5033905155945457474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece gece eşimin ilaç dolabımızı düzenleyeceği tuttu.&lt;br /&gt;Ben de elimde koca bir poşetle yanında dikildim, onun ayırdığı tarihi geçmiş ilaçları doldurdum poşete.&lt;br /&gt;Dolap ağızına kadar ilaç doluydu ve aradığımızı biraz zor bulup, aynından tekrar alıyorduk :)&lt;br /&gt;Maalesef bir sürü ilaç çöpe gitmek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;Eşim çocukların şuruplarını görünce isyan etti. Çünkü hepsinin işlevi aynı, sadece adları değişikti.&lt;br /&gt;Ama ne yapayım. Doktorumuza her gittiğimizde bize başka bir ad yazıyordu.&lt;br /&gt;Eşim de bu resmi print edip bana verdi. Çantanda dursun, doktora gittiğinde bizde bu şuruplar var diye gösterirsin dedi :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-9028504963113575320?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/9028504963113575320/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=9028504963113575320' title='34 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/9028504963113575320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/9028504963113575320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/yine-i-bitirdik.html' title='Yine iş bitirdik :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdwGEY0i50I/AAAAAAAAAGQ/Kn0k6MYTNaw/s72-c/%C4%B0LA%C3%87.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6572038601735856909</id><published>2007-02-20T10:24:00.000+02:00</published><updated>2007-02-20T11:11:09.635+02:00</updated><title type='text'>Oğlumun kankaları :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdqwao0i5xI/AAAAAAAAAFs/HL1B_HIOfqo/s1600-h/goril3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdqwao0i5xI/AAAAAAAAAFs/HL1B_HIOfqo/s200/goril3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5033529505220847378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da kim? Bunlar bugünlerde miniğin kankaları:)&lt;br /&gt;Bunlarsız birşey yapılmıyor artık. Yaramazlıklarda bile üçü beraberler.&lt;br /&gt;Ama mutlaka ikisi birarada eşlik etmeli miniğe. Öyle birtanesi ile yetinmek olmuyor. Yemek yerken bile ikisi mama sandalyesinin tepsisinde oturup, yanında olacak illaki. Arada bir bu iki kankanın da tadına bakmıyor değil. Acaba tadları değişti mi diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdqxwo0i5yI/AAAAAAAAAF4/D6KxP_0WbRM/s1600-h/goril1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdqxwo0i5yI/AAAAAAAAAF4/D6KxP_0WbRM/s200/goril1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5033530982689597218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm, yine ses ve görüntü yok oldu. Kesin birşeyler karıştırıyor içerlerde. Pardon karıştırıyorlar :) &lt;br /&gt;Zaten hep öyle oluyor. Ses varken merak etme. Ama sessizlik olduysa, şüphelen. Çünkü kesin işbaşındadır. Bir yerlerde birşeyler kurcalanıyordur muhakkak:) Hah, işte buldum sizi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdq0UY0i5zI/AAAAAAAAAGA/3cYwbFeCpPU/s1600-h/goril2.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdq0UY0i5zI/AAAAAAAAAGA/3cYwbFeCpPU/s200/goril2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5033533795893176114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oh, beyefendi girmiş odasına, çekmecelerini yine boşaltıyor. Kankalar da herzamanki gibi yanında, suça eşlik ediyorlar. Atmış onları da boş çekmecenin içine. Zavallılar kalakalmışlar öyle :))&lt;br /&gt;Bugünlerde yeni hobimiz, aç çekmeceleri, boşalt. &lt;br /&gt;Beyefendi biliyor da işini. Eğer giysi, örtü vs. ise fırlat yere. Ama bardak, çanak gibi narin şeyleri dikkatle yere bırakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki kere kırmıştı birşeyler. Fakat anında müdahele edip, cam gibi şeylerin kırılabileceğini öğrettim. O günden beri "hassas" davranıyor bu tip şeylere.&lt;br /&gt;Büyük oğlum büyürken de hiçbir şeyin yerini ne değiştirdim, ne de ortadan kaldırmıştım. Sürekli başında durup, ellemesi sakıncalı olanları öğrettim. Hemen de öğreniyorlar zaten.&lt;br /&gt;Böylece başka bir eve gittiğimizde de çok rahat ettim. Sakıncalı olan hiçbir şeye dokunmuyordu, dağıtmıyordu.&lt;br /&gt;Şimdi küçüğe de aynı yöntemi uyguluyorum. Fakat bu biraz daha asi galiba.&lt;br /&gt;Büyük bir zevkle çekmece dolap boşaltmaya devam ediyor :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6572038601735856909?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6572038601735856909/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6572038601735856909' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6572038601735856909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6572038601735856909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/olumun-kankalar.html' title='Oğlumun kankaları :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Rdqwao0i5xI/AAAAAAAAAFs/HL1B_HIOfqo/s72-c/goril3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-7923174943282516129</id><published>2007-02-19T13:12:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T13:50:21.176+02:00</updated><title type='text'>Sakin bir hafta sonu</title><content type='html'>Of :((( &lt;br /&gt;Ne güzel uzun uzun yazmıştım, bu hafta sonumun nasıl geçtiğini, izlediğim filmi vs.&lt;br /&gt;Sonra ne oldu, kaydetmeyince, bir hata yaptım ve uçtu gitti post ;(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine uzun uzun yazmak isterdim, ama özet geçeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plansız programsız, sakin bir hafta sonu geçirdik.&lt;br /&gt;Cumartesi günü kayınvalidem bizi yemeğe çağırdı. Zaten oğlumun da içine doğmuş gibi sabah kalkar kalkmaz babaannemlere gidelim mi diye sormuştu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada, güzel vakit geçirip, yiyip içtikten sonra, eşime dedim ki, hadi çarşıya inelim, hem yarın için balık alırız, hem de dolaşırız biraz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar babaanneleri ve dedeleri ile güzel güzel oynarken, biz çıktık eşimle.&lt;br /&gt;(Kısa yazınca da oluyormuş:) Buraya gelene kadar iki katı filan yazmıştım:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşıda biraz dolaştık, sonra alışverişlerimizi yaptık.&lt;br /&gt;Kendimiz için fırında pişirmek üzere levrek, kayınvalidemler içinse tavada kızartılmak için dilimlenmiş palamut aldık. Bir de bol roka ve kırmızı soğan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava bayağı serindi, fakat çarşı yine de kalabalıktı. Dönüşte demlenmiş çay bizi bekliyordu ki çok iyi geldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve döndükten sonra oğlanları yatırıp, kendimize çerez, abur cubur, içicek hazırladık ve film izledik. &lt;br /&gt;"The Prestige"i izlemenizi tavsiye ederim. Çok güzel bir filmdi ve süpriz bir sonla bitti :) &lt;br /&gt;Biraz "The Illusionist"i andırıyor, sihirbazlık konusu yönünden, fakat yine de çok farklılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü ise biraz kırıklığım vardı. Geç bir kahvaltıdan sonra, öğle-akşam yemeği şeklinde balıklarımızı yaptık.&lt;br /&gt;Güzel bir sofra hazırlamıştım, ama makinamı cumartesi kayınvalidemlerde unuttuğumu anlayınca çekemedim:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden balıkları limon, halka soğan, bazen patates ve maydanozla fırına verirdim. Şimdi ise sadece biraz zeytinyağı, su ve üzerlerine serpilmiş tane biber ile pişiriyorum. Bize böyle sade daha lezzetli gelmeye başladı. Yani balığın tadını tam alabiliyoruz. Yanında da mutlaka bol roka ve kırmızı soğan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer oğlumun balığının üzerindeki tane biberleri almamıştım. O da tabağına bakıp, "Balığımın niye bu kadar çok gözü var?" diye sorarak bizi güldürdü :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekten sonra kendimi iyice halsiz hissettim. Sofrayı kaldırdıktan sonra, eşime ben biraz yatacağım dedim. Miniği de yatırıp tam iki saat uyumuşum. Kalktığımda boğazım çok kötü ağırıyordu. Hala ağırıyor, ama düne göre biraz daha iyiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bol bol uyuyup bir de çaylar filan içince, geceyi "Buzda dans" ile bitirebildim:) &lt;br /&gt;Şimdi Zeynep Tokuş devam edecek mi, etmeyecek mi? İşte orayı tam anlayamadım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-7923174943282516129?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/7923174943282516129/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=7923174943282516129' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/7923174943282516129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/7923174943282516129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/sakin-bir-hafta-sonu.html' title='Sakin bir hafta sonu'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-8200387761436562808</id><published>2007-02-16T11:42:00.001+02:00</published><updated>2007-02-18T11:43:21.607+02:00</updated><title type='text'>Unutulmayan sözler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdgeyOOri2I/AAAAAAAAAFY/bZ25XKsmZA0/s1600-h/orkide.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdgeyOOri2I/AAAAAAAAAFY/bZ25XKsmZA0/s320/orkide.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5032806431748492130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moralim düzelmeye başladı. Buradan destek gördüğüm arkadaşlara da teşekkür ederim:)&lt;br /&gt;Biliyorum, belki çok fazla içimi dökemedim. Ama biraz anlatmamla bile rahatladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman eski fotoğraflara bakmayı severim. Bazen eşimin, benim ve oğullarımın aynı yaşlara denk gelen resimlerimizi yan yana koyar, benzerlikler ararım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canlarım babalarına benzedikleri için, ben arada farklı bir tiple sırıtıyorum tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim bir gün, benim ilkokulda çekilen resmimi alıp uzun uzun bakmıştı.&lt;br /&gt;Ve şöyle demişti "Seninle aynı sınıfta olsaydık, sana aşık olurdum."&lt;br /&gt;Bu tek cümle beni kalbimden vurmuştu ve hala unutamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana aldığı her hediyeden daha değerli söylediği bu cümle. Bunu kendisine de söyledim. Şaşırdı unutmamış olmama, ama çok hoşuna gitti böyle hissetmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukardaki resimde görülen orkidelerden birini yeni aldım, diğeri eski. &lt;br /&gt;Biri canlı, diğeri yapma. Bilin bakalım hangisi canlı :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-8200387761436562808?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/8200387761436562808/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=8200387761436562808' title='19 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8200387761436562808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8200387761436562808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/unutulmayan-szler.html' title='Unutulmayan sözler'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RdgeyOOri2I/AAAAAAAAAFY/bZ25XKsmZA0/s72-c/orkide.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4511266495032042709</id><published>2007-02-14T14:46:00.000+02:00</published><updated>2007-02-14T23:03:54.756+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Başsalığı dileyen herkese teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir içimde fırtınalar kopuyor. Keyfsizim. Ama bunun babaannem ile ilgisi yok. &lt;br /&gt;Buraya içimi dökeyim mi dökmeyeyim mi diye düşünüp duruyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaannem, annem ve babamın ayrılması için neredeyse hayatı boyunca mücadele etmiş bir insandı. Bunu başaramadı. Fakat başardığı şey, kendi çocuklarının birbirleriyle görüşmemesi oldu. Amacına ulaşsaydı, ben ve kardeşim herhalde öksüz kalırdık.&lt;br /&gt;Ve 3 yıl önce yaptığı şey de zaten onu o günden beri görmememe sebep oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeye rağmen nur içinde yatsın, allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni üzen başka bir olay daha var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim beni yıllardır uyarmasına rağmen, birisine güvenim hep sonsuzdu. Eşim gözlerini aç, bu kadar kör olma demesine rağmen, ben ona inanırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok safmışım (aslında burada kendime başka bir kelimeyi daha çok yakıştırıyorum).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlara hemen güveniyorum. Herkesi kendim gibi zannediyorum. Yaptığım iyiliklerden hiçbir zaman karşılık beklemem. Ve severek yardımcı olurum. Bana kazık atılsa da (ki bu kişiden kaçıncıydı), birkaç gün sonra unuturdum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat eşim haklı çıktı. Seni kıskanana güvenme derdi. Çok şey dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta bu duygularımı burada paylaşmamı da istemedi. O okur diye. Ama umrumda değil. Günlerdir içim huzursuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten ucundan biraz yazmış oldum. Belki bu biraz rahatlatır beni..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4511266495032042709?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4511266495032042709/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4511266495032042709' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4511266495032042709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4511266495032042709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/basal-dileyen-herkese-teekkr-ederim.html' title=''/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5554519298055632483</id><published>2007-02-12T09:51:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T20:57:39.178+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Cuma günü babaannem vefat etti.&lt;br /&gt;Dün toprağa verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır görememiştim kendisini.&lt;br /&gt;Ona söylemek istediklerimi bir türlü toparlayamıyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5554519298055632483?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5554519298055632483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5554519298055632483' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5554519298055632483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5554519298055632483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/cuma-gn-babaannem-vefat-etti.html' title=''/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4574293053451333682</id><published>2007-02-07T11:27:00.000+02:00</published><updated>2007-02-07T15:19:10.877+02:00</updated><title type='text'>Hala sayılar uçuşuyor kafamda :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcmbuZCke8I/AAAAAAAAAE4/TNvRwVn0EsE/s1600-h/aÅure.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028721680233823170" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcmbuZCke8I/AAAAAAAAAE4/TNvRwVn0EsE/s320/a%C5%9Fure.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de sonunda yaptığım bir pastayı burada yayınlama şerefine erdim :)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;YAĞMUR DAMLACIĞIMIN &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;kendi blogunda tarif ettiği aşure pastasını geçen gece yapıp, dün anneme götürdüm. Orada da afiyetle yedik. Tarif öyle güzel verilmiş ki, ilk kez yapmama rağmen hemen kıvamı tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde üzerimde bir uyuşukluk var :( Şu son bir haftadır hep yorgununm. Bir de belim inanılmaz ağrıyor kaç gündür. Miniğim gerçi çok ağır değil, 11 kg. Ama onu kucağıma alırken şimdilerde çok zorlanıyorum. Ve uzun süre biryerde oturunca da, hemen ayağa kalkamıyorum :(&lt;br /&gt;Pek meyve ve sebze tüketmediğim için vitamin eksikliği de olabilir, bilemiyorum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani moda olan şu "hiç yokmuş gibi" duran makyaj var ya, gece hiç de öyle durmuyor :)&lt;br /&gt;Mutlaka kendini belli ediyor. Fakat ben birkaç gecedir onu görmemezlikten gelip, yüzümü temizleymedem yatıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak sabah kalktığımda cilt bakımı yapabiliyorum. Çok kötü birşey biliyorum, ama yatmadan önce pek halim kalmıyor bugünlerde. Bir de ben pijamalarımı giyip uykuya geçmeden öncesine kadar makyajla dolaştığım için, daha erken de silmiyorum. Böyle olunca da sabaha kalıyor :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün annemlere giderken, yolda oğlumla sohbet ediyorduk. Şu sıralar yaşlara takmış durumda. Herkese yaşını soruyor. Annem ona daha önceleri 19 yaşında olduğunu söylemiş. Benim saf da inanmış tabii ;)&lt;br /&gt;Daha önce de bana daha ne kadar okula gideceğini sorduğunda, aşağı yukarı 24 yaşına kadar sürebilir eğitimin demiştim. "Aaaaa" (:-o) durumunda oldu :)&lt;br /&gt;Dün ise nereden aklına geldiyse, bana madem anane 19 yaşında, niye okula gitmiyor diye sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra başladık hesaplamaya. Anne 30, 30 sayısı 19'dan büyük mü küçük mü. "Küçük". O halde anne mi büyük, anane mi? "Anne". Bu olabilir mi ? "Hayııır, kih, kih, kih". Demek ki anane 19 değil. "Kaç yaşında?". 30'dan büyük olmalı. Başladık saymaya, hesaplamaya. 30'un üzerine beşer beşer koyarak rakkamı yükselttik. &lt;br /&gt;Bu konuşma oğlumun çok hoşuna gitti. Zaten sayılara karşı her zaman özel bir ilgisi vardı. Bunu bir oyun gibi algıladı :)&lt;br /&gt;Ananenin peşini de bırakmadı, gerçek yaşını öğreniceğim diye. Sonunda öğrendi, içi rahat etti. Gözlerini açarak bana anane "35 miş" dedi.&lt;br /&gt;Sonra yine başladık, 35 ile 30 arasında 5 yaş var. Yani senin yaşındayken anane beni doğurmuş dedim. Olabilir mi? "hayııır, kih, kih, kih. Böylece sürdü :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah kahvaltı ederken de, bana dün yaşlarla oynadığımız oyunu oynayalım dedi. Başladık bütün tanıdıklarımızın yaşlarını, yaş farklılıklarını hesaplamaya. Kahvaltısı biter bitmez benden bu kadar dedim :)&lt;br /&gt;Sabah sabah rakkamları bir yere kadar çekebiliyorum :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni aldığım çantayı kullanmaya karar verdim dün. İçine neler sığdırabildiğme kendim de şaştım. Bir çanta zaten miniğe ait, benimkine de büyük oğlumun bir iki eşyasını koydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Oğlumun hırkası&lt;br /&gt;-Pastel boya çantası&lt;br /&gt;-Cüzdanım&lt;br /&gt;-Ev ve araba anahtarları&lt;br /&gt;-Minik makyaj çantam&lt;br /&gt;-El kremi&lt;br /&gt;-Fotoğraf makinam&lt;br /&gt;-Küçük şişe pürel&lt;br /&gt;-Eşimin kemeri (dün deldirdim de:))&lt;br /&gt;-Islak mendil&lt;br /&gt;-Selpak mendil&lt;br /&gt;-Deo-rolon&lt;br /&gt;-Oyuncak firavun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları da unutmuşum ekleyeyim,&lt;br /&gt;-4'lü Petit danone&lt;br /&gt;-Bir poşette 1/2 kg mandalina (annemdekiler soğuk oluyor diye yanımda götürdüm)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem çantayı gördüğünde günün espirisini yaptı ve "Yeni heyben hayırlı olsun" dedi.&lt;br /&gt;Bu açıklama da "çanta sobelemesi"ne döndü :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4574293053451333682?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4574293053451333682/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4574293053451333682' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4574293053451333682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4574293053451333682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/hala-saylar-uuuyor-kafamda.html' title='Hala sayılar uçuşuyor kafamda :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcmbuZCke8I/AAAAAAAAAE4/TNvRwVn0EsE/s72-c/a%C5%9Fure.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-9056945126911229052</id><published>2007-02-05T16:10:00.000+02:00</published><updated>2007-02-06T08:13:07.675+02:00</updated><title type='text'>Cuma günümüz de böyle geçti</title><content type='html'>Bakıyorum da bir önceki postumda perşembeye kadar geçen günleri bir güzel anlatmışım da, cumada kalmışım. E haksızlık etmeyelim cuma gününe ve o gün yaşananları da anlatayım. Miniği ananeye teslim ettikten sonra, büyük oğlumla Tepe Nautilus'a gittik. Orada eşimin kuzeni D. abla ve U. ile buluştuk. U. ve oğlum yaşıtlar ve de güzel anlaşıyorlar. Eltimin çarşamba günkü toplantısında onlar da vardı ve orada çocukları sinemaya götürme kararı almıştık. D. abla U.'nun annesi değil de teyzesi. Tatil nedeniyle birkaç günlüğüne teyzesinde kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D.abla eşimden birkaç yaş büyük. Benden de fazlasıyla birkaç yaş büyük. Fakat o kadar hoş ve genç ruhlu ki, gören en fazla 35 der. Bir de o kadar incecik ki, kotları filan giyince iyice genç duruyor. Çok da neşelidir. Onunla vakit güzel geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biz sinemanın önünde buluştuk, 2 saat sonrasına biletlerimizi aldık, sonra başladık dolanmaya. Hemen sinemanın yanında olduğu için, önce Marks and Spencer'a girdik. D.abla orada U.'ya ayakkabı filan baktı. Bizim oğlanlar etrafta kostururken, çocuk bölümündeki kitapları gördüler. U. Batman'ı, benimkisi de Spiderman'ı alıp yanımıza geldiler. Aldıkları şey ince bir boyama kitabıydı. Orta sayfasında ise stikerler var. Bunları alabilir miyiz diye sordular. D.abla tabii derken, ben almak istemedim. Çünkü evde çok var ve ilk sayfası boyandıktan sonra bir kenara atılacağını biliyorum. Anlattım, ama benimkisi dinlemedi. D. abla da ben alırım diye benim çekirdeğe yüz verince, ben de daha fazla birşey söylemedim. Onun ödemesine fırsat vermeden kendim aldım tabii. Ama her yerde ucuza satılan bu tür kitaplar M&amp;Sp.'de 4-5 misli fiyatına satılınca, içime oturdu tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan yukarıya, oyun bölümüne gittik. Bizimkiler biraz bowling oynadılar. Sonra ben bu hafta sonu gideceğimiz arkadaşların çocuklarına birer hediye almak için Mothercare girdik. Mothercare'in ortasında birkaç oyuncak vs. var. Hepsi birarada toplanmış. Bizimkiler kedi gibi bu sefer oyuncakların etrafında dolandılar. Oğlum bu sefer gözüne dev bir suluboya seti kestirdi ve onu istedi. Aaa, noluyoruz diye kendime sordum. Bu çocuk böyle değildi diye. Tabii okullar açıldığından beri uzun zamandır onunla baş başa alışverişe çıkmamıştık. Çıktıysak da hafta sonları, babası da varken. Onun yanında böyle kaprisler yapmamıştı hiç.&lt;br /&gt;Bu sefer direndim ve almadım. Bir iki söylendi, ağladı, sonra dükkandan çıkınca o da boşverdi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra birşeyler yemek üzere yemek bölümüne yürüdük. Karınlarımızı doyurduktan sonra da D. abla "Nine West'e bir uğrayalım, benim beğendiğim çanta duruyor mu bir bakayım" dedi.&lt;br /&gt;Şimdi Nine West'e girmeden önce şöyle söyleyeyim, D. ablanın inanılmaz bir çanta tutkusu var. Ve Nine West'teki çantaları çok beğenir. Neredeyse her sezon 5-6 çanta alması (belki daha da fazladır) yetmiyormuş gibi, bir de değişik renklerini alır. Bence Nine West D. ablaya artık özel birşeyler yapmalı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü omuzunda taşıdığı çantayı mesela geçen hafta almış. Hem onu, hem de bordosunu. O zaman da gözüne zımbalı bir çanta daha kestirmiş, onu da almak istiyordu:)&lt;br /&gt;Genelde çantaları çok hoş olduğu için ben de merak ettim ve gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcdRG5Cke7I/AAAAAAAAAEs/LBdZBUJDawA/s1600-h/%C3%A7an1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcdRG5Cke7I/AAAAAAAAAEs/LBdZBUJDawA/s320/%C3%A7an1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028076687815113650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimde gördüğünüz çanta işte o beğendiği zımbalı çanta. Ben de ona uyarak siyahını aldım:) D. abla kahverengi olanını aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi halının üzerinde, yani resimden büyüklüğü belli olmuyor. Ama o kadar büyük ki, normalde çantamda taşıdığım eşyalar bu çantanın dibinde azıcık yer tuttu. Bu çantanın içine daha neler sığmaz ki. Kitap, bebek bezi, hırka, suluk, pet şişe su ve daha neler. &lt;br /&gt;Gerçi bu kadar büyük çanta kullanmamıştım hiç. Kullanışlı olur mu bilemiyorum. O yüzden etiketini koparmadım henüz. Belki daha küçük olan başka bir modelle değiştiririm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çantaları alıp kenara ayırttıktan sonra, filmimizin başlamasını beklemek üzere yine sinema katına çıktık. Neşeli Ayaklar'a girdik. Oğlanları bilemiyorum ama D. abla ve benim çok hoşumuza gitti :) Çok keyifle izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinema çıkışı vedalaşmak zorunda kaldık, çünkü daha benim ufaklığı alacaktım.&lt;br /&gt;İşte cuma günü de böyle geçti, haftayı da tamamlamış olduk. Aslında oğlumun birkaç yerde daha kaprisleri oldu da, şimdi onları yazıp tekrar canımı sıkmayayım. Bazen anlayamıyorum onu. Onun için güzel birşeyler organize ederken, o şımarıklığından mı yapıyor nedir. Geçen hafta eğlensin diye elimden geleni yaptım. Belki bu hafta biraz evde oturursa kendine gelir :P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-9056945126911229052?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/9056945126911229052/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=9056945126911229052' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/9056945126911229052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/9056945126911229052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/cuma-gnmz-de-byle-geti.html' title='Cuma günümüz de böyle geçti'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcdRG5Cke7I/AAAAAAAAAEs/LBdZBUJDawA/s72-c/%C3%A7an1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6471632340649537833</id><published>2007-02-01T16:39:00.000+02:00</published><updated>2007-02-02T07:45:35.942+02:00</updated><title type='text'>Aaa, hafta bitiyor !</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcIBWJCke4I/AAAAAAAAAEI/2-mmnLnSEEw/s1600-h/CIMG1441.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcIBWJCke4I/AAAAAAAAAEI/2-mmnLnSEEw/s320/CIMG1441.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5026581613994343298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır yazamadım yine. Ama günler öyle hızlı geçiyor ki. Oğlum tatile girecek derken, yarıladık nerdeyse tatili:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz hafta sonu IKEA'daydık. Çocukların odasına almak istediğim birkaç şey vardı. Kendim için de beyaz sepetler, bambular ıvır zıvırlar aldım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufaklığın da odasında bir açıklık vardı. Abisinin eski oyuncak kutuları duruyordu. Fakat çok düzensizdi. Benim de hep gözüme battığı için, balkon ile kapı arasındaki duvara birşeyler düşünüp duruyordum. Fakat dolap ya da kitaplık gibi birşey istemedim. Daha kullanışlı ve pratik olsun derken IKEA'nın dergisinde bu kutulu dolap tarzı sistemi görmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de gittik aldık. İçindeki kutuları kendi zevkinize göre renk ve boyda seçebiliyorsunuz. Bir de ahşap rengi de vardı. Fakat benim beyaz takıntım olduğu için, beyaz iskeleti aldım:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldıkta, öyle hazır bir şekilde değildi tabii. IKEA'ya gittiğiniz zaman, çok güzel dekore edilmiş odalar, salonlar ve ofisler arasından geçiyorsunuz. Taşıyabildiğiniz ufak tefek eşyaları arabayla kasaya kadar götürebiliyorsunuz. Fakat daha büyük eşyaları, kasalara gelmeden önce depo gibi bir yerden kendiniz seçiyorsunuz. Yani her yerde not almak için duran ufak kalem ve kağıtları kullanarak, beğendiğiniz ve almak istediğiniz malın kodunu yazıyorsunuz. Çıkışta da kutulanmış halde olan eşyaların koduna bakarak alıyorsunuz. Eve getirdikten sonra da oturup kendiniz monte ediyorsunuz. Koltuk, dolap gibi daha büyük mobilya ve eşyalar için nakliyat da var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de pazar günümüzü ufaklığın bu oyuncak saklama kutu-dolap zımbırtısını birleştirmekle geçirdik. Bir de eşya odasına aldığımız 12 sepetli tel sistem var. Onunla da uğraştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimde basit gözüküyor. Fakat 50 adet ufak tahta parçacıkları minik deliklere sokup, plakaları birbirlerine geçirdikten sonra bir de bi o kadar vida filan çevirmek zorunda kaldık. Bir de kutuların geçmesi için raylar var, resimde de gözüküyor. Onların her birini de tek tek vidaladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama çok eğlendik. Eşim bayağı bir yoruldu. Çünkü kendisine iş gücünden çok lakırdı gücüyle destek olabildim. 2 vida çevirdiysem, ay yoruldum durumlarındaydım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iş bittikten sonra, büyük oğlumun odasındaki bütün oyuncakları ayıracaktım. Fakat yemek arasından (tabak tabak mantıdan sonra yani)sonra, ağırlık çöktüğü için, bu işi pazartesiye bıraktım. Sömester tatili nedeniyle oğlum da evde olduğu için bir gün de öyle geçer diyerekten:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü oyuncakları ayırdık. Fakat saatler sürdü. Ne kadar çok oyuncak birikmiş yine. Zaten her yaz başında ayıklayıp, bir kısmını yazlağa götürüyoruz. Gerçi yazları oğlum bahçede ve havuzda yaşadığı için, öyle oyuncak aradığı yok. Ama bu yaz minik için iyi oldu götürmemiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört koli eski oyuncak indirdim tepelerden. Hepsi miniğe göre şimdi. Zaten ona oyuncak filan aldığımız yok. Aralarından en sağlam, eksiksiz ve güzel olanları seçip, gördüğünüz kutulara doldurdum. Geri kalanı ayırdım. Sonra büyük oğlum kendisi oyuncak seçti. Odasındaki iki sandığı doldurmasına izin verdim. Geri kalanları yine ayırdık. &lt;br /&gt;Yine IKEA'dan aldığım desenli kutulara Puzzleleri, oyunları, kartlarını vs. dizdik ve güzel bir şekilde kütüpanesine yerleştirdik. Her şeyi kategorilere ayırdık (gerçi bu yüzüncü ayırışımdır) ve sığmayanları yine kenara koyduk. Yatağının altındaki kutuları elden geçirdik. Sadece rayları tam olan trenler kaldı. 6 adet sarı iş arabası, kamyonu, vinçi filan kütüpanesinin tepesinde sıralandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergileri, defterleri, boya kitapları vs. kutularıyla aynı desende olan dergiliklere kondu. Sonuç olarak bir sürü renkte ve desende kutular oldu. Fakat çok hoş ve düzenli gözüküyor. Aradığını da hemen buluyor artık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baktığımda, 4 büyük torba oyuncak çıktı. Ben de bunları Salı günü bize gelen yardımcıma verdim. Oğluyla yeğenleri paylaşıp alsınlar diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salı günü annemlere gittik. Bütün gün oradaydık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşamba günü ise birkaç kişi eltimlerde toplaştık. Boy boy çocuk vardı. Azıp durdular:)&lt;br /&gt;Eltim nefis bir kiş ve browni yapmıştı. Birçok şey daha yaptı, fakat bu ikisini onda ilk defa yedim ve müthişti. Browniyi pek sevmem aslında. Fakat eltimin yaptığı çok güzel olmuştu, bayıldım. Tarifini aldım ve deneyeceğim. Ama &lt;em&gt;YAĞMUR DAMLASI&lt;/em&gt;'ndaki aşure pastasını yaptıktan sonra :)) İlk onu yapacağım, evde olduğum bir gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ise oğlumun sınıf arkadaşının doğumgünü partisine gittik. Oğlumun sınıf arkadaşının bir yan sınıfta bir de ikizi var. Kendi sınıfındakilerle o sınıfdaki çocuklar, bir de ablalarının arkadaşları ile elliye yakın çocuk filan vardı. Bir de çocukları getiren büyüklerle beraber neredeyse düğün havasında geçti:)&lt;br /&gt;Ama eğlendik, güzel bir gündü:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın ise eşimin kuzeniyle oğullarımızı sinemaya götüreceğiz. Penguenlere:)&lt;br /&gt;Öncesinde bir fast food öğle yemeği, sonra sinema.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece bu haftayı bitirmiş olacağız. Valla göz açıp kapayıncaya kadar geçti hafta. Oysa gözümde ne kadar büyütmüşüm, benim çekirdekler birbirlerini yiyecek diye. Genelde küçük büyüğün oyununa karıştığı için kavga çıkıyor. Çıkaran büyük, küçüğün pek anladığı yok daha. Ama abisinin peşinden ayrılmamakta ısrarlı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gittik geldik, o yattı bu kalktı, bu yattı o kalktı derken de bir bakmışız akşam olmuş ve babamız dönmüş (babamız allahtan erken eve dönüyor). Çünkü o evdeyken bizim kurtlar kuzu oluyor da :) İşte böyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada miniğin duvar rengi bir garip yeşil ya, öyle gözükmüyor, gerçekten de öyle :))&lt;br /&gt;Abisinin odası mavi beyaz, klasik pastel erkek odası olunca, minikte değişiklik olsun diye renkli renkli olsun istedim, öyle de oldu. Yeşil, kırmızı, beyaz, mavi, lacivert şeklinde rengarenk :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kutular da çok pratik oldu. Çek oyna kaldır. Çek bak ne nerde. Çek boşalt, çek boşalt, çek boşalt. Sürekli bu durumdayız. Henüz toplamak bana düşüyor. Fakat yavaştan o da toplamaya alıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcLPRJCke5I/AAAAAAAAAEU/O7m59bYkojM/s1600-h/dol2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcLPRJCke5I/AAAAAAAAAEU/O7m59bYkojM/s320/dol2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5026808027490319250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6471632340649537833?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6471632340649537833/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6471632340649537833' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6471632340649537833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6471632340649537833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/02/uzun-zamandr-yazamadm-yine.html' title='Aaa, hafta bitiyor !'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RcIBWJCke4I/AAAAAAAAAEI/2-mmnLnSEEw/s72-c/CIMG1441.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4739638500247370978</id><published>2007-01-25T11:06:00.000+02:00</published><updated>2007-01-25T12:25:16.378+02:00</updated><title type='text'>Çalışmak ya da çalışmamak, bütün mesele bu...</title><content type='html'>Demiştim ya, çok istiyorum çalışmayı diye. Bunun için de gerekenleri yapıyorum. &lt;br /&gt;Aklımda bir kaç yer var. &lt;br /&gt;Dün, eskiden aynı yerde çalıştığımız bir arkadaşıma rastladım. Şu an çalıştığı yerde çok memnunmuş. Eleman da arıyorlarmış. Ayrıca bir tanıdığım daha var orada. Yani referans olabileceklerini söylediler. Ve beklemeden başvur dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş tabii ciddiye binince, evde oturup eşimle konuştum. Henüz baş vurmadım. Çünkü bir türlü karar veremiyorum. Eşim seçimi bana bıraktı. Ne gir diyor, ne de girme. Ama onun gönlünden asıl geçeni anlamıyor değilim tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturup bütün gece düşündüm, kafamda canlandırdım, annemle konuştum. Öncelikle çocukları ayarlamam gerekiyor tabii. Eğer o istediğim yerde çalışacaksam, sabahları en geç 7.30'da evden çıkıyor olmalıyım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük oğlum zaten o saatte servise binip okula gidiyor. Küçük ise 10' kadar uyuyor. Eşim de işe gittiğinde, ona bakacak kadının en geç 7.30'da bizde olması lazım. Ama gönlüm yabancı bir kadına teslim etmeye razı gelmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte burada sağolsun annem bir öneride bulundu. Eğer çalışacaksam, miniği bize bırakın, ben bakarım dedi. Bırakmakla da şunu kastediyor, pazar akşamı bırakacağız, cuma akşamı alacağız. Yani hafta içinde annemlerde kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pratik bir çözüm gibi görünse de, eşimin razı olmayacağına adım gibi emindim. Nitekim ona söylediğimde, yanılmadığımı anladım. Zaten benim de çok hoşuma gitmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna alternatif olarak şöyle düşündüm, ki kayınvalidem de razı, sabahları kayınvalidem (ona burada şimdi öyle hitap ediyorum, aslında annem derdim, çünkü annem kadar sevdiğim bir insan, ama kendi annemle karışmasın diye:)) bize gelir (kendileri karşı apartmanımızda oturuyor), öğlene kadar küçükle kalır. Öğlen de annem gelir, öğleden sonraya kadar kalır. &lt;br /&gt;Sonra miniği kayınvalideme bırakır, evine döner. Büyük oğlum da servisle dönünce, babanesine çıkar. &lt;br /&gt;Biz işten dönünce de çocukları alırız. Ve bu düzen böyle devam eder. Ev işi de sorun olmazdı, yardımcım her gerektiğinde geliyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat beni bir kararsızlık sardı. Çok çok istememe rağmen, içimden bir ses birdaha düşün diyor. &lt;br /&gt;Şükürler olsun ki, maddi kaygılardan dolayı çalışacak değilim. Eğer şimdi işe gireceksem, sadece kendimi tatmin etmek için gireceğim. Zaten bu yüzden eşimin gönlünden, evinin düzeninin, huzurun bozulmaması geçtiğini biliyorum. Düzen kesin bozulacak da, huzursuzluk da olur mu bilemiyorum. Gerçi önceleri çalıştığım dönemlerde, az sinirli, yorgun ve bitmiş olarak dönmüyor değildim. Haliyle içimden birşey yapmak da gelmiyordu. Şimdi evdeki iş de arttı. Çocuklar var, onlar da ilgi bekleyecek doğal olarak. &lt;br /&gt;Babaları çok yorgun olduğunda, ben hep idare ediyorum onları. E ben de yorgun ve tahamülsüz olduğumda ne olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi evde otur otur sıkılıyorum tabii. Ama hep de evde değilim aslında. Haftanın iki üç günü gönlümce gezip tozuyorum, çalışmayan arkadaşlarımla buluşuyorum. &lt;br /&gt;Evde olduğum zaman evin orasını burasını düzenliyorum. Evime süsler alıp, dekorasyonunda oynuyorum. Mis gibi miniğimle öğlen uykusuna yatabiliyorum.&lt;br /&gt;Hafta sonlarını organize edebiliyorum. Çalıştığım dönemlerde hafta sonu olunca, evden çıkmak içimden gelmiyordu. &lt;br /&gt;Eşimin kendi işyeri olduğu için, onun yorgunluğu daha az oluyor. Ben ise hem çalışmaktan, hem evi idare etmekten, hafta sonları evden çıkmak istemiyordum. Tabii şimdi çocuklar da var. Yani dinlenmek pek mümkün olmayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ev kadını olmak, evinin düzenini sağlamak, çocuklarını büyütebilmek, bunlar aslında genetik kodlarımızda yazılı zaten. Asırlardır erkekler dışarda avcı, kadınlar yuvada, yuvayı yapan kuş misali. Ki bunlar zaten yapmaktan zevk duyacağımız işler. &lt;br /&gt;Fakat günümüzde genelde maddi kazanç adına kadınlar da destek oluyor aileye.&lt;br /&gt;Çok da iyi birşey, kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi, kimseye muhtaç olmaması. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazı arkadaşların (evet sen de Renkler'cğm:)), çalışmaktan bıktıklarını, evde oturmak istediklerini yazınca, iyice kararsızlığa düştüm.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;5 ve bir buçuk yaşlarında çekirdeklerim. Şimdi çalışmaya başlasam, hayatım ne kadar zorlaşır. Sırf kendim için, zevk için çalışmak eziyete dönüşür mü acaba?&lt;br /&gt;Of, bilemiyorum neye karar vereceğimi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4739638500247370978?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4739638500247370978/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4739638500247370978' title='44 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4739638500247370978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4739638500247370978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/almak-ya-da-almamak-btn-mesele-bu.html' title='Çalışmak ya da çalışmamak, bütün mesele bu...'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>44</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5826483811386926137</id><published>2007-01-23T13:54:00.000+02:00</published><updated>2007-01-23T15:49:47.537+02:00</updated><title type='text'>Sobelendim :)</title><content type='html'>Dün bahsettiğim gibi, bugün oğlumun okulundaydım. İnanılmaz keyif aldım. 2o tane bıcır bıcır çocuk etrafımda, kestik, boyadık, yapıştırdık, kuklaları yaptık. Bir de sahne kurdular tahtanın önüne, karşılıklı oynadılar. Valla 40 dk yetmedi bana :)  Zaman hemencicik geçiverdi. En üzüldüğüm şey ise, resim çekememem oldu. O kadar hareketli geçti ki herşey... Ama oğlum eve döndüğünde, onunkileri çeker gösteririm. Zaten hemen hemen hepsi birbirine benziyordu :)) Birbirlerine bakıp yaptıkları için :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkler'cğm sobelemiş beni :)&lt;br /&gt;Önceleri, ben daha blogumu açmadan çok önce, ebe sobe oyunu vardı. Ben de zevkle okurdum. Sonra bir ara yapılmadı. Hatta Renkler bunu dile getirmişti, tekrar yapılsın diye. Sağolsun beni de sobelemiş. &lt;br /&gt;Daha önce bahsetmediğim 5 şeyi soruyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte benimle ilgili bilinmeyen 5 şey;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.  Telesiyej, Telefirik ve uçak dışında, inanılmaz yükseklik korkum var. İlginçtir, bu üç şey beni korkutmuyor. Bilakis en sevdiğim yolculuk şekli uçaktır. Hatta 15 yaşındayken, ilk kez uçağa bindiğimde tek başımaydım ve hiç korkmamıştım.&lt;br /&gt;Ama en basitinden oğlumla bir dönmedolaba filan bineyim, bayılacak gibi oluyorum. Çocuğu o kadar sıkıp sarmalıyorum ki, yavrucak bana "Anne merak etme, ben korkmuyorum" demek zorunda kalıyor. Bir bilse asıl korkanın ben olduğumu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Çocukları çok seviyorum. Eşim de istese, 3.'yü de doğuracağım. Ama istemiyor :( Birini ananeye, diğerini de babaneye göndererek iyi idare ediyoruz diyor. Üçüncüyü gönderecek yer kalmadı diyor şakayla karışık. Ama tek sebep bu değil tabii. Hayat zorlaştı. Okullar çok pahalı. Gezmeyi de seviyoruz. Bir üçüncüsü hayatımızı bayağı değiştirebilir, belki de zorlaştırabilir. Eşim haklı olarak şu anki düzenini bozmak istemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Korku ve gerilim romanları okumayı çok seviyorum. Stephen King'in bütün kitaplarını okudum (yenileri hariç). Dean R. Koontz hastasıyım. Benim ona hasta olmam eşimi de hasta ediyor :) Benim bu tür kitap okumayı sevmemi bir türlü anlayamıyor. Yenilerden de favorim Grange. O da çok iyi.&lt;br /&gt;Tabii bunların yanında başka türden okuduklarım da var. Sadece korku ve gerilim romanını çok sevdiğimi belirtmek istedim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Daha önce bahsettim mi bilmiyorum. Ama bu sene çalışmak istiyorum tekrar. İş hayatına 7 sene ara verdim. Artık yeter diyorum. Annelerden de ufaklığı idare edeceklerine dair söz aldım. Bakıcı tutsam da, onların da olmalarını istiyorum.&lt;br /&gt;Ama içime sinecek bir iş olsun ki, pişman olmayayım sonra. O yüzden aramalar devam ediyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Güzelliğe ve estetiğe çok meraklıyım. Estetik operasyonlarına karşı değilim. Hatta eşim izin verse, bir iki yerime yaptırırdım da. Ama kendisi nefret eder :(&lt;br /&gt;Ben mesela Angelina Joli'yi çok beğenirim. Eşim itici bulur. O yüzden hiç şansım yok :((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bu kadar yeter. Zaten 5 madde olacaktı :) &lt;br /&gt;Ben de şimdi ÇİÇEKLİBAHÇE'yi, KURUNANE'yi, YAZ'ı ve döndülerse eğer KUĞU hanımı sobeliyorum. Sobeeee :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5826483811386926137?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5826483811386926137/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5826483811386926137' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5826483811386926137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5826483811386926137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/dn-bahsettiim-gibi-bugn-olumun.html' title='Sobelendim :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4844607124622413241</id><published>2007-01-22T10:52:00.000+02:00</published><updated>2007-01-22T11:19:25.807+02:00</updated><title type='text'>Veli katılım günü :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RbR7s8iki2I/AAAAAAAAAD8/FM2SmWZEe4k/s1600-h/CIMGmask1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RbR7s8iki2I/AAAAAAAAAD8/FM2SmWZEe4k/s400/CIMGmask1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5022775496520534882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın oğlumun okulunda "Veli katılım günü" var. Her salı günü, bir öğrencinin velisi derse katılıyor. Kendini, mesleğini tanıtıyor ve çocuklara birşey yaptırıyor. 23.01 de benim günüm gözüküyordu listede. Tabii bu liste dağıtıldığında, oh, bana daha çok var demiştim. Ama şimdi o gün geldi işte. Yarın, 4o dk da olsa, 20 öğrenciye bir faaliyet yaptırma sırası bende :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta, eczacı olan bir veli, öğrencilerle birlikte krem yapmıştı. Oğlum, minicik bir kabın içinde bir miktar kremle gelmişti. Hem benim yanağıma, hem de kendi yanağına sürüp eğlenmiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de uzun uzun düşündükten sonra, onlarla parmak kuklaları yapmaya karar verdim. &lt;br /&gt;Onların kolay yapabilecekleri, basit şekilde olsun dedim.&lt;br /&gt;Yukardaki resimde de görüldüğü gibi (suratları eşim çizdi:)), pembe daireleri ben çizeceğim önceden. Onlar da surat çizip, boyarlar. Götüreceğim yünlerden de saç kesip yapışırırlar. Sonra da arka tarafa, yine benim önceden hazırlayacağım şeritleri parmaklarını geçirebilecek şekilde yapıştırırlar. Ve kuklalar hazır :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlumla arada oynarız bu şekilde. Çok da hoşuna gider. Kendi de zaten bu fikri beğendi. Umarım arkadaşları da sever :))&lt;br /&gt;Yarın foto makinamı yanımda götüreyim de, çocukların yaptıkları yüzleri de çekeyim:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4844607124622413241?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4844607124622413241/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4844607124622413241' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4844607124622413241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4844607124622413241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/veli-katlm-gn.html' title='Veli katılım günü :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RbR7s8iki2I/AAAAAAAAAD8/FM2SmWZEe4k/s72-c/CIMGmask1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1914358659475333759</id><published>2007-01-18T09:06:00.000+02:00</published><updated>2007-01-18T10:23:08.851+02:00</updated><title type='text'>Haydi makyaj yapalım :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8or8ikizI/AAAAAAAAADU/cHpc-xiqmnM/s1600-h/pr93432%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8or8ikizI/AAAAAAAAADU/cHpc-xiqmnM/s400/pr93432%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021276844992006962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene makyajda moda olan, çok uğraşmaya rağmen, hiç yokmuş gibi gözükmesiymiş.&lt;br /&gt;Ama buna "doğal makyaj" demiyorlar bu sene. "Yokmuş gibi olan" deniyor, ama bunun için uğraşıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana pek yeni gelmiyor, çünkü her zaman yaptığım şekildeymiş. Açık bir tenim olduğu için (soluk yani:)) kendimi bildim bileli makyaj yaparım. Makyajsız sokağa bile çıkmam, o derece. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8ofsikiyI/AAAAAAAAADM/tv8SyzxBUW8/s1600-h/pr93453%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8ofsikiyI/AAAAAAAAADM/tv8SyzxBUW8/s400/pr93453%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021276634538609442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce şunlar yapılıyormuş; göz altlarına kapatıcı sürmek, gerekiyorsa da burun kenarlarına (zaten bunu hepimiz yapıyoruz, değil mi), sonra uygun bir fondöteni dağıtıyorsun yüzüne (ben bunun yerine transparan pudra kullanıyorum).&lt;br /&gt;Bir sonraki adımda daha koyu bir fondöten ile yüzündeki hatları, gözleri ortaya çıkartıyorsun. Bunun üstüne de pudralama başlıyor (ben bunu da es geçiyorum, zaten sürdüm ya pudramı:)).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra fondöten ve pudra renginde farlar seçip, gözler belirginleştiriliyor, hafifçe (ben güdüzleri, özel bir yere gitmiyorsam, far kullanmıyorum, çok severim aslında, ama gözlerim açık renkte olduğu için far fazla geliyor).&lt;br /&gt;Tabii sıra göz kalemine geliyor (işte benim için olmazsa olmaz, siyah göz kalemi en sevdiğim).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8o_ciki1I/AAAAAAAAADk/lG6niQPPSlo/s1600-h/ks103835%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8o_ciki1I/AAAAAAAAADk/lG6niQPPSlo/s400/ks103835%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021277179999456082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee, gözlere sihirli dokunuş dedikleri rimel, son olarak uygulanır (tabii ya, yoktur zaten hiç o kadar uğraşıp da, ay şu rimeli de sürmeyeyim diyen:)).&lt;br /&gt;Ve sonra allık sürülüyor (bir vazgeçilmez daha benim için, ben aynı anda iki renk kullanırım. Pembe ton tam elmacık kemiklerimin üstüne, hafif bronz ise elmacık kemiklerimi vurgulamak için altına).&lt;br /&gt;Sonra ise doğal bir ruj seçiliyor (genelde pembe tonlarda lip glos kullanırım).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8o3ciki0I/AAAAAAAAADc/UcfME0rtXf4/s1600-h/BW0057-014%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8o3ciki0I/AAAAAAAAADc/UcfME0rtXf4/s400/BW0057-014%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021277042560502594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynaya baktığınızda, hiç makyaj yapmamış gibi gözükmeniz gerekiyor. Çünkü makyözün uygulama yaptığı manken öyle gözüküyor:) Eğer öyle görünüyorsanız, bu yılın modasını başarıyla uyguluyorsunuzdur:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yukarda bahsettiğim şekilde yaparım makyajımı. Artık aynaya baktığımda, otomatiğe geçmiş gibi, kapatıcı-pudra-kalem-rimel-allık1-allık2-parlatıcı diye bir sıra izler, şaşmadan:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç da doğal olur. Ama o doğallığı yakalamak için de yine uğraşılıyor, aynen bu sene moda olduğu gibi:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1914358659475333759?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1914358659475333759/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1914358659475333759' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1914358659475333759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1914358659475333759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/haydi-makyaj-yapalm.html' title='Haydi makyaj yapalım :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/Ra8or8ikizI/AAAAAAAAADU/cHpc-xiqmnM/s72-c/pr93432%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4253219734679386354</id><published>2007-01-12T15:36:00.000+02:00</published><updated>2007-01-12T16:45:43.121+02:00</updated><title type='text'>Yemek yedirmenin dayanılmaz hafifliği :)</title><content type='html'>Sorsalar bana, dünyanın en zor işi nedir diye, herhalde 'bir çocuğa yemek yedirmektir' diye cevap verirdim.&lt;br /&gt;Galiba bu yazının bir yemek faslı sonucu yazılmış olduğu anlaşılmakta:) &lt;br /&gt;Miniğime bir tabak yemek yedirebilmek için yaratıcılığımın doruklarına vardım yine. &lt;br /&gt;Bugün bir adet köfteyi, birkaç dilim patatesi ve yarım bardak yoğurdu, ufak bir kavanoza koyduğum bir kaç adet mısır tanesi sayesinde yedirmeyi başardım.&lt;br /&gt;Her gün ilgisini çekecek birşeylerin arayışına giriyorum, yemek öncesi. &lt;br /&gt;Abisine yedirirken de bir dönem karın ağırısı çekmiştim bu yüzden. Fakat ne çabuk unutuveriyormuşuz o zamanları:)&lt;br /&gt;Niye bu kadar uğraşıyorum, bilemiyorum. Bazı arkadaşlarım, çocuk oyun oynarken, etrafta gezinirken yemeği yediriveriyorlar bir çırpıda. Fakat nedense bana doğru gelmiyor. Ben ısrarla sofrada ve mama sandalyesinde yedirmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;Gerçi büyük oğlumda bu kadar uğraşmamın meyvelerini topladım:)) Kesinlikle tabağını bitirmedem inmiyor masadan. Doyduysa da izin istiyor. Ve mutlaka masada yiyiyor.&lt;br /&gt;Ama orada burada ayakta yiyen yaşıtı kuzenleri hala masada oturmasını bilmiyorlar.&lt;br /&gt;Galiba bu yüzden uğraşıyorum. &lt;br /&gt;Ama of, 4 sene önce daha bir sabırlımışmıyım neymişim anlayamıyorum. Şimdi eziyet gibi geliyor bana yemek saatleri. &lt;br /&gt;Neyse, akşam yemeği saatine kadar kalan süremin keyfini çıkartayım bari.&lt;br /&gt;Resimde görülen nesne, büyük oğlumun bana dün kendi yaptığı bir bilekliktir. Gururla koluma taktı ve hep tak dedi:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaeeicikixI/AAAAAAAAADA/6HBtKi8Wx9I/s1600-h/bilekl.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaeeicikixI/AAAAAAAAADA/6HBtKi8Wx9I/s320/bilekl.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5019154624341642002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4253219734679386354?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4253219734679386354/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4253219734679386354' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4253219734679386354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4253219734679386354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/yemek-yedirmenin-dayanlmaz-hafiflii.html' title='Yemek yedirmenin dayanılmaz hafifliği :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaeeicikixI/AAAAAAAAADA/6HBtKi8Wx9I/s72-c/bilekl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-3721514005993243337</id><published>2007-01-08T13:18:00.000+02:00</published><updated>2007-01-09T09:18:32.419+02:00</updated><title type='text'>Tatilden döndük :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaKM9P8NCFI/AAAAAAAAACc/GMA-oKFaf3M/s1600-h/Picture+002a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5017727918723106898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaKM9P8NCFI/AAAAAAAAACc/GMA-oKFaf3M/s320/Picture+002a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIqNP8NCBI/AAAAAAAAABs/PMIcjG_aSts/s1600-h/Picture+002.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz perşembe günü, bayramın hemen ardından çıktık yola. Arkadaşlarla beraber Kartepe Green Park hoteline gittik. Evden çıkarken, hava günlük güneşliydi. Ama Kartepe'ye yaklaştıkça, kar başladı. Vardığımızda ise, her yerin bembeyaz olduğunu gördük:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIrwP8NCEI/AAAAAAAAACE/Rihl8KPZ5GM/s1600-h/Picture+024.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5017621042756913218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIrwP8NCEI/AAAAAAAAACE/Rihl8KPZ5GM/s320/Picture+024.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci resmi zirveden çektik. Aşağıda hotelimiz gözüküyor. Zaten civarda olan tek hotel. Zirveden bakıldığında manzara müthiş. Sol tarafta deniz gözüküyor. Sağ tarafta ise Sapanca gölü. Aralarda da dağ ve orman manzarası. Hotele arkamızı döndüğümüzde ise, Uludağ'ı görebiliyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIrKf8NCDI/AAAAAAAAAB8/wrRDvukLX4M/s1600-h/Picture+016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5017620394216851506" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIrKf8NCDI/AAAAAAAAAB8/wrRDvukLX4M/s320/Picture+016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü resmi ise eşim odamızdan çekti. İlk gittiğimiz gün inanılmaz bir sis vardı. Sis nedeniyle hotele vardığımızda, binanın kendisini görememiştik bile. Hatta abartıp siste kayanlar da vardı. İkinci gün sis devam edince, bu abartanların arasına ben de katıldım ve sise rağmen kaydım:) Fakat ertesi sabah uyandığımızda, sisin olmadığını görünce, ilk defa odamızdan manzarayı da gördük ve hemen resmini çektik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaIqev8NCCI/AAAAAAAAAB0/C6KHXLGRhdw/s1600-h/Picture+010.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük oğlumuzu bırakıp, büyük oğlumuzu almıştık yanımıza. Kendisi de ilk defa kayak tatiline çıktı:) Arkadaşlarımızın oğlumuzdan 2 yaş büyük olan kızı ve oğlum ilk defa kayak ile tanıştılar. Hoca tutup ders aldılar. Arkadaşımın kızı dersi ilerletip sonunda çok güzel kaymayı öğrenirken, bizim oğlumuz işi pek ciddiye almayarak, lay lay lom ve de derste şarkı söyleyerek aldığı dersler sonunda kaymayı öğrenemedi. Hocası bize kibarca üzülmeyin, henüz yaşı küçük, işi ciddiye almıyor gibi şeyler söyledi. Ve kayamasa da, iyi bir şarkıcı olabilir gibisinden espriler yaptı. Ama adam tabii nazik olmak istedi. Çünkü neredeyse iki yaşında olan çocukların bile düzgün kayabildiklerini gördük. Zaten spora pek merakı olmayan oğlumun kayağa da merakı yoktu. Herhalde bu onun ilk ve son kayışı oldu.&lt;br /&gt;Son resimde de görüldüğü gibi, o kızakla kaymayı daha çok sevdi. Bıkıp usanmadan (ve yorulmadan) kızağı ile tepelere çıkıp durdu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaM_6P8NCGI/AAAAAAAAACo/vZHhURljtvY/s1600-h/Picture+015.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaM_6P8NCGI/AAAAAAAAACo/vZHhURljtvY/s320/Picture+015.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5017924679764871266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldığımız hotel çok güzeldi. Yeni ve lüks bir yer. Fakat servisin ve bazı şeylerin oturması için birkaç yılın geçmesi gerekiyor. Aksaklıklar olmadı değil yani. En komiği de, gündüz herkes kayarken elektriğin kesilmesi ve jenaratörün bozulması oldu. Havada yarım saat asılı kalanlar için korkunçtu tabii. Biz tam o sırada Geyikalan pistinin tepesinde oturmuş, köfte ekmek yiyip, sıcak şarap (ki pek sevmem) içiyorduk. Böyle bir tesisin yedek ikinci bir jenaratörü olması lazım. Allahtan hava güneşliydi. Eğer tipi çıksaydı, düşünemiyorum ne olurdu.&lt;br /&gt;Bir de o kadar lüks bir hotele yakışmayacak şekilde zevksiz döşenmişti içersi. Biraz daha para kıyıp, zevk sahibi bir mimar ile anlaşabilinirmiş.&lt;br /&gt;Odadaki dolaplara da taktım kafayı. Sadece dar dar çekmeceler bulunuyordu dolapların içinde. Raflar yoktu. Ve burası kışın iş yapan bir yer. Yani kalın gisilerle, kazaklarla geliniyor. Zor sığdık o çekmecelere.&lt;br /&gt;Gerçi hotelin içi çok sıcaktı. Herkes incecik giysilerle dolaşıyordu. Eğer oraya giderseniz, kesinlikle kalından çok ince giysi götürün. Kayak takımının dışında kalın giysiye hiç gerek duymadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekler de nefisti. Yediğim hiçbir şey kötü değildi. Ama yemek salonunun dekorasyonu kötüydü.&lt;br /&gt;Eşimle dekorasyona takıp durduk, hatta bazı köşeleri gösterip "Bu parça da Dolmabahçe sarayından getirtildi ve yerdeki modern granitle bütünleşti" filan diye.&lt;br /&gt;Çalışanlar da gayet kibar idi. Hatta bazen fazla bile. Yani daha profesyonel bir yönetim şart Green Park'a.&lt;br /&gt;Ama genel olarak memnun kaldık, güzel bir tatil geçirdik. Dediğim gibi, o kadar yeni ki, oturması için birkaç kışı geçirmesi lazım. Hatta o kadar yeniydi ki herşey, kiraladığım kayakları bile ilk giyen bendim:)&lt;br /&gt;Ama yeni olmasına rağmen hafta sonu fuldu hotel. Zaten İstanbul'a bu kadar yakın bir kayak merkezin olması kayanlar için çok iyi. Kaymayanlar için de güzel vakit geçirilebilecek bir yer. Kapalı havuzu, hamamı, saunası ve spası da var.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaNAvv8NCHI/AAAAAAAAACw/xd7we57XHoE/s1600-h/Picture+020.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaNAvv8NCHI/AAAAAAAAACw/xd7we57XHoE/s320/Picture+020.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5017925598887872626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada eşimin iradesine birkez daha hayran kaldım, belirtmeden edemeyeceğim. Kendisi yıllar önce Türkiye'de snowboard yapan ilk kişilerden olmasına rağmen, vermiş olduğu sözü tuttu ve kaymadı.&lt;br /&gt;Niye olduğunun anlatayım. Yeni evliydik ve Uludağ'a kaymaya gitmiştik. Ben başka bir pistte kayak yaparken, o tepelerde biryerde snowboard yapıyordu. Birden sis bastırmıştı ve göz gözü görmüyordu. Kayanlar ne demek istediğimi anlamıştır. Tepede sisin inmesi iki saniyede oluyor ve pist dahil hiçbirşey gözükmüyor. Ben zaten durmuştum ve bekledim. O ise devam etti ve kendi hızını bile ölçemedi, yani göremedi. Haliyle kara saplandı ve ayağını kırdı. Çünkü eski boardların ayakkabıyı atma özelliği yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftalarca işine gidemedi ve evden yürütmeye çalıştı. Sonra alçı ile işe gitti, çok zorlandı vs. Şimdi ise yeni yıl nedeniyle işleri çok yoğun ve böyle bir durumu göze alabilecek durumda değil.&lt;br /&gt;Ben de evde bebek var, aman bir yerimi kırarsam zor olur diye, birbirimize söz verdik, kaymayacağımız diye.&lt;br /&gt;O, verdiği söze sadık kalırken, ben pisti görmemle kendimi kaybettim ve verdiğim söze möze aldırmadan kaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her tatil dönüşü gibi bugün de zorlandık uyum sağlamakta. Oğlum erkenden kalkıp okula giderken zorlandı. Eşim her yerinin ağırıdığını söyledi. Ben ise ev işlerini erteleyip durdum.&lt;br /&gt;Eve dönmekten en mutlu olan kişi ise, dün annemlerden aldığımız ailemizin miniği oldu:) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-3721514005993243337?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/3721514005993243337/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=3721514005993243337' title='24 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3721514005993243337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3721514005993243337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2007/01/tatilden-dndk.html' title='Tatilden döndük :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RaKM9P8NCFI/AAAAAAAAACc/GMA-oKFaf3M/s72-c/Picture+002a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-3770703207117047681</id><published>2006-12-31T11:29:00.000+02:00</published><updated>2006-12-31T11:37:42.276+02:00</updated><title type='text'>İyi bayramlar ve mutlu yıllar</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bigoo.ws"&gt;&lt;img alt="Friendster images" src="http://images.bigoo.ws/content/christmas/gif_miscellaneous/miscellaneous_47.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px"&gt;&lt;a href="http://www.bigoo.ws/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;2007 yılının hepimize uğurlu gelmesi ve tüm dileklerimizin gerçekleşmesi umuduyla mutlu yıllar ve iyi bayramlar dilerim.&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-3770703207117047681?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/3770703207117047681/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=3770703207117047681' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3770703207117047681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3770703207117047681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/iyi-bayramlar-ve-mutlu-yllar.html' title='İyi bayramlar ve mutlu yıllar'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1510584770679337683</id><published>2006-12-29T08:03:00.001+02:00</published><updated>2006-12-29T08:49:16.744+02:00</updated><title type='text'>Haksızlık bu!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RZSwCZJZGtI/AAAAAAAAAAw/fzDCCqk3CbI/s1600-h/CIMG1390.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013825840326712018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RZSwCZJZGtI/AAAAAAAAAAw/fzDCCqk3CbI/s320/CIMG1390.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yamuk bir duruş çıkmış, ama karşımdaki aynadan çekmeye çalışınca, arkamdaki kapıya biraz fazla yaslanmışım. Bir de resim çekerken illa ki bir yerden destek almalıyım. Yoksa fena titretiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, gelelim konuya:) Birkaç gündür resimde gördüğünüz eteğe bir üst arıyorum. &lt;br /&gt;Etek annemin. Yani çok eski. Fakat ben bayıldım ve de bu sene böyle tafta etekler moda olunca da üstüne kondum. Şu an ütüsüz, ama daha bayrama var:) Evet, bayramda giymeyi düşünüyorum.&lt;br /&gt;Annem bunun üzerine siyah dantel bir bluz giyermiş. Bana da gösterdi. Ama dantel pek tarzım değil. Ben şimdi bunun üzerine kolsuz ya da kısa kollu siyah saten bir bluz arıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki resimlerde siyah kolsuz bir bluz göstermiştim ya, hani Zara'dan aldığım, onu bu eteğin üstüne düşünmüştüm. Ama yakışmadı. &lt;br /&gt;Bugün kendime son bir şans daha vereceğim. Ama bu sefer eteği yanıma alıp, öyle deneyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden nereye geldim. Asıl bahsetmek istediğim başka bir şey var. Ben geçen gün fellik fellik siyah bluz ararkan, yanıma biri yaklaştı. &lt;br /&gt;"Ayçiçeği, sen misin?" diye sorduğunda, dönüp baktım ve orta okul 1'den lise sona kadar beraber okuduğumuz sınıf arkadaşım S.'yı gördüm. Hatta 6 yıl boyunca da aynı duraktan servise binerdik. Çok iyi bir çocuktu. Üniversiteyi İstanbul dışında okuyunca, gruptan koptu biraz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de gördüğüme sevindiğim bir kişi. Bazılarını görmemezlikten gelebilirim de, neyse.&lt;br /&gt;Hiç değişmediğimi söyledi. Çoluk çocuğa karıştığımı diğer arkadaşlardan duymuş. Ayak üstü sohbet ettik. O da hiç değişmemişti. Yanında kız arkadaşı da vardı. Ama yaşıtımız değildi. Bizden en az bir beş yaş daha küçük duruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra şöyle göz ucuyla mağzadaki aynaya bakınca, birşey fark ettim. Ben 31 yaşındayım, arkadaşım S. de 31. Beraber büyürken aynı gösteriyorduk, ama şimdi nedense ondan daha büyük gösteriyordum.&lt;br /&gt;Sonra aklıma eşimin birzamanlar söylemiş olduğu birşey geldi. Kendisi benden 7 yaş büyüktür ve kendi yaşıtı olan arkadaşlarıyla birarada olduğumuzda, yaşıtı olan bayanlardan eşim daha genç duruyor. Şöyle demişti, yaşıt olan kadın ve erkekten kadınlar, zaman geçtikçe daha çabuk çökerlermiş. Bu lafı hiç ciddiye almamıştım. Ta ki aynada arkadaşımla yanyana görünce kendimi. Tabi yanımızda çıtır bir kızın olması da görsel bir etki yarattı. Ama ben bu duruma çok bozuldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye, çünkü aklıma hemen eşlerini terk edip, daha genç kadınlara giden erkekler geldi. Nerden çıkt şimdi demeyin, aylardır gazetelerde okumuyor muyuz? İşadamları sürekli eşlerini terkedip, daha genç birine gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah sabah moralimi bozmayayım şimdi:) Ama kadınların erkeklerden daha çabuk yıpranması haksızlık değil mi? Tamam, çocuk doğurmak, büyütmek, aynı zamanda ev ve iş kadını olmak vs. kolay değil. Az bir yük binmiyor omuzlarımıza. Ama yine de haksız buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi. Bugün kendime son bir şans daha veriyorum. İstediğim gibi bir bluz bulursam, ne mutlu bana. Aksi takdirde eteğimi giyemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, geçen gün bu eteği denediğimde, eşim gördü ve "bu da ne, annenden mi kalma" dedi. Ben de "aynen öyle" diyince çok komik oldu. Bu soruyu sorduğuna göre pek beğenmedi eteği anlaşılan. Ama ben çok sevdim. Bakalım benim mi, eşimin mi bu konuda sansı yaver gidecek :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1510584770679337683?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1510584770679337683/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1510584770679337683' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1510584770679337683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1510584770679337683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/hakszlk-bu.html' title='Haksızlık bu!'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RZSwCZJZGtI/AAAAAAAAAAw/fzDCCqk3CbI/s72-c/CIMG1390.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-4784587985689188785</id><published>2006-12-26T08:03:00.000+02:00</published><updated>2006-12-27T10:49:02.540+02:00</updated><title type='text'>Bale sorunumuz + Bavul hazırlama = İkisi bir arada!</title><content type='html'>Pazartesi günü gittim, görüştüm oğlumun bale öğretmeniyle. Çok cici bir bayan, tam bir profesyonel:)&lt;br /&gt;Derste, şu sıralar bir gösteri için çalışma yapıyorlarmış. Ve de biraz zor hareketlermiş, ama öyle onların yapamayacağı cinsten değilmiş. Biraz da disiplinli geçiyormuş dersler, öyle anaokulu lay lay lomu olmuyormuş bale derslerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kar yağmaya başladı, daldım bir ara. Neyse, devam edelim.&lt;br /&gt;Oğlumun bu sıkıntılarını duyunca çok şaşırdı. Çünkü derste çok uyumlu olduğunu, her söyleneni yaptığını, bir sıkıntısını şimdiye kadar dile getirmediğini, hatta hareketleri de doğru yaptığını söyledi. Açıkcası bunları duyduğumda ben de şaşırdım. Sonra sınıf öğretmeniyle de konuştuk. Meğer oğlum evde olduğundan daha farklıymış okulda. Yaptığı işlerde çok titizleniyormuş. Bir de duygusal olduğu için (bu özelliğini çok iyi biliyorum:)), sıkıntılarını kolay dile getiremiyormuş. Hem titiz, hem de aynı zamanda yaptığının mükemmel olmasını istiyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bale dersinde de öğretmen bunlara zor hareketler yapıyoruz diyince, bizimki kendini yiyip bitirmiş, acaba ben iyi yapıyor muyum diye. Öğretmenleri de tek tek övmeyip, bütün sınıfa ders bitiminde hepiniz çok iyidiniz diyince de, bizimki pek üstüne alamamış. Kafasında kuruntu yapmış. En son da dün patlak verdi işte ve ağladı, bale var diye.&lt;br /&gt;Öğretmeni benimle konuştuğuna çok memnun oldu. Derste oğlumla konuşacağını söyledi.&lt;br /&gt;Ben tabii heyecanla oğlumun okuldan dönmesini bekledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döndüğünde yüzünde güller açıyordu. Çok mutluydu. Öğretmeni onunla konuşmuş. Hareketleri çok güzel ve de doğru yaptığını söylemiş. Yani derste biraz pohpohlamış. Oğlum da anında dünyanın en mutlu çocuğu oluvermiş. Sonra ben öğretmenini arayıp konuştuğumda, öğretmeni, başka bir dersten çıktıklarında, oğlumun kendisini koridorda görüp koşarak yanına geldiğini ve "sizi öpebilir miyim?" dediğini söyledi. Ve öğretmenine sarılıp öpmüş onu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünüyorum da, oğlumun doğuştan gelen birtakım özellikleri, huyları var. Bunları değiştiremeyiz. Belki bir gün herşey bu kadar basit halledilmeyebilinir. Hatta yine çok üzülebilir, kendi içinde fırtınalar yaşayabilir. Bilemiyorum artık. Ama biraz daha büyüdüğünde dilerim ki, kendi sorunlarıyla başa çıkmasını becerebilir. Biraz özgüven eksikliği ile duygusallığına bir de herşey mükemmel olsun kaygısı eklenince, bayağı bir stres yaşamış oğlum haftalardır.&lt;br /&gt;Bu şikayetini ilk dile getirdiğinde, pek umursamamıştım doğrusu. Yani bale dersini sevmemiştir, olabilir dedim. Birkaç kere derse girmek istemiyorum da demişti. Ama bunları da çok ciddiye almamıştım. Çünkü bugün bale, yarın başka bir ders olabilir diye hemen müdahele etmek istememiştim. Ama sonunda hüngür hüngür ağlayınca, bu işte birşey var diyip, gittim okula.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun çok basitçe halledildi. Eğer halledilmeseydi, oğlum dersten, öğretmenden hatta okulundan soğabilirdi. Ama şimdi çok mutlu.&lt;br /&gt;Demek ki çocuklar bir sıkıntıyı dile getirdiklerinde, biraz daha dikkatle yaklaşmam gerekecek bundan sonra. En son patlama noktasına kadar beklememek gerek galiba. Ama bu da çok doğru bir yaklaşım olur mu, onu da bilemiyorum.&lt;br /&gt;Çocuklar büyüdükçe, sorunlar da büyür sözü ne kadar da doğruymuş. Bizi şimdi daha neler bekleyecek merak ediyorum.&lt;br /&gt;Minik çekirdeğime bakıyorum da, şimdiki dönemi ne kadar kolaymış. Tek derdimiz (çok şükür), yattı mı, kalktı mı, yedi mi, yemedi mi şeklinde. Ki bu dönem birzamanlar bana çok zor gelirdi, (büyük) oğlumun hemen büyümesini isterdim. Ah, ah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, geleyim artık bavul hazırlama konusuna. Uzun zamandır yazmak istiyordum da, birtürlü fırsat yaratamamıştım. Şimdi yazmazsam kaynayıp gidecek. Ne demişler aslında, bugünün işini yarına bırakma. Bırakırsan böyle olur işte:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce gidilecek yere göre bavul seçiyoruz, yerleştirmeden önce. Bu fikir de eşimden çıkmıştı, taa ne zaman önce.&lt;br /&gt;Bizde iki tür bavul var. Dışı kalın, sert, kabuk gibi olanlar. Bir de bildiğimiz, yumuşak kumaş, deri karışımı. Ama her iki tür de mutlaka tekerlekli:)&lt;br /&gt;Şimdi, yurtiçi gezisiyse, dışı kabuk gibi olanları tercih ediyoruz. Çünkü gittiğimiz gibi dönüyoruz. Hem bu bavullar daha sağlam, daha rahat gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;Ama yurtdışı gezisiyse, dışı yumuşak olanları tercih ediyoruz ki, yapılan alışverişler sonrası, daha da şişen bavulu, üstüne oturacak da olsam, daha rahat kapatabilelim diye. Çünkü bunlarda esneme payı vardır. Ama dışı kabuk gibi olanlar esnemiyor, dolayısıyla belli bir kapasitesi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtiçi gezilerinde kozmetik eşyaları taşıma sorununa çözüm bulabilmiş değilim. Bulan varsa bana da söylesin. Çünkü onlarsız olmuyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yurtdışına çıkınca, yanıma sadece en lazım olan makyaj eşyalarımı alırım. Zaten Freeshop'tan alışveriş edildiği için, bir de evdeki parfümü, kremi filan taşımam. Oradan aldıklarımı kullanırım. Çünkü kötü bir huyum var. Freeshop alışverişini seyahat sonrasına bırakamıyorum. Aradığımı bulamam diye bir takıntı yapmışım. Herşeyi giderken alıyoruz ve de orada kullanıyoruz. Böylece hem evdekileri, hem de aldıklarımı taşımamış oluyorum.&lt;br /&gt;Hatta birkeresinde, eşim boşver şampuanı, freeshoptan bakarız demişti. Ama sadece iki markanın şampuanları vardı. Onlar da neredeyse bakım kremi fiyatındaydı. Biz de almadık tabii. Gittiğimiz yerde bir markete girip almıştık:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz tatiline çıkıyorsak, önceden, gideceğimiz yerde plaj havlusu verip vermediklerine bakıyorum. Bazı yerler hergün temiz plaj havlusu veriyor. Öyleyse, plaj havlusu taşımıyoruz boşuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdışına çıkarken bavulu doldurmamakta fayda var. Çünkü ister istemez alışverişe dalınabiliyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bavullarda mutlaka kilidin olması çok önemli. Hem kilitli olsun, hem de kıymetli eşyalarınızı bavulda değil de, el çantanızda taşıyın. &lt;br /&gt;Bazı önemli ilaçlarımızı bile bavula koymuyoruz. Eğer kaybolursa diye. Yanımızda taşıyoruz. Çünkü yurtdışında reçetesiz ilaç alışverişi olmuyor.&lt;br /&gt;Bir de arkadaşımın bavulundan değerli takıları çalınmıştı. Bavulu kilitli değildi ve takıları da içindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçağa bavulları yerleştiren çalışanların bazılarında bir alet varmış. Ellerindeki aletle bavulu tarayıp, içinde ziynet olup olmadığını anlayabiliyorlarmış. Günahları boyunlarına, ama başka türlü bir açıklama da bulamadı arkadaşım. Artık ne ve nasıl olduysa, ben bu olaydan dersimi aldım. Bavulları mulaka kilitliyoruz ve içine bizim için, kaybolduğunda çok üzüleceğimiz bir şey koymuyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-4784587985689188785?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/4784587985689188785/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=4784587985689188785' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4784587985689188785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/4784587985689188785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/bale-sorunumuz-bavul-hazrlama-ikisi-bir.html' title='Bale sorunumuz + Bavul hazırlama = İkisi bir arada!'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-2641539211627308846</id><published>2006-12-25T09:37:00.000+02:00</published><updated>2006-12-25T10:21:11.942+02:00</updated><title type='text'>Oğlum bale yapmak istemiyor</title><content type='html'>Nihayet buraya resim yüklemeyi başardım. Önceki postumda görünüyor:)&lt;br /&gt;Ben bazı şeyleri ne kadar da gözümde büyütüyorum. Yok yükleyemem, yok bozarım vs. Halbuki çok kolaymış. Teknolojiyle fazla haşır neşir olmayınca, böyle hissediliyor herhalde. Bir de ben kitap, kağıt, elle yazılan ajanda insanıyım. Notlarımı öyle kağıtlara defterlere alırım. Öyle cep bilgisayarıymış, elektronik aletlermiş, pek bana göre değil. Gerçi çok hoş ve de pratik görünürler. Fakat alışmış olduğum o kağıt kissini vermiyorlar bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt posttaki anorağım M beden. Ama cuma günü gidip değiştirdim ve S aldım. İlkinde annemle çıkmıştım ya alışverişe, beni o zorladı M al diye. Genç kızlığımdan beri böyledir. Ne zaman birşey denesem, ki tam üstüme oturur, yani bedenimdir, hep söylenir, bu kadar dar alınır mı, biraz kilo alsan giyemezsin vs.&lt;br /&gt;Anorakta da öyle oldu. S tam üstüme göreydi ki, annem yine devreye girdi. Ben de ona uydum. Ama evde tekrar deneyince, oturmadığını anladım.&lt;br /&gt;Bir de "kilo alırsın"ın olmayacağını  ne ben anlatabiliyorum anneme, ne de o ısrarla anlamak istemiyor.&lt;br /&gt;30'umu devirmişim, iki çocuk doğurmuşum, hala kilo muhabbeti yapıyor benimle:) Hayır, kilo almaya başlasam bile, rejim yapar, vermeye çalışırım. Tabi ona rejimden bahsetmedim, yüreğine filan iner diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah oğlumu uyandırdığımda, ağlayarak okula gitmek istemediğini söyledi. Resmen iri iri, top top gözyaşları akıttı. Nedeni, her pazartesi sabahı yaşadığımız sendromun aynısıydı "Anne bugün bale dersi var. Gitmek istemiyorum".&lt;br /&gt;Daha önceleri mızmızlanma şeklindeydi. Bugün ise resmen içini çeke çeke ağladı. Eşim durumu öğrendiğinde, hemen "Girmesin baleye, zaten erkek çocuklarını niye sokuyorlar ki" diye süper destek oldu oğluma.&lt;br /&gt;Ben ise anlatmaya çalıştım, yaptıklarının klasik bale değil de, vücudu tanıma egzersizleri, beden dili kullanımı vs. olduğunu, ama anlatamadım.&lt;br /&gt;Oğlum da gerçekten sevmiyor bu dersi. Çünkü yaptırılan hareketler ona zor geliyormuş. Zaten küçüklüğünden beri sporla çok arası yoktur. Doğru düzgün koşup, top filan oynamamıştır. Dans etmeyi de yeni yeni kıvırdı. Yani öyle bedenini rahat kullanabilen, esnek bir çocuk olmadı hiç. Ben de tam bu yüzden bu dersin onun için faydalı olabileceğini düşünmüştüm.&lt;br /&gt;Zaten şeçme şansımız da yok, çünkü diğer branş derslerinde olduğu gibi, bu derse de bütün öğrenciler katılıyor. Yani istemeyen girmesin gibi bir şey sözkonusu değil. &lt;br /&gt;Ama onu çok üzen bir durum var ve anlatamıyor da tam olarak. Bu yüzden bugün okuluna gidiyorum. Şansıma bale öğretmeninin görüşme saati, oğlumun dersinden hemen öncesine denk geliyor. Onu bu kadar mutsuz eden şeyin ne olduğunu merak ettim. Umarım ciddi birşey değildir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-2641539211627308846?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/2641539211627308846/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=2641539211627308846' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2641539211627308846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/2641539211627308846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/olum-bale-yapmak-istemiyor.html' title='Oğlum bale yapmak istemiyor'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-5007714844074116241</id><published>2006-12-20T11:27:00.000+02:00</published><updated>2006-12-25T09:35:53.052+02:00</updated><title type='text'>Bu arada neler yaptım</title><content type='html'>&lt;div&gt;İster istemez arayı çok uzattım yine, farkındayım:(&lt;br /&gt;Halbuki &lt;em&gt;Giysi seçmek&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;Bavulu hazırlamak&lt;/em&gt; postlarını hemen arka arkaya yazmaya niyetlenmiştim. Niye araya günler girdi anlatayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta, perşembe sabahı annemle telefonda konuşuyorduk. Eşim hafta sonuna kadar iş gezisine çıkmıştı. Çok eskiden, henüz çoluk çocuğa karışmadan önce, eşim gider gitmez, ben annemlere kalmaya giderdim. İşten çıkar, onlara geçerdim. Akşamları tembel tembel yayılır, annemin beni şımartmasına izin verirdim. Sabahları da babamla birlikte evden çıkar, işe giderdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar olmadan önce eşim çok sık seyahat ederdi. Fakat oğlum dünyaya geldikten sonra, azalttı. Şimdi ise neredeyse hiç gitmiyor. Geçen haftaki bir istisnaydı.&lt;br /&gt;Neyse, o işte gitmişken, annem sordu, niye bize gelmiyorsunuz kalmaya diye. Yalnızken çok kolaydı da, böyle çoluk çocuk birden hop diye hazırlanıp gitmek gözümde büyüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra dayanamadım ok dedim. Nasıl olsa büyük oğlum sabah erkenden okula gitmişti. Küçüğü de oyun parkına bırakıp hazırlandım. Zaten hazırlanma konusunda hiç zorluk çekmediğim için, işim hemen bitiverdi ve çıktık yola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem bize yakın oturur. Arabayla 15-20 dk filan, eğer trafik yoksa. Oğlumun okulu da annemlere çok yakın, böylece onun okula gidip gelmesi de kolay oldu. Akşam ben aldım, ki onun için büyük süpriz oldu. Sabah da ben bıraktım yine. Gerçi bu sefer pek sevinmedi. Çünkü biraz geciktiğimiz için, başkan olma sırası o gün ondayken, başka bir arkadaşına geçmiş, ki bu onu hiç mutlu etmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama cuma akşamı onu aldığımda, bir süpriz yaptım ve beraber arkadaşım B.'ye gittik. Böylece hem tatil işini konuştuk, hem de oğlum arkadaşlarını görmüş oldu.&lt;br /&gt;Arkadaşım, güzel bir börek yapmıştı. Görünüşü pizza gibiydi. Zaten börek sevmeyen çocuklarımıza pizza diye yutturmaya çalıştık, fakat yutmadılar:))&lt;br /&gt;Olsun, biz oturduk, afiyetle yedik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biz bayanlar tatil organizasyonu yapmıştık ya.&lt;br /&gt;Hani hem yılbaşı gecesini içerir, hem de bayram tatili olur diyerekten. Bu fikir bizim beylerin, fiyat listesini gördükten sonra pek hoşuna gitmedi. İstanbul'da geçireceğimiz 3-4 günlük tatil parasıyla yurt dışına çıkılır diye itiraz ettiler, haklı olarak.&lt;br /&gt;E bayramda da çocuklar bırakılamadığına göre, oturup düşünmüştük. Sonuç olarak da bayram ertesi olan perşembe gününden pazara kadar olan zamana karar verip, yer ayırttık.&lt;br /&gt;Böylece bizim tatil bayram ertesine kaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkcası ben memnun oldum. Zaten kalabalık bir grubuz, böylece biz bize oluruz. Çünkü bayram nedeniyle zaten her yer çok kalabalık oluyor. Hem maksat beraber tatil yapmak, ki o da olacak inşallah.&lt;br /&gt;Geriye bir tek yılbaşı gecesini düşünmek kaldı. Önce arada o da kaynamıştı ne güzel, fakat işler değişince, tekrar oturup karar vermemiz gerekecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşımdan çıkıp annemlere gitmemiz epey zaman almıştı. Çünkü cuma trafiğini hiç hesaba katmamıştım.&lt;br /&gt;Artık bilinçlenen minik çekirdeğimi de bütün gün annemle bırakmıştım, şimdi beni görünce tepkisi ne olacak diye merak ederken, o hiç bana bakmadan, abisinin üzerine doğru "abü, abü" diyerek koşmaya başladı.&lt;br /&gt;Zaten bildiği kelimeler henüz 'mama, anne, baba, anana (annanesi), babab (babanesi), dede ve abü (abisi)'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma gecesi kayınvalidemle konuşmuştuk. O da çocuklarla gelip onlarda kalmamızı istedi. Böylece cumartesi öğlen de onlara gittik.&lt;br /&gt;Kayınvalidemler bize daha yakın oturdukları için de, önce çocukları ona bıraktım, sonra eşyaların çoğunu eve taşıdım. Biz orada da kalmayı düşünürken, eşim süpriz yapıp erken döndü. Böylece sadece akşama kadar oturup, sonra kendi evimize geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, arada intenete girip, sizlere uğradım, maillerime baktım, bir iki yorum yazdım, fakat oturup postumu yazacak zamanı bir türlü yaratamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü de bir tembellik, bir yorgunluk çöktü üzerime, canım hiç yazmak istemedi.&lt;br /&gt;Dün de annemle alışverişe çıktık.&lt;br /&gt;Yılbaşı hediyesi alma işini son günlere bırakmayı sevmediğim için, aralığın başında başlarım ufaktan almaya.&lt;br /&gt;Dün de 3 kişiye hediye aldıysam, 4 parça da kendime aldım. Aslında hediye alışverişinde kendime birşey bakmam. Ama dün nasıl olduysa, beğendiğim şeyler çıktı karşıma, ben de biraz kendimi şımartayım dedim. Hazır indirim de varken, bir anorak, çok ince bir kaşmir kazak, bir bluz ve de siyah, dışı şeffaf ipek, altı da saten gibi olan şık, kolsuz bir bluz aldım. Alışveriş adresim de Mango ve Zara'ydı.&lt;br /&gt;XS - S beden giydiğim için, kalıplarını çok severim.&lt;br /&gt;Aldıklarımın resimlerini de çektim. Biraz uğraşmam gerekiyor. Olmadı akşam eşime yükletirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sıra aslında bavula yerleştirme postuna geldi, biliyorum.&lt;br /&gt;Fakat minik çekirdeğin öğle yemeği saati de yaklaştı.&lt;br /&gt;Ben onu biraz daha erteleyim:)&lt;br /&gt;Ve de şu resimleri yüklemeye çalışayım. Postumu resimlerden önce yayınlıyorum. Çünkü bir kere uğraşırken, bütün post uçup gitmişti. Kenarda da kopya olarak saklayacağıma, şimdi yayınlayım bari :))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E biraz geç oldu uğraşmam, ama işte aldıklarım:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY9-oZJZGsI/AAAAAAAAAAg/BYpIUeW6D0g/s1600-h/CIMG1384.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY9-oZJZGsI/AAAAAAAAAAg/BYpIUeW6D0g/s320/CIMG1384.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5012364142696798914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY9-T5JZGrI/AAAAAAAAAAY/o9ueDLGJ5Ao/s1600-h/CIMG1383.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY9-T5JZGrI/AAAAAAAAAAY/o9ueDLGJ5Ao/s320/CIMG1383.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5012363790509480626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY6-MpJZGqI/AAAAAAAAAAM/zyFKDovukjc/s1600-h/CIMG1382.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5012152559722896034" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY6-MpJZGqI/AAAAAAAAAAM/zyFKDovukjc/s320/CIMG1382.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-5007714844074116241?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/5007714844074116241/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=5007714844074116241' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5007714844074116241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/5007714844074116241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/ister-istemez-aray-ok-uzattm-yine.html' title='Bu arada neler yaptım'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zvZptAvZwQE/RY9-oZJZGsI/AAAAAAAAAAg/BYpIUeW6D0g/s72-c/CIMG1384.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-674492716551361695</id><published>2006-12-13T14:32:00.000+02:00</published><updated>2006-12-13T16:10:53.944+02:00</updated><title type='text'>1- Giysi seçmek</title><content type='html'>Bavul hazırlamaya başlamadan önce, dikkate aldığımız birsürü şey var.&lt;br /&gt;Aldığımız diyiyorum, çünkü eşim de aynı derecede titiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlığa başlamadan önce, gideceğimiz yerle ilgili hava durumu araştırması yapıyoruz.&lt;br /&gt;Eğer yurtdışı seyahatiyse, gidilecek ülkenin, şehrin o tarihler arasındaki hava sıcaklığının min. ve max. derecelerini öğreniriz.&lt;br /&gt;Bunu da, son birkaç yıldır açıklanan o ayki derece istatistiklerine bakarak, gideceğimiz tarihler arasında havanın kaç derecelerde olacağını tahmin ederiz. Bu güne kadar da hep doğru tahmin etmişizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yapmamızın sebebi, götüreceğimiz giysilerin (ayakkabıların uygunluğu da dahil buna) ne fazla kalın, ne de fazla ince olmasını önlemek. Böylece boşuna giyilmemek üzere giysi taşımış olmuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezeceğimiz, gideceğimiz yere uygun olmasına özen gösteriyoruz.&lt;br /&gt;Tatilköyüyse, kalacağımız her geceye göre bir kıyafet seçerim. Evde provasını yapar, uygun ayakkabıyı seçer ve kenara ayırırım.&lt;br /&gt;Ama şehir gezisiyse, daha rahat ve sportif olmasına özen gösterir, fakat illa ki hergün için ayrı bir giysi olsun demem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarla gidiyorsak, geceleri önceden planlar, nerelere gideceğimizi konuşuruz. O geceler için uygun şık, mutlaka siyah bir giysi alırım.&lt;br /&gt;Şık ve siyah bir giysi ile, fazla abiye olmasa da her yerde rahat ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer güzel bir mevsimde seyahat ediyorsak, aldığım bütün giyeceklere uygun, şık bir hırka ve ince bir mont da seçerim.&lt;br /&gt;Ama kışın gidiyorsak, uzun paltomu yolda giyer, daha az kalın ve kısa olan bir mont da yanıma alırım. Bazen güneş açtığında palto fazla gelebiliyor. O zaman yanıma aldığım mont beni kurtarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakkabılarda ise, gündüz rahat etmem için topuğu çok yüksek olmayan modeller, geceleri için ise şık siyah bir model. Böylece herşeyin altına rahatlıkla giyilir.&lt;br /&gt;Eğer kış ise, bavulda en çok yer kaplayacak olan çizmemi giyer öyle giderim. Böylece elimde taşıyacağıma, ayağımda taşırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış giysileri genelde ütü gerektirmiyor. Fakat yaz giysileri gerektirebilir. Bu yüzden mutlaka minik seyahat ütümü de alırım. Oyuncak gibi durduğu için, fazla yer kaplamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar minik çekirdeğimizi bırakıp, büyük çekirdeğimizle seyahat ettiğimiz için, sadece bir çocuğa yönelik hazırlık yaptık.&lt;br /&gt;Erkek çocuğu olduğu için, giysilerini rahatlıkla ben seçiyorum. Erkek çocukları bu konuda rahatlar. Ama yeğenimden biliyorum, kız çocuklarına giysi hazırlamak o kadar kolay değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz tatiliyse, oğlum için en kolay yıkanabilen ve kuruyan giysilerini alıyorum. Zaten ütüm de olduğu için, kirlenen giysisini elimde yıkayıp astığım zamam, birkaç saatte kuruyor. Böylece 'çocuktur, bol bol yedek giysi lazım' stresine girip, gereksiz şeyler taşımıyorum.&lt;br /&gt;Oğlum için bir hırka, kazak filan taşımam, bir mont, mutlaka 2 adet şapka, buna karşılık bol iç çamaşırı yetiyor. Öyle geceler için özene bözene giydireyim, süsleyip püsleyim diye gömlekler, model pantalonlar taşımam. Burada yeterince giyiyor. Hem çocuk da tatilde rahat hareket etmek istiyor, neredeyse yerde gökte geziniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önem verdiğim bir şey de, mutlaka odada giymek için fazla yer kaplamayan seyahat terliklerinden de yanımıza almam.&lt;br /&gt;Özellikle şiş ayaklarla odada çok rahat ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç çamaşırlarını, çorapları, gecelik-pijamaları da seçtikten sonra, bir bakıyorum ki, tam istediğim gibi az ve öz olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlardan sonra doğru bavulu seçmek de önemli.&lt;br /&gt;Diğer yazmadığım eşyaları, doğru bavul seçimini,  ve  de yerleştirmesini yarına bırakıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-674492716551361695?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/674492716551361695/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=674492716551361695' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/674492716551361695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/674492716551361695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/1-giysi-semek.html' title='1- Giysi seçmek'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6864986018772450233</id><published>2006-12-12T08:19:00.000+02:00</published><updated>2006-12-12T08:54:13.157+02:00</updated><title type='text'>Tatil heyecanı :)</title><content type='html'>Pazar günü havanın da güzel olmasıyla günü dışarda geçirelim dedik. Arkadaşlarımızı da arayıp, ne yapalım diye düşündük. Önce Şile'ye gidelim dedik.&lt;br /&gt;Sonra Riva ya da Polonezköy olsun dedik.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Vintage Biscuite&lt;/em&gt;'in blogunda Polonezköyde'ki 'Polina Şube' hakkında daha önce bir yazı okumuştum. O kadar güzel anlatıp tavsiye etmişti ki, aklımda kalmış. Arkadaşlar da merak edince, karar Polonezköy doğrultusunda oldu.&lt;br /&gt;Pişman olmadık, çünkü gerçekten de güzel bir yermiş.&lt;br /&gt;Çoluk çocukla da saatlerce rahat ettik. Ayrıca uygun fiyata bol bol yemek de yenilebiliyor.&lt;br /&gt;Tabii ki arkadaşlarla biraraya gelmişken, yılbaşı konusu da açıldı. Bu sene bayramın ilk gününe denk geldiği için, şöyle 3-4 günlüğüne biryere gidelim dedik.&lt;br /&gt;Düşünmemiz halen devam ediyor. Birbirimize mailler gidip geliyor.&lt;br /&gt;Büyük bir grup olacağımız için, şu 1-2 gün içersinde karar vermemiz gerekiyor. Hepimize oda bulunsun diye.&lt;br /&gt;Ayrıca çocuklar da olacağı için, ona göre yerler bakılıyor.&lt;br /&gt;Biz, minik çekirdeğimizi bırakacağız. Sadece büyük oğlumuzu alırsak, daha rahat ederiz diye düşünüyoruz (eminiz aslında:)).&lt;br /&gt;Ama çoğu arkadaşlarımız ikinci çocuklarını (bebeklerini) götürmeyi planlıyorlar.&lt;br /&gt;Allah onlara kolaylık versin diyeyim :)&lt;br /&gt;Tatilimiz kısacık :( da olsa, ben şimdiden başladım harıl harıl düşünmeye, neler götürelecek, ne giyilecek vs.&lt;br /&gt;Zaten hazırda olan yazlık-kışlık bir gezi listem var, böylece hiç vakit kaybetmiyorum.&lt;br /&gt;Sevgili &lt;em&gt;Çiçeklibahçe'&lt;/em&gt;de seyahate çıkıyormuş.&lt;br /&gt;Onun bavul hazırlama telaşından ilham alarak, nasıl en doğru şekilde bavul hazırlanır, onu yazmak istiyorum.&lt;br /&gt;Ben bavul hazırlamayı çok severim. Kesinlikle ne fazla, ne de eksik eşya taşırım.&lt;br /&gt;Kendimce püf noktalarım vardır.&lt;br /&gt;Bunları yazmayı düşünüyorum. Ama şimdi değil.&lt;br /&gt;Birazdan ufaklığı hazırlayıp anneme bırakacağım, sonra da alışverişe çıkacağım.&lt;br /&gt;Tatile daha çok var biliyorum. Ama eksikler de beni rahat bırakmıyor. Şimdiden tamamlayıp rahat edeyim bari.&lt;br /&gt;Hem bugün salı, artık biliyorsunuz, temizlik günüm.&lt;br /&gt;Birazdan A. hanım da gelir. Biz en iyisi hazır olalım.&lt;br /&gt;Bavul hazırlama postunu da yarına bırakıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6864986018772450233?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6864986018772450233/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6864986018772450233' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6864986018772450233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6864986018772450233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/tatil-heyecan.html' title='Tatil heyecanı :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-1753479735108073314</id><published>2006-12-06T12:16:00.000+02:00</published><updated>2006-12-06T13:36:49.656+02:00</updated><title type='text'>Nedir hala bu çektiğim</title><content type='html'>Şu Beta blogger beni sinir etmeye devam ediyor, hırrrr!&lt;br /&gt;Sadece benim gibi beta blogger olanlara yorum bırakabiliyorum. Hala diğer bloggerlere yorum bırakamıyorum.&lt;br /&gt;Eşim de çözemedi olayı. Tek çözüm herhalde yeni blog açmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu sefer blogcu dan açacağım.&lt;br /&gt;İsmim kalır mı değişir mi bilemiyorum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, bu işi sonra hallederim.&lt;br /&gt;En son cuma günü yazmışım. O zamandan beri neler oldu, onlardan biraz bahsedeyim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü, büyük çekirdeğin veli toplantısı vardı. Bu sene (daha şimdiden) ikincisiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittim tabii ki, büyük bir hevesle.&lt;br /&gt;Sınıf öğretmeni önce bütün velilerle kendi sınıfında genel bir görüşme yaptı. Sonra herkes diğer sınıflarda bekleyen branş öğretmenleriyle görüşmek üzere dağıldı.&lt;br /&gt;Sınıfların önünde uzun uzun kuyruklar oluştu.&lt;br /&gt;Güya her bir veli ile 5 dk görüşecekti öğretmenler.&lt;br /&gt;Ama her veli de bir değil ki. Bazısı öğretmeni bulmuşken bir konuşuyor, bir konuşuyor. Kapıdaki kuyruk daha da uzuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi benim önümde mesela 5 kişi var. En az 25 dk belemem gerekiyor. O da en az.&lt;br /&gt;Oğlumun da maşallah kendisi henüz anasınıfında olmasına rağmen, 7 adet branş öğretmeni var. Etti 7 kapının önünde beklemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten saat 10'da başlayan toplantıyı, saat 13'de artık bana eyvallah diyerekten bitirdim.&lt;br /&gt;Onca saate rağmen, beden eğitimi, bale(evet oğlumun bale dersi de var:)) ve resim öğretmenleriyle görüşemedim. Artık daha fazla bekleyemedim kuyruklarda.&lt;br /&gt;Benim için önemli olanler zaten ingilizce, satranç ve bilgisayardı. Bir de gafil avlanarak müzik sırasına da girmiş, yarım saat da orada beklemiştim.&lt;br /&gt;En çok hoşuma giden olay ise, satranç öğretmeninin her gelen velide, masa üstünde duran timeri çalıştırmasıydı. Böylece 5 dk dolunca, nazik bir biçimde lafı kısa kesip, vedalaşıyordu. Bekleyenlere de haksızlık olmuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara oğlumun bir sınıf arkadaşının annesiyle lafladık. Kendisi çok şeker bir bayan. Hem frekanslarımız da uyuştu, ısındık birbirimize.&lt;br /&gt;Kendisinin 3 çocuğu var. İkizlerden biri oğlumun sınıfında. Diğeri yan sınıftaymış. Bir de üst sınıfta bir ablaları varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz böyle çocuklardan filan konuşurken, bazı velilerin möhim meselelere daldıklarını gördük. Zannedersiniz ki dünyayı kurtaracaklar. Her şeye burunlarını sokuyor, birşeyden de memnun değillerdi. Çocukların içtikleri sudan, yemekte kullanılan yağa kadar herşeyden konuşuyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanımdaki cici hanımla birbirimize bakakaldık ve güldük. Bu hırs niye diye anlam veremedik. Sonuçta bunlar daha anasınıfındalar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü ise çok güzel geçti. Arkadaşlarımız geldi bize. Beraber hem yemek yedik, hem de doğumgünümü kutladık:)&lt;br /&gt;Gerçi doğumgünüm dündü. Ama biz biraz önceden kutladık. İyi de yapmışız. Güzel bir pazar geçirdik böylece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesiyi es geçiyorum. Önemli birşey olmadı.&lt;br /&gt;Salı günü de, yani dün, bildiğiniz gibi temizlik günümdü. A. hanım gelir gelmez, biz minik çekirdeğimle çıktık yine. Anneme gittik ve günü orada geçirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta annemdeyken, annem o çok sevdiğim pırasalı böreğinden yaptı.&lt;br /&gt;Pırasayı halka halka doğrayıp, önce biraz pişirip yumuşatıyor. Sonra ise tepsiye koyduğu yufkanın içine yayıyor.&lt;br /&gt;Üstünü tekrar yufkayla kapatıp, hazırladığı beşamel sosunu döküyor. Biraz fırında pişdikten sonra da kaşar peyniri ilave ediyor, üstüne. Peynir eriyince de hazır oluyor. Hatta peynir biraz kızarınca daha da güzel oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yaptığımız sonuçta börekti. Ama ben pizza yer gibi habire dilim dilim börek götürdüm:)&lt;br /&gt;Sonra çok fena oldum tabii. Hatta akşam hiçbirşey yemedim. Zaten ertesi sabaha kadar da acıkmamıştım:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer, dün gittiğimizde, gerçekten de pizza gettirtik. Ama bu sefer ölçülü yedim, kaptırmadım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara dışarıya çıkmıştım. Birkaç dergi almak için. Baktım her sene çıkan, aralık ayına özel o kalın kalın dergilerden vardı.&lt;br /&gt;Onları ne zaman görsem, aklıma hep yılbaşı hediyesi alma stresi başlıyor ve bu yılbaşı gecesi ne yapacağız gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdiden başladım ufaktan ufaktan bunları düşünmeye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaa, ben şimdi resim de ekleyemiyorum. Kesin var bu beta bloggerde bir bozukluk. Ben başlıyorum blogumu değiştirmeye..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-1753479735108073314?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/1753479735108073314/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=1753479735108073314' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1753479735108073314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/1753479735108073314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/u-beta-blogger-beni-sinir-etmeye-devam.html' title='Nedir hala bu çektiğim'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-3512667385552044557</id><published>2006-12-01T09:53:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T14:19:33.893+02:00</updated><title type='text'>Kızım bu ne acele:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/1600/733562/sun1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/320/663864/sun1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdi blogumu yeni açtım ya, kurcalayıp duruyorum arada.&lt;br /&gt;Salı gününden beri comment göndermek istediğim kişilere ulaşamıyorum. Karşıma sürekli teknik arıza gibi birşey çıkıyor.&lt;br /&gt;Önceleri genel sandım. Yani herkeste böyledir diye. Sonra baktım ki herkes yorum gönderebiliyor.&lt;br /&gt;Bir tek kendi postumdaki yorumlara cevap verebiliyorum, o kadar.&lt;br /&gt;Galiba kendi kendime ayarları mı bozdum ne?&lt;br /&gt;Akşam eşime danışayım bari. Kendisi bilgisayardan ne kadar anlıyorsa, ben bir o kadar anlamıyorum da:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de ben aceleciyim ya, bekleyemem şimdi akşama kadar.&lt;br /&gt;O yüzden buradan gönderiyorum commentlerimi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili KUĞU, benim de ne yazık ki sebze ve meyve ile aram yok. Tam bir etoburum ben. Hamur işlerine ve abur cubura bayılırım. Mesela önümde duran meyveyi soymaya üşenirim de, gidip mısır patlatmaya üşenmem:)&lt;br /&gt;Çok kötü bir beslenme alışkanlığım vardır ne yazık ki.&lt;br /&gt;Ama miniklerimin beslenmesinde çok özen gösteririm. Her gün 2-3 çeşit meyve yemelerini sağlarım. Fakat kendim de yiyeyim diye aklıma gelmez o sıra.&lt;br /&gt;Bir de insanın yeme alışkanlığını değiştirmesi çok zor galiba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RENKLER ellerine sağlık, nefis gözüküyor valla. Tam benlik olmuş hepsi:) Mantılar o kadar minik ki, kaç saat sürdü allah aşkına?&lt;br /&gt;Rejim konusunda moralinin tekrar düzelmesi iyi. Zaten yavaş verilen kilolar hemen geri dönmüyorlarmış, bilirsin.&lt;br /&gt;Sen yeter ki motivasyonunu kaybetme:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEYDA'cım, işte böyle bir büyüsü var bu güzelim şehrin. İnsan İstanbul'u bırakınca, fazla dayanamıyor galiba:)&lt;br /&gt;Bir de sen ne güzel kendi işini yaparken yoruluyorsun. Ya ev işi yapmaktan yorulsaydın:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURUNANE, bayağı bir evhamlanmışsın. Bak ne güzel turp gibi sağlammışsın, geçmiş olsun:) Ama haksız da değilsin. Bu gibi durumlarda insanı en çok endişelendiren çocukları oluyor.&lt;br /&gt;Benim büyük oğlan da kardeşi dünyaya geldiğinde bir korku sendromu geçirdi. Aslında devam da ediyor hala. Akşamları ben olmadan kesinlikle yatmıyor. Sonra dalmamışsa, arada bana dönüp 'iyi, canavara dönüşmemişsin' diyor. Geçer herhalde bu dönemler:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abarttım değil mi burdan comment göndermekle?&lt;br /&gt;Ama ne yapayım. Bende de kafa kalmadı ki sabahtan beri. Adamın biri (ya da kadının) bırakmış arabasını bizim caddeye, çekip gitmiş, nereye gittiyse.&lt;br /&gt;Bütün sokok arabanın alarmından inliyor. Herhalde buralarda yok ki, duymuyor.&lt;br /&gt;Bu alarmlar belli bir süre sonra susmazlarmıydı? Burdaki durmak bilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah büyük çekirdeğim okula giderken, heyecanla dün akşam kesip boyadığı mor kalbi de yanına aldı.&lt;br /&gt;Öğretmenine mi vereceksin diye sordum. Hayır dedi. Söylemiyecekmiş bana.&lt;br /&gt;Ben de başladım sınıfındaki kız arkadaşlarının isimlerini saymaya.&lt;br /&gt;Hani bir isimde kıkırdayıp da kendini ele verir diye.&lt;br /&gt;Ama sonra açıldı kendisi bana. Servisinden birine verecekmiş.&lt;br /&gt;Şimdi bizimkisi servisteki en küçük eleman olduğundan (kendisi henüz anasınıfında), sordum kim diye. Tabii ki söylemedi. Sadece 13 yaşında olduğunu belirtti:)&lt;br /&gt;Bakarmısınız, bizimkisi 5, mor bir kalp vereceği kız da 13 :))&lt;br /&gt;Gündemde var zaten genç delikanlıların kendinden büyük bayanlarla beraber olmaları tartışması. Ama bu delikanlılık sınırının 5'e ineceğini tahmin etmezdim:P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım eve döndüğünde neler anlatacak. Gerçi normalde de birşey anlattığı olmuyor ki, bu ömemli meselesini anlatsın:)&lt;br /&gt;Erkek çocuklarına has bir özellik galiba, olup biteni anlatmamak:))&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-3512667385552044557?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/3512667385552044557/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=3512667385552044557' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3512667385552044557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/3512667385552044557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/12/ben-imdi-blogumu-yeni-atm-ya-kurcalayp.html' title='Kızım bu ne acele:)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6003589553713927487</id><published>2006-11-29T15:26:00.001+02:00</published><updated>2006-11-29T16:52:36.839+02:00</updated><title type='text'>Üşüdüm, üşüdüm...</title><content type='html'>Dün bizde temizlik günüydü.&lt;br /&gt;Çocuk büyütmek için çalışmaya ara verenler grubundan olup, evde olduğum için, temizlik günlerinde mutlaka dışarı çıkarım.&lt;br /&gt;Öyle kadının arkasından dolaşmayı, ya da şunu şöyle yap böyle yap demeyi sevmem ben.&lt;br /&gt;Zaten yıllardır bize gelip, kendi düzenini kurmuştur o.&lt;br /&gt;Ama son zamanlarda bir haller var üzerinde. Menepoz diyeceğim, ama yaşı daha çok genç bunun için. Kadına ateş basıyor resmen. Hangi odaya geçse, cam ardına kadar açılıyor.&lt;br /&gt;O geldiğinde minik çekirdeğim parkında olduğu için, tabii gönül rahatlığıyla açıyor camları.&lt;br /&gt;Dün sabahtan büyük çekirdeğimi okula, eşimi de işine uğurladıktan sonra, başladım A. hanımı beklemeye.&lt;br /&gt;Geldi ve gelir gelmez de beklediğim gibi açtı camları.&lt;br /&gt;Eskiden böyle değildi. Ama nedense yanıyor artık:)&lt;br /&gt;Dün hava bayağı serindi de.&lt;br /&gt;Neyse, biz çıktık evden, anneme gittik. Orada çekirdeğimi bırakıp, biraz alışverişe çıktım.&lt;br /&gt;Benim bir huyum vardır, zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü misali, kar bile yağsa, zibidi gibi çıkarım dışarı.&lt;br /&gt;Eşim de bu konuda her seferinde uyarır beni tam kapıdan çıkarken. Bari bana bak, ben nasıl giyiniyorsam, ona göre giyin der.&lt;br /&gt;Kendisi tam hava durumuna uygun giyinmektedir:) Üstüne yoktur, gerçekten.&lt;br /&gt;Ben ise, bir türlü tutturamam giysilerimi. Ya gittiğim yerde sıcak basar, ya da üşürüm.&lt;br /&gt;Mesela geçen haftalarda bir gün Kanyon'a gitmiştik. Koca bir yaz dururken nedense kış gününü tercih etmiştik:))&lt;br /&gt;İlk defa gittik, fakat açık alan olduğunu da biliyorum. Ama ben yine de Akmerkez'e gider gibi giyindim. Haliyle de dondum tabii.&lt;br /&gt;Dün de, incecik çıktım. Annem beni her gördüğünde bıkıp usanmadan, ince giyinmişsin, yakan çok açık vs. söyler durur.&lt;br /&gt;Akşam üzeri, çekirdeğimle eve dönerken, arabadan evime olan 5-10 adımda bir ürperme geldi.&lt;br /&gt;Canım evim, sıcak evim diye kendimizi içeriye atarken, içersinin de dışarısıyla neredeyse aynı derecede olduğunu fark ettim.&lt;br /&gt;Bizim A. hanım sürgülü dev balkon kapımızı sonuna kadar açmış, ev buz gibiydi.&lt;br /&gt;Anlaşılan kadını pencere açmak filan kesmiyor artık!&lt;br /&gt;Neyse, ben kendisinden kışın evi bu kadar soğutmamasını rica ettim.&lt;br /&gt;Bakalım haftaya evimizin ısısı kaç dereceye düşecek:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6003589553713927487?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6003589553713927487/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6003589553713927487' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6003589553713927487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6003589553713927487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/11/dm-dm.html' title='Üşüdüm, üşüdüm...'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-6484595042641308143</id><published>2006-11-28T08:25:00.000+02:00</published><updated>2006-11-28T09:13:06.345+02:00</updated><title type='text'>Kimim Ben?</title><content type='html'>Sevgili Age, dünkü commentinde 'hadi anlat bakalım kendini' demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hay hay, başlayayım kendimi anlatmaya. Ama ben şöyleyim, böyleyim, bunlar hobilerim, şunu bunu severim gibi klasikleşmiş 'kendinden bahsetmeyi' pek sevmiyorum.&lt;br /&gt;Bence bunlar bir kişiyi tanımaya yeterli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ben nasıl anlatırdım kendimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşündüm düşündüm, aklıma şu geldi.&lt;br /&gt;Aslında bunu buraya çizmek isterdim, ama bilgisayarda henüz o kadar kabiliyetli değilim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden ben anlatmaya çalışayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni, yani Ayçiçeğini çizilmiş bir daire içersinde düşünün.&lt;br /&gt;Bu daireden çizgi şeklinde, ucunda ok olan kollar çıkarıyorum. O kadar çok kol var ki, bakınca, bir çocuğun çizdiği basit bir güneşe benziyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada 'Ayçiçeği' yazan dairenin kollarının ucuna başlıyorum yazmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın, eş, anne, mesleğim, ev kadınlığım, arkadaş, çocuk (e ben de annemin babamın kuzusuyum:)), abla, gelin, komşu ve blogcu:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bir tek bende değil, hepimizde durum böyle değil mi? Hayatımızda bir çok rolleri aynı anda yaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin 'kadın ayçiçeği' seve seve saatlerce mağzaları gezebilir. Ama aynı zamanda 'anne ayçiçeği' olduğu için, yanında taşıdığı minik çekirdeğine kıyamaz:)&lt;br /&gt;Şimdi ben kendim için gezip tozmayı çok seviyorum desem, genelde seviyorum dememle kalırım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da 'mesleği olan ayçiçeği' akşam yastığına başını koyduğunda, yarınki yemeği düşünmek zorunda. Böylece 'ev kadını ayçiçeğine' planlamada yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen 'arkadaş ayçiçeği' dostlarıyla eğlenmek ister. Çünkü ben eğlenmeyi çok severim. Ama aynı zamanda 'eş ayçiçeği' ona hatırlatmalarda bulunuyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben yatarken, yarın ne pişirsem diye düşünürüm ya genelde. Bir de buna yarın ne yazsam eklendi:)&lt;br /&gt;'Blogcu ayçiçeği' boş durmasın diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir tek ben değil, hepimiz böyle değil miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah sabah lafı niye bu kadar uzattım bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca, gezmeyi, eğlenmeyi, kitap okumayı, internette dolaşmayı, film izlemeyi, alışveriş yapmayı, çikolatayı ve birsürü şeyi daha çok severim... :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-6484595042641308143?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/6484595042641308143/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=6484595042641308143' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6484595042641308143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/6484595042641308143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/11/kimim-ben.html' title='Kimim Ben?'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-8735310719769005621</id><published>2006-11-27T11:14:00.000+02:00</published><updated>2006-11-27T11:28:17.366+02:00</updated><title type='text'>Başardım:)</title><content type='html'>Bir iki denemeden sonra başardım:)&lt;br /&gt;Ne mutlu bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben niye bir blog açtım, onu da yazayım.&lt;br /&gt;Uzun uzun zamandır, 'sevdiğim Bloglar' linkinde görülen bloglar arasında gezinip duruyorum. Bazısı çook çook süredir buralarda, kimi de daha yeni sayılır (ama benim gibi bugün doğumlu yoktur herhalde:)).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyup okuyup duruyorum. Ama bir türlü yorum bırakamıyorum.&lt;br /&gt;Sonra (çok çok sonra) öğrendim ki, bir şekilde üye olmak lazımmış.&lt;br /&gt;Olayım dedim.&lt;br /&gt;Ama blog açma konusunda kararsızdım.&lt;br /&gt;Yine sonra (yine çok çok sonra:)), blogsuz da yorum göndermek içime sinmedi.&lt;br /&gt;Yani, yine yorum bırakmadan okudum sevdiğim blogları uzunca bir müddet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken, artık ben de hazırım dedim, kendi kendime.&lt;br /&gt;Açayım blogumu, bakayım neler olacak, kimler okuyacak beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyleee...&lt;br /&gt;Geldim ben de buralara:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-8735310719769005621?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/8735310719769005621/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=8735310719769005621' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8735310719769005621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/8735310719769005621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/11/baardm.html' title='Başardım:)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6941231750527701660.post-901454060893503267</id><published>2006-11-27T10:49:00.000+02:00</published><updated>2006-11-27T10:54:56.246+02:00</updated><title type='text'>Merhaba :)</title><content type='html'>Deneme, deneme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yazdığım post uçtu gitti az önce biryerlere. Resim eklemeye çalışınca oldu.&lt;br /&gt;Acemilik ve de acelecilik işte:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi yine kaptırmadan şunu bir yayınlayayım, bakalım bu sefer olacak mı:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6941231750527701660-901454060893503267?l=aycicektarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/feeds/901454060893503267/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6941231750527701660&amp;postID=901454060893503267' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/901454060893503267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6941231750527701660/posts/default/901454060893503267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://aycicektarlasi.blogspot.com/2006/11/merhaba.html' title='Merhaba :)'/><author><name>Ayçiçeği</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10938511801539219110</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger2/4764/847318328921838/259/767031/gse_multipart46084.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
